11. Hukuk Dairesi 2009/7997 E. , 2011/7387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2006/359 - 2009/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları
**11. Hukuk Dairesi 2009/7997 E. , 2011/7387 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2006/359 - 2009/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile davalı ... arasında 01.10.2004 tarih 437057 nolu 91 günlük Enflasyona Endeksli Konutlar İçin Çağdaş Güvence Sigorta Poliçesinin düzenlendiğini, bu poliçenin süresi biter bitmez zaman boşluğuna yer bırakmadan aynı taşınmazla ilgili olarak davacının 01.01.2005 tanzim tarihli 