13. Hukuk Dairesi 2015/3276 E. , 2016/6289 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’ün 14.01.2013 tarihinde, davalı kadın doğum uzmanı ...’ın müdahalesiyle, davalı ...’nde sezaryen…
**13. Hukuk Dairesi 2015/3276 E. , 2016/6289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’ün 14.01.2013 tarihinde, davalı kadın doğum uzmanı ...’ın müdahalesiyle, davalı ...’nde sezaryenle doğum yaptığını, davalı doktorun doğumun çok iyi geçtiğini belirtmesine rağmen doğumdan hemen sonra, bebeğin aşırı derecede inlemeye başladığını, bu durumun yedi saat boyunca devam ettiğini, bebeğin yeni dünyaya gelmesi nedeniyle durumun normal olduğunun söylendiğini, hiçbir doktorun ilgilenmediğini, sadece ebe hemşirenin geldiğini, onun da ne yapacağını bilemediğini, akabinde bebeğin hızlı ve inlemeli solunum teşhisiyle ...’ne sevk edildiğini, yapılan kontroller sonucunda bebeğin sağ ayağında kemik kırığı meydana geldiğinin tespit edildiğini, bebeğin 9 gün boyunca yenidoğan ünitesinde yattığını, bu durumun müvekkilleri davacıları çok üzdüğünü, derin bir acı yaşadıklarını, davalıların gerekli özen ve titizliği göstermediklerini ileri sürerek her bir müvekkili için 20.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davalı doktor ve hastanenin özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları neticesinde; davacıların bebeğinin sağ ayağında kemik kırığı meydana gelmesi, bebeğin doğumdan itibaren inlemesine rağmen durumun davalılar tarafından fark edilmemesi, akabinde ...’ne sevk edilen bebeğin kontrollerinin burada yapılarak bebekte kemik kırığının tespit edilmesi iddiası nedeniyle istenilen manevi tazminata ilişkindir. Davalılardan ...; sağlıklı bir doğum gerçekleştirildiğini, doğum esnasında anne ve bebeğin durumunun iyi olduğunu, söz konusu duruma birçok faktörün sebep olabileceğini, kırığın doğum sonrasında taşıma sırasında, çocuk bölümünde, ...’nde ya da herhangi bir aşamada meydana gelmiş olabileceğini; davalı hastane vekili ise anne ve bebeğin kontrollerinin tam ve eksiksiz yapıldığını, yapılan tetkiklerde bebekte doğum nedeniyle oluşan sıvının atılmadığı için akciğere bağlı solunum sıkıntısı yaşandığından bahisle bebeğin ...’ne sevk edildiğini, hata veya kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece; yargılama esnasında İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’ndan alınan 14.05.2014 tarihli rapora göre küçükte sezaryenle doğum esnasında oluşan femur kırığının herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmale izafe edilemeyen “komplikasyon” olarak nitelendirildiği, bu nedenle davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.