T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1363 - 2026/365 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1363 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/271 E - 2023/255 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1363 - 2026/365 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1363 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/271 E - 2023/255 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Termik Santrali'nin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 14/03/2016 tarihli kararına istinaden 15/04/2016 tarihli satış sözleşmesiyle davalı ... A.Ş.'ye devredildiğini, ancak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 12/05/2017 tarihli yazısı ile özelleştirme işleminin iptali talepli davada Danıştay 13. Dairesi'nin 2015/6344 Esas sayılı dosyasında 02/03/2017 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verildiği belirtilerek ÖYK kararında yer alan ... Termik Santrali'nin bulunduğu taşınmazlar ve üzerindeki varlıkların müvekkilleri tarafından geri alınmasının istendiğini, bunun üzerine özelleştirme konusu taşınmazların geri alınması işlemlerinin 06/07/2017 tarihinde tamamlandığını, ... Termik Santraline ait taşınmazlara ... Belediyesi tarafından 2016/2, 2017/1 ve 2017/2 dönemlerine ait emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirildiğini, bu vergilerin müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, ancak davalının taraf olduğu satış sözleşmesinin 3. ve 4/c maddelerine göre vergileri ödeme yükümlülüğünün davalı ... A.Ş. ait olduğunu belirterek müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 116.991,25 TL ana para ve 4.882,62 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 121.873,87 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 14/03/2016 tarihli kararı ile davacıya ait ... Termik Santrali taşınmazları, İnebolu Liman İşletmesi ve bir kısım diğer taşınmazların müvekkiline devrine karar verildiğini, bu kapsamda 15/04/2016 tarihinde Mardin ve ... taşınmazlarını içeren Taşınmaz Satış Sözleşmesi imzalandığını, 17/05/2016 tarihinde de bir kısım taşınmazların müvekkiline devredildiğini, süreç devam ederken özelleştirme işleminin iptali için açılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararı dolayısıyla müvekkiline devredilen taşınmazların geri alınması sürecine girildiğini, bu sürecin de 07/06/2017 tarihinde tamamlandığını, sonuç olarak davacıdan müvekkiline devredilen taşınmazların tamamının yürütmenin durdurulması kararına istinaden iade edildiğini, Danıştay'da görülen davada davanın ehliyet yönünden reddine kesin olarak karar verilmiş ise de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın oluru ile ek protokol imzalanarak müvekkili tarafından iade edilen taşınmazların yeniden devralınmadığını ve taraflar arasında anlaşma ile mahsup yoluna gidildiğini, ek protokol ile müvekkilinin sorululuğunun sınırlarının çizildiğini, taraflarca bir nevi ibralaşıldığını, müvekkilinin devir sözleşmesini ... ve Tic. A.Ş. ile imzaladığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı yanca kendisine devredilen tüm taşınmazlara ait vergileri ödediğini ve her türlü borçtan ari olarak taşınmazları iade ettiğini, davacının ise hiçbir zaman müvekkiline tapuda devredilmeyen, en baştan beri davacı adına kayıtlı olan taşınmazların vergilerini talep etmekte olduğunu, ilgili taşınmazların mülkiyetini devretmenin davacının ve idarenin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin maliki olmadığı taşınmazların vergilerinden sorumlu tutulamayacağını, iddia edilenin aksine sözleşmenin 3. ve 4/c maddelerinden müvekkilinin kendisine devredilmeyen taşınmazların vergilerinden de sorumlu olduğa dair hüküm bulunmadığını, kaldı ki davacının tarafı olmadığı bir sözleşmeye dayanmasının da olanaklı olmadığını, müvekkilinin vergilerden sorumlu olduğu kabul edilse dahi gecikme cezasından sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 14/03/2016 tarihli ... Termik Santrali taşınmazlarının satışına dair kararına istinaden ihbar olunan ... ve Ticaret A.Ş. ile 15/04/2016 tarihli Taşınmaz Satış Sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede belirtilen ve davacının maliki olduğu bir kısım taşınmazların davalıya devredildiği, bir kısım taşınmazların devrinin ise henüz yapılmadığı dönemde Danıştay'da açılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararı nedeniyle henüz devir işlemi gerçekleşmeyen taşınmazların devredilmeyip davalıya devredilen taşınmazların da geri alınması konusunda varılan mutabakat nedeniyle davalının sözleşmeye konu olup kendisine devredilmeyen taşınmazları devralmayıp daha önce devraldığı taşınmazları da 07/06/2017 tarihine kadar iade ettiği, uyuşmazlığın davalıya tapuda devredilmeyen ancak 15/04/2016 sözleşmenin konusunu oluşturan davacıya ait taşınmazlar nedeniyle bu taşınmazların tapuda kayden maliki olan davacı tarafından ödenen emlak ve çevre temizlik vergilerinin davalıdan tahsilini talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı, kanunen