8. Ceza Dairesi 2023/1831 E. , 2024/913 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/274 E., 2015/673 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... T.A.Ş. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Temyiz süresinin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hale getirme talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı
**8. Ceza Dairesi 2023/1831 E. , 2024/913 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/274 E., 2015/673 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... T.A.Ş. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Temyiz süresinin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hale getirme talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu anlaşıldığından, sanık ...'ın eski hale getirme istemli dilekçesinin reddine dair İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. Dava dosyası içerisindeki tebligat parçası kontrol edildiğinde, tebligatın neden sanığa yapılamadığına ilişkin açık bir tespitin bulunmadığı gibi keyfiyetin sanığın en yakın komşularından birine, yöneticiye veya kapıcıya bildirildiğine dair de herhangi bir bilgi veya imzanın bulunmadığı anlaşılmakla, sanığa yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, sanık ve müdafinin öğrenme üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan (2 kez) cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan (2 kez) mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği 1. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, 2. Sanık savunmalarına itibar edilmeksizin, soyut iddia ile karar verildiğine, 3. Sanığın atılı suçu işlemediğine, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği 1. Savunma hakkının kısıtlandığına, 2. Yapılan işlemlerin sanık ...'nin talimatı ile yerine getirildiğine, 3. Suç işleme kastı bulunmadığına, 4. Sanığın kendisine menfaat temin etmediğine, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; katılan ... ve sanık ...'in, sanık ...'ye ait turizm firmasında çalıştıkları, söz konusu iş yerinde çalıştığı süreçte katılanın başvurusu üzerine düzenlenen iki adet kredi kartını teslim alan sanıklar Cemal ve Ali'nin bu kartları katılanın bilgisi dışında kullanarak, nakit avans çekmek ve harcama yapmak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden 1. Sanık ...'nin sahibi olduğu turizm firmasında bilet kesim işi yapan sanık ...'in, diğer sanık ... ile birlikte iştirak iradesi içerisinde hareket ederek atılı suçu işlediğine dair, soyut iddia dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun mağduru kart sahibi olup, banka tarafından üretilmiş banka veya kredi kartının henüz sahibine teslim edilmeden kullanılması halinde suçun mağdurunun banka olacağı cihetle; sanığın aynı bankaya ait iki ayrı kart ile nakit avans çekimi ve harcama işlemleri gerçekleştirdiği, bu nedenle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerekirken her bir kredi kartı yönünden ayrı ayrı cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin sübuta yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun mağduru kart sahibi olup, banka tarafından üretilmiş banka veya kredi kartının henüz sahibine teslim edilmeden kullanılması halinde suçun mağdurunun banka olacağı cihetle; sanığın aynı bankaya ait iki ayrı kart ile nakit avans çekimi ve harcama işlemleri gerçekleştirdiği, bu nedenle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerekirken her bir kredi kartı yönünden ayrı ayrı cezalandırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli, 2013/274 Esas sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.