12. Ceza Dairesi 2023/695 E. , 2023/4325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/319 E., 2016/231 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tari
**12. Ceza Dairesi 2023/695 E. , 2023/4325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/319 E., 2016/231 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/319 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.02.2021 tarihli Tebliğname ile hükmün onanması görüşüyle Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Mağdurun Ünye İlçe Emniyet Müdürlüğüne 10/03/2015 tarihli müracaatı ile alınan beyanında, yaklaşık bir ay önce akşam saat 19.00 sıralarında, okuldan evine doğru gittiği sırada, ... Mahallesinde pazar kurulan sokak üzerinde daha önceden hiç görmediği 1.75 boylarınca 20 - 25 yaşlarında arkasından yürüyen bir şahsın olduğunu farkettiğini, bu şahsın kendisini takip edip etmediğini anlamak için durduğunu, arkasından kendisini takip eden şahsın da durduğunu, bu şahsın kendisine doğru yaklaşarak; "sana ailen ile ilgili bir şey söyleyeceğim" dediğini, söylemesini istediğinde, bu defa 'yürüyelim öyle söyleyeyim' dediğini, şahsın kendisinin kolundan tutup yürüyelim demesi üzerine bağırdığını, bağırması üzerine şahsın olay yerinden uzaklaştığını, bu olaydan sonra 08/03/2015 günü saat: 15.00 sıralarında aynı şahsın, ... Mahallesi üzerinde bulunduğu sırada peşinden yine geldiğini gördüğünü ve olay yerinden hızlı bir şekilde ayrıldığını, bu şahsı daha sonra öğrenim gördüğü Ticaret Meslek Lisesi önünde gördüğünü, ancak bu kişinin kendisini görmediğini, 10/03/2015 tarihinde yine bu şahsı okula gittiğinde ara bir sokakta gittiğinde yine gördüğünü, bu şekilde kendisini takip edip kendisini rahatsız eden kişi hakkında şikayetçi olduğunu beyan etmesi ile soruşturma başlatıldığı, kollukça failin yakalanmasına yönelik yapılan kamera kaydı araştırmaları sonucunda herhangi bir kamera kaydının tespit edilemediği, katılanın 26/03/2015 tarihinde Ünye İlçe Emniyet Müdürlüğüne müracaat ederek, şikayetine konu kişiyi Ünye İlçesi ... Mahallesi üzerinde gördüğünü belirtmesi üzerine katılan ile birlikte kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, katılanın sanığı göstermesi ile sanığın yakalandığı, sonrasında yapılan teşhis işleminde de katılanın sanğın teşhis ettiğinden bahisle sanığın cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış, yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamında sanık savunmasında bayanı daha önce gördüğünü ancak tanımadığı, bayana karşı sadece arkadaşlık teklif ettiği ve kolunu tutmadığı, tanışma teklifini reddedince de oradan uzaklaştığı yönünde savunma yapmış, sanığa isnat edilen suçun sadece mağdur beyanlarıyla iddia edildiği başkaca bir delil bulunmadığı sanık ve katılanın beyanları arasında birbirine üstünlük tanınmasına bir sebep olmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince delillerle ispatlanmamış bir eylem nedeniyle sanığa ceza verilemeyeceğinden sanık hakkında CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. 2. Sanık soruşturma aşamasındaki beyanında "... 