vergi sorumlusunun kim olduğuna bakılmaksızın taraflar arasında vergi idaresine karşı hüküm ifade etmemek üzere vergi sorumluluğunun devrine ilişkin iç ilişkide hüküm ifade edecek mahiyette sair sözleşme hükümlerinin kararlaştırılmasının mümkün olduğu, ancak davacı tarafından dayanılan 15/04/2016 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde teslimin tapudan devir koşuluna bağlanmış olduğu nazara alınarak vergisel sorumluluğa dair ilgili sözleşmenin 4. madde hükümlerinin tapudan devri gerçekleşmeyen yani davalıya karşı akdi edimin ifa edilmediği taşınmazlar bakımından uygulanmasına olanak bulunmadığı gibi her durumda sözleşmenin taraflarının Danıştay tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararı nedeniyle karşılıklı olarak sözleşmeden döndükleri, bu nedenle de ilgili taşınmazlara dair vergisel sorumluluğun davacı tarafından dayanılan ve ayakta olmayan sözleşme hükümlerine göre belirlenmesine de olanak bulunmadığı, davaya konu edilen emlak ve çevre temizlik vergisi ödemelerinden sorumluluğun Belediye Gelirleri Kanunu ile Emlak Vergisi Kanunu hükümleri kapsamında taşınmaz maliki olan davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, taşınmaz satış sözleşmesinin 3. maddesi gereğince taşınmazların üzerine konulmuş/konulacak takyidatlarla birlikte alıcıya devredildiğini, sözleşmenin 4/c maddesi kapsamında imza tarihinden önce tahakkuk edip ödemesi imza tarihinden sonraya gelen ve imza tarihinden sonra tahakkuk edecek emlak vergilerinden davalının sorumlu olduğunu, bir kısım taşınmazların Kadastro mahkemesinde davalık olmasından kaynaklı tapudaki şerhler nedeniyle tapu devrinin gerçekleştirilemediğini, davalı tarafından tüm taşınmazlar için emlak beyanı verilmesi gerekirken yalnızca kendilerine tapuda devrolunan taşınmazlar için emlak beyanının verildiğini, sorunlu ve mahkemelik olanların emlak vergisi bildirimlerinin verilmediğini, sözleşme imza tarihinden itibaren termik santrale ait taşınmazlar üzerindeki tasarrufunun davalı şirkete geçtiğini, emlak vergisi sorumluluğunun da imza tarihinde başlayıp sözleşmede taşınmazların tapuda devrinin yapılması koşulunun bulunmadığını, sözleşmenin 4/a maddesindeki hüküm gereğince davalının taşınmazların Kadastro Mahkemesi şerhinin bulunduğunu ve dava süreci tamamlana kadar devrinin gerçekleştirilemeyeceğini kabul ettiğini, tapu devrinin gerçekleşmemesinin müvekkilinden kaynaklı olmayıp tapudaki şerhten kaynaklı olduğunu, sözleşme imza tarihinden yürütmenin durdurulması tarihine kadar geçen sürede taşınmazların davalı tarafından fiilen kullanıldığını, taşınmazların tasarruf hakkı davalı şirkete geçtiğinden davalı tarafından taşınmazların müvekkiline kiralandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, özelleştirme kapsamında kalan bir kısım taşınmazlar için davacı tarafından ödenen vergilerden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ödenen vergilerin iadesine ilişkin alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya dayanak 14/05/2016 tarihli Taşınmaz Satış Sözleşmesinin devir ve teslim başlıklı 3.maddesinde; "... Taşınmazları ve Taşınmaz, tapudan devir işleminin yapılması ile Alıcı'ya "Olduğu şekli ile bulunduğu yerde" prensibi çerçevesinde mevcut durumuyla devir ve teslim edilmiş olmaktadır. ... Taşınmazları ve Taşınmaz, üzerlerine konulmuş/konulacak takyidatlar ile birlikte Alıcıya devredilmiştir. ... Taşınmazları ve Taşınmazın Alıcıya devrinin gecikmesi veya yapılamaması sebebiyle Alıcı, İdare ve/veya Şirket ve/veya EÜAŞ ve/veya Kurum'dan zarar, ziyan, faiz, mahrum kalınan kar ve benzeri taleplerde bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. ... Taşınmazları ve Taşınmazın, Alıcıya tapudan devrinin Şirket'in ve/veya Eüaş'ın ve/veya Kurum'un yazılı davetine karşın Alıcıdan kaynaklanan sebeplerle gecikmesi veya gerçekleştirilememesi halinde verilen süreden sonra oluşabilecek her türlü zarar, ziyan, ödeme, faiz ve benzerinden Alıcı sorumlu olacak ve Alıcı bedel iadesi, indirim vb. taleplerde bulunmayacaktır." hükmünün, Sözleşmenin alıcının yükümlülükleri başlıklı 4/c maddesinde; "Alıcı, ... Taşınmazları ve Taşınmaz ile ilgili olarak Sözleşme imza tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak yapılacak olan her türlü işlemden ve vergi dairesi, belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili her türlü fon, harç, prim, vergi, elektrik, su, vb. borçlar ve ödemeleri, bunlara ilişkin ceza ve gecikme faizlerinin ödenmesinden sorumlu olacağını, bu ödemelere ilişkin olarak Sözleşme imza tarihinden sonra tahakkuk edecekler ile sözleşme imza tarihinden önce tahakkuk etmiş ancak Sözleşme imza tarihinden sonra vadesi gelenlerden de sorumlu olacağını, kabul beyan ve taahhüt eder." hükmünün bulunduğu görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sözleşmenin 3.maddesi gereğince tapu devri ile devir ve teslim yapılmış olacağının kararlaştırılmasına, tapu devri yapılmayan taşınmazların vergilerinden davalının sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."