10. Hukuk Dairesi 2020/7161 E. , 2021/3389 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi ... İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin ilâmda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edildiği, davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi…
**10. Hukuk Dairesi 2020/7161 E. , 2021/3389 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi ... İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin ilâmda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edildiği, davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16/03/2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Taraflar arasında hesaba esas ücretin miktarı noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Öte yandan taraflar arasında işçi alacağına ilişkin görülen davada tespit edilen ücretin tazminat davasında hesaba esas alınacak ücret açısından kuvvetli delil olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Eldeki davada hesap, sigortalının olay tarihinde yaptığı kepçe operatörlüğü işine göre Çevre ve Şehircilik rayiç ücreti dikkate alınmak suretiyle asgari ücretin 1,59 katı dikkate alınarak yapılmış ise de davalı taraf itirazlarına göre taraflar arasında daha önce karara bağlanmış olan (Kapatılan ve İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesine devredilen) Üsküdar 1. İş Mahkemesi’nin 2011/27 E - 2012/1170 K sayılı dosyada da sigortalının ücretin belirlenmiş olduğu iddia edilmiştir.