11. Hukuk Dairesi 2010/1079 E. , 2011/10529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2006/152-2009/1214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/1079 E. , 2011/10529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2006/152-2009/1214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili tarafından nakliyat rizikolarına karşı sigortalanan emtianın davalıya ait araçla taşınması sırasında 09.12.2005 tarihinde hasarlandığını, sigortalıya (2.182,40) TL hasar bedeli ödediklerini ileri sürerek, (2.182,40) TL tazminatın ödeme tarihi olan 27.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iddia edilenin aksine, emtianın 07.12.2005 tarihinde yüklendiğinin ve 08.12.2005 tarihinde teslim edildiğinin sevk irsaliyesi içeriği ile sabit olduğunu, alıcı şirket tarafından düzenlenen 09.12.2005 tarihli hasar tutanağını kabul etmediklerini, tutanaktaki imzanın müvekkili şirketin şoförüne ait olmadığını, kaldı ki söz konusu tutanakta dahi hasarın yükün boşaltılması sırasında oluştuğunun açıkça belirtildiğini, hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, hasarın yükün boşaltılması sırasında oluştuğunu ispatlayamadığından zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.182,40 TL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faiz başlangıcı yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava taşıma aktinden kaynaklanmakta olup, davalı hasarın taşıma sırasında oluşmadığını, davacı tarafça delil olarak sunulan belgede de yükün boşaltma esnasında hasar gördüğünün yazılı olduğunu savunmuştur. Mahkemece davalı tarafın bu savunması üzerinde durularak, yukarıda da belirtildiği üzere, 09.12.2005 tarihli tutunakta hasarın tahliye sırasında oluştuğu belirtildiğinden, tahliyenin kime ait olduğu belirlenmek, tahliye gönderilene ait ise davalının sorumluluğunun sadece nezaret yükümlülüğü ile sınırlı olduğu nazara alınmak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.