Başvuru, hâkimlik mülakatı esnasında Cumhurbaşkanı na ve mülakatı yapan kamu görevlilerine yönelik ifadelerden dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hâkimlik mülakatı esnasında Cumhurbaşkanı'na ve mülakatı yapan kamu görevlilerine yönelik ifadelerden dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/10/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1991 doğumlu olan başvurucu 21/4/2015 tarihinde adli yargı hâkim adaylığı mülakatına girmiştir. Adli Yargı Hâkim Adaylığı Mülakatı Kurulu (Kurul) tarafından düzenlenen 21/4/2015 tarihli tutanakta başvurucu ile ilgili şu tespitlere yer verilmiştir:"21/04/2015 tarihide Adli Yargı Hakim adaylığı mülakatı devam ederken ... Umut Kılıç mülakatı yapılmak üzere salona alındığında; ayrılan yere oturabileceği ifade edildiğinde kendisine gösterilen yere oturup, kimliği hakkında bilgi vermeyeceğini zaten bilgilerinin komisyonun elinde olduğunu söyleyerek komisyon ve mesleki soru yöneltileceği kendisini tanıtmasını tekrar söylenmesine rağmen kendisinin mağdur olduğu daha önce yüksek puanla yazılı yarışma sınavını kazanmasına rağmen elendiğini belirterek, mülakat komisyonu olarak bizlere mevcut sistemin iş birlikçisi olduğumuz faşist Ak Parti iktidarının uşakları olduğumuz yönünde hakaretlerde bulunması üzerine mülakat salonundan çıkması aksi halde böyle konuşmaya devam etmesi halinde polis çağrılacağı ifade edilmesine rağmen aynı şekilde konuşmaya devam ederek, 'sizler busunuz polislerle susturursunuz susmayacağım, sizler iktidarın iş birlikçisiniz, emek hırsızısınız' şeklinde hakaretlere devam ettiği salona polis çağırılıp şahıs dışarı çıkarılırken 'hırsız, katil Recep Tayyip Erdoğan' şeklinde slogan attığı duyulmuş olup, şahıs hakkında Sayın Cumhurbaşkanına ve mülakat görevini yapan komisyona hakaret eylemlerinden dolayı iş bu tutanak tanzim edilmek suretiyle görevli polis memurlarına intikal ettirilmiştir." Kurulun yukarıda belirtilen tutanağa dayanarak yaptığı şikâyet üzerine yapılan soruşturma neticesinde başvurucunun cumhurbaşkanına hakaret vekamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenmiştir. Ankara Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda aşağıdaki gerekçelerle, başvurucunun cumhurbaşkanına hakaret vekamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarından ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiştir:"... sanığın ... mülakat komisyon üyelerine yönelik eleştiri sınırlarının ötesinde katılanların onur ve haysiyetini inciltici, küçük düşürücü nitelikte sözler sarfettiği, devamında ... mülakat salonundan, emniyet görevlileri tarafından çıkartılmak istenildiği esnada ... Cumhurbaşkanı'na yönelik, eleştiri sınırlarının ötesinde onur ve haysiyeti inciltici, küçük düşürücü nitelikte sözler sarfettiği, ... Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu ile ilgili olarak atılı sözleri sarfettiğini kabul ettiği, TCK nun 125/3-a maddesi kapsamında hakaret suçu ile ilgili olarak olay tutanağında belirtilen sözleri sarfetmediğini belirttiği, sanığın hazırlık soruşturması sırasında Savcılığında ve sorgu esnasında tesbit olunan ifadeleri, resmi belge niteliğini haiz 21/04/2015 tarihli "tutanaktır" başlıklı bir sayfadan ibaret kamu görevlisi katılanların isim ve imzalarının bulunduğu belge ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde CMK nun 235/4 maddesi de gözetilerek, olay tutanağında isim ve imzaları bulunan suçtan zarar görenlerin dinlenilmeleri yoluna gidilmediği, açıklanan şekilde olay tutanağında belirtilen sözlerin sanık tarafından olay ortamında sarfedildiği, bu sözler ile ilgili olarak hakaret kastının bulunmadığına dair vaki savunmanın da atılı suç yaptırımından kurtulmaya yönelik olduğu, açıklanan nedenlerle hükümde belirtilen suçların yasal unsurları itibari ile ayrı ayrı oluştuğu..." Başvurucunun bu karara itirazı 9/9/2015 tarihinde reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 28/9/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/10/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkralarışöyledir:"(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir....(3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,...İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." 5237 sayılı Kanun'un "Cumhurbaşkanına hakaret" kenar başlıklı maddesinin(1) numaralı fıkrası şöyledir: "(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk kaynaklarının derli toplu verildiği bir karar için Kemal Kılıçdaroğlu (B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-35) kararına bakılabilir.