4. Hukuk Dairesi 2022/9142 E. , 2024/7739 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/331 E., 2022/210 K. DAVA TARİHİ : 07.03.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikl…
**4. Hukuk Dairesi 2022/9142 E. , 2024/7739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/331 E., 2022/210 K. DAVA TARİHİ : 07.03.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 06.02.2010 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracı ile seyri esnasında yol üzerine akan sudan dolayı buzlanan yaklaşık 150 metrelik bir alana girdiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ ön kısmı ile başka bir araca vurması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin geleceğe yönelik esaslı oranda bedensel zararı olduğunu, müvekkilinin bu nedenle maddi ve manevi büyük kayba uğradığını, belediyenin asli kusurlu olduğunu açıklayarak 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareden tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayla ilgili olarak buzlanma etkin ise de buzlanmanın meydana gelmemesi için idarenin gerekli önlemleri almadığına ilişkin davacı iddialarının ispatlanamadığı, davalı idarenin kusuru ile meydana gelen kazadaki uygun illiyetin mevcut hava koşulları nazara alındığında kurulamaması, davacının tedaviye ilişkin sunduğu evrakların ise üretra darlığına ilişkin olması, davacının kaza öncesine dayalı prostat rahatsızlığı ile ilgili olması ve bu hususun hastane raporları ile doğrulanması, alınan raporlara göre kazadan kaynaklı herhangi bir tedavi uygulanmaması neticesine göre davacının maddi tazminat taleplerinin reddine, davacının uğradığı zararlar ile davalı arasında uygun illiyet bağı kurulamadığından davacının manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar lk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının kusur durumunun değerlendirilmediği ve davacının kusursuz olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1-Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının sevk ve idaresindeki aracı ile seyri esnasında yol üzerine akan sudan dolayı buzlanan yaklaşık 150 metrelik bir alana girdiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek başka bir araca vurması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle belediyenin asli kusurlu olduğunu açıklayarak maddi ve manevi tazminat istemli dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince alınan 11.08.2021 tarihli ilk kusur raporunda; (Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi) davacının % 30 oranında kusurlu olduğu, buzlanmanın ise % 70 oranında etken olduğu tespit edilmiştir. İtiraz üzerine alınan 26.11.2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar tarafından verilen raporda; davacının sevk ve idaresindeki otomobil ile çıkış eğimli yolda seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, mevsim ve mahal şartlarını dikkate alıp, hızını buna göre ayarlayarak seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan seyretmesi neticesi yol üzerine akan sudan dolayı buzlanan alanda aracının hakimiyetini kaybedip, hızının da etkisiyle kazayı önlemeye yönelik etkin tedbir alamadığı olayda tali derecede kusurlu olduğu, yol üzerine akan suyun mahalde 150 metrelik alanda lokal buzlanmaya sebebiyet verdiği, meydana gelen ve araç sürücüleri tarafından öngörülemeyecek bir durum oluşturan bu lokal buzlanmanın kazanın meydana gelmesine asli derecede etken olduğu, davacının % 30 oranında kusurlu, lokal buzlanmanın sonuç üzerine % 70 oranında etken olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, meteoroloji verilerine göre donlu gün olarak değerlendirildiği, davacının hava ve yol durumuna göre dikkatli hareket etmesi, önlem alması ve genel olarak yokuşlu yapıya sahip olan şehir içi yollarda hava koşullarına göre aracı sürmesi gerektiği, kazanın sabahın erken saatlerinde olması ve donlu gün olarak değerlendirilen kaza günü itibariyle idarenin gerekli önlemleri almasının mümkün olmadığı, buzlanmanın meydana gelmemesi için idarenin gerekli önlemleri almadığına ilişkin davacının iddialarını ispatlayamadığı, davalı idarenin kusuru ile meydana gelen kazadaki uygun illiyetin mevcut hava koşulları dikkate alındığında kurulamadığı gibi mahkemece, davacının iddia ettiği maluliyetiyle ilgili maluliyet raporu alınmadığı, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmadığı gerekçesiyle davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir. HMK'nın 266 ncı ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Öncelikle İlk Derece Mahkemesince, davacının maluliyetine yönelik herhangi bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak, kaza ile illiyet bağının kurularak yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 10. maddesinin (b) fıkrasında, belediyelere; yapım ve bakımından sorumlu oldukları yolların trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayolu yapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve denetlemek, karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak, yol yapısı veya işaretleme yetersizliği yüzünden trafik kazalarının meydana geldiği yerlerde, yetkililerce teklif edilen tedbirleri almak şeklinde görev ve sorumluluk yüklenmiştir. Şehir içi yollarda meydana gelen ve sayılan sorumlulukların yerine getirilmemesinden kaynaklanan trafik kazalarında ilgili belediyeye karşı tazminat davası açılabilir. Benzer nedenlerle şehir dışı yollarda meydana gelen kazalarda uğranılan zarardan ise Karayolları Genel Müdürlüğü sorumlu olur. Çünkü belediye sınırları dışındaki yollarda, sayılan görevler Karayolları Genel Müdürlüğü’ne yüklenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1 inci maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenligini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek oldugu, 2 nci maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diger hükümleri kapsadıgı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş olup, 7. maddesinde de, “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenligi yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak" şeklinde düzenleme mevcuttur. Davacının maluliyeti tespit edilmesi halinde kusur raporlarına göre trafik kazasında % 70 oranında buzlanmanın etken olduğu anlaşılmakla, yolun bakım ve gözetiminde hangi kurumun sorumlu olduğu saptandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.