DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3469 E. , 2024/1116 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3469 Karar No : 2024/1116 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ürn.İth.Tic.Ldt.Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/371, K:2022/2545 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümrük ve Ticaret B
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3469 E. , 2024/1116 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3469 Karar No : 2024/1116 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ürn.İth.Tic.Ldt.Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/371, K:2022/2545 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 07/02/2012 tarih ve 2012/3 sayılı Genelgesinin 3. maddesinde değişiklik öngören "Kıymet Kriterli Gözetim Uygulaması" konulu, 29/11/2016 tarih ve 2016/18 sayılı Genelgenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/371, K:2022/2545 sayılı kararıyla; 20/12/1995 tarih ve 95/7606 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararının, 10/05/2004 tarih ve 2004/7304 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulaması Hakkındaki Kararın, 08/06/2004 tarih ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Gözetim Uygulanması Yönetmeliğinin, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 07/02/2012 tarih ve 2012/3 sayılı Genelgesinin ve dava konusu "Kıymet Kriterli Gözetim Uygulaması" konulu, 29/11/2016 tarih ve 2016/18 sayılı Genelgenin muhtelif maddelerine yer verilerek, Dosya kapsamında davalı idarece, söz konusu Genelge'nin yürürlükte olduğu süreçte, ithalatçıların eşyanın satış bedelinde artırım yoluna gittikleri, beyannamelerine ihtirazı kayıt koymadan ve gözetim belgesi alma yükümlülükleri olmadan eşyaları ithal ettikleri, ancak kimi ithalatçıların, eşyanın teslimi akabinde kıymet artırımı nedeniyle fazla ödedikleri vergilerin iadesi istemiyle başvuru yaptıkları, başvuruların reddi üzerine vergi mahkemelerinde açılan davalarda, Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de belirtilen kıymetin, eşyanın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre saptanan gerçek satış bedeli olmadığı, dolayısıyla, eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiği yolunda somut tespit yapılmaksızın gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle tahakkuk ettirilen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptali yolunda karar verildiği, böylece kıymet artırımında bulunarak taahhütname veren yükümlülerin açtıkları dava ile hem vergileri geri aldıkları hem de gözetim uygulamasından kaçınmış oldukları; bu nedenle söz konusu davranışların önüne geçilmesi, böylelikle gözetim uygulamasından beklenen faydanın tam anlamıyla sağlanabilmesi amacıyla Genelge'de değişikliğe gidildiğinin belirtildiği, Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu; 36. maddesinde ise, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu kuralının yer aldığı; yine Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğunun hükme bağlandığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinde, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğunun belirtildiği, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından birinin mahkemeye erişim hakkı olduğu, kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi ve zararını giderebilmesinin en etkili yolunun, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesi olduğu; mahkemeye erişim hakkının, bireylerin iddia ve savunmalarını bir yargı mercii önünde ileri sürebilmelerine imkân sağlayan ve adil yargılanma hakkının unsuru olarak kabul edilen bir hak olduğu, Davalı idarenin, ithalatın ülke ekonomisi yararına ve uluslararası ticaretin gereklerine uygun olarak düzenlenmesini sağlamak amacıyla, ticaret politikası önlemlerinden biri olarak öngörülen gözetim uygulaması kapsamında, gözetim uygulamasına tabi tutulan bir malın ithalatında yükümlülerden gözetim belgesini isteyebileceği, belgenin ibraz edilmemesi halinde de malın serbest dolaşıma girmesine izin verilmemesine yönelik düzenleme yapabileceği hususunda tereddüt bulunmadığı, Bununla birlikte, anayasal haklarını kullanarak kıymet artırımına karşı dava açtığı tespit edilen yükümlülerin, Genelgedeki ek beyan suretiyle gözetim belgesi aranmaksızın eşyanın serbest dolaşıma sokulması uygulamasından bir daha faydalanamayacakları yolundaki uyuşmazlık konusu düzenleme ile hak arama özgürlüğünün kısıtlandığının anlaşıldığı, Bu nedenle, dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu "Kıymet Kriterli Gözetim Uygulaması" konulu, 29/11/2016 tarih ve 2016/18 sayılı Genelgenin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, gözetim uygulamalarında yükümlülere kıymet artırımı yoluyla ithalat yapabilmelerine izin verilmişken ve yükümlüler bu yönde haklarını kullanmışken daha sonrasında geri verilmesi yönünde talepte bulunmalarının açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğu, kişilerin eşyanın ithali sırasındaki tercihine rağmen daha sonrasında vergilerin iadesini istemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, Genelgenin birinci paragrafında yükümlülerin kıymet artırımı yapabileceğine, aksi halde gözetim belgesi ibrazının gerektiğine dair kurallara yer verildiği, dava dilekçesinde davacı tarafından buna dair bir iptal sebebinin gösterilmediği, Daire kararında da bu kuralların iptali gerektiğine dair bir açıklama bulunmadığı, ancak Daire kararında Genelgenin tümünün iptal edildiği, davacının iptal talebi dikkate alındığında, Genelgenin tümünün iptal edilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davalı idare tarafından Daire tarafından sadece Genelgenin ikinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan "... Dava açtığı tespit edilen yükümlüler, tekrar yukarıda izah edilen uygulamadan faydalanamayacaktır." ifadesinin iptal edilmesi gerekirken Genelgenin tamamının iptal edilmesi sebebiyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de; Daire tarafından davacının iddiaları doğrultusunda hukuki değerlendirme yapılarak kıymet artırımına karşı dava açtığı tespit edilen yükümlülerin, Genelgedeki ek beyan suretiyle gözetim belgesi aranmaksızın eşyanın serbest dolaşıma sokulması uygulamasından bir daha faydalanamayacakları yolundaki düzenlemenin iptal edildiği; temyize konu kararın gerekçesiyle hüküm fıkrasının bir bütün olarak uygulanacağından dolayı Genelgenin sadece 3.maddesinin 2.fıkrasının ilgili kısmının iptal edildiğinin kabulü gerekeceğinden, davalı idarenin aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/371, K:2022/2545 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 20/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.