26.03.2015 günü saat:17.00 sıralarında işyerinden çıkıp șeker almak için markete gittiğim sırada sivil polis memurları gelerek hakkımda bir bayanı rahatsız ettiğim gerekçesi ile suçlama olduğunu ve ifadem için Asayiş Büro Amirliğine gelmem gerektiğini söylemeleri üzerine bende memurlar ile birlikte Asayiș Büro Amirliğine geldiğimde burada beni teşhis odasına yanıma birkaç kişi daha koyarak bir bayana teșhis yaptırdılar, bu bayan kendisini rahatsız eden kişinin benim olduğumu teşhis etmiş. Yine bana bu bayanın ismi ... olarak söylendi. Ben böyle bir isimde bayanı tanımıyorum. Ben kendim uzun zamandır Bonzaî kullanırım, söz konusu Semanur isimli bayanı ise tanımam. Bu nedenle bayanın kendisini rahatsız ettiğim beyan ettiği yaklaşık 3 ay kadar önce ben bonzai almıştım ve bunun etkisi ile yolda yürürken yolda benim gibi yaya olarak yürüyen bir bayanı gördüm ve kendisini karşıma alıp bayana hanfendi tanışabilir miyiz dedim, bayanda yok deyince bende oradan ayrıldım. Kesinlikle bu bayana bonzai yok, tiner yok uyuşturucu yok diyerek bağırmadım. Kolundan tutmadım, Kendisine birlikte yürüyelim demedim. Dediğim gibi sadece kendisi ile arkadaş olmak istedim. Bayanda bunu kabul etmeyince bende oradan ayrıldım. Ben daha sonra bu bayan ile hiç karșılașmadım. Kendisi 09.03.2015 tarihinde beni Ticaret lisesinin öntinde gördüğünü beyan etmiş ancak ben ticaret lisesinin õnünden geçerim . Geçtiğim günde bayanı kendisini kesinlikle hiç görmedim. Ben ilk bayana karşı karşılaştığımız gün arkadaşlık teklif ettikten sonra bir daha bu bayanı kesinlikle görmedim. Benim bayana karşı yaptığım arkadaşlık teklifinin olduğunu bilmiyorum. Bu olay bir ay kadar önce değil 3 ay kadar önce oldu. O günden itibaren de uyuşturucu kullanmıyorum.", mahkeme beyanında "... ben kadını daha önceden tanımıyorum, uzaktan biraz kendisini takip etmiştim, yanına gidip kendisi ile tanışmak istediğimi söyledim, kendisi de bana yok değince oradan ayrıldım, kesinlikle kolunu tutmadım ve hiçbir şekilde bağırmadım, bu olaydan 4-5 ay sonra polis ifade için beni çağırdı, 4-5 ay süresinde aynı bayanla daha sonra tekrar karşılaştım, ancak hiçbir şekilde rahatsız etmedim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, şikayetten vazgeçme olursa vazgeçmeye karşı kabulüm vardır, öncelikle beraatimi mahkeme aksi kanaate ise lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ederim" demiştir. 3. Katılan beyanında "Ben okuldan saat:19:00 sıralarında çıktığımda eve doğru giderken 20-25 yaşlarında bir şahsın beni takip ettiğinden şüphelendim, karşı şeride geçtim, beni takip edip etmediğinden emin olmak için durdum, şahısta durdu, daha sonra şahıs yanıma yaklaşarak sana ailenle ilgili birşey söyleyeceğim dedi ben de söyle dedim bunun üzerine beraber yürüyelim dedi ve beni kolumdan tuttu, ben kolumdan tutması üzerine bağırdım daha sonra şahıs "bonzai yok, tiner yok" diye bağırarak uzaklaştı, daha sonra bir gün ipekyolu sokakta bu şahıs tekrar peşimden geldi, ben hızla uzaklaştım eve gittim, ertesi gün şahsı okulun önünde gördüm, beni beklediğini düşünerek hocalarıma söyledim, onlarda babamı aramışlar, babam geldi ve emniyete gittik, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır" demiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde, sanığın katılanı birkaç kez takip ettiğine dair iddiasına dair katılanın beyanı dışında herhangi bir delil bulunamadığı ve sanığın da yalnızca bir kez katılanla konuştuğunu savunduğu anlaşılmakla, mahkemece sanık ve katılanın beyanları arasında birbirine üstünlük tanınmasına bir sebep olmadığından ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince delillerle ispatlanmamış bir eylem nedeniyle sanığa ceza verilemeyeceğinden bahisle sanığın beraatine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/319 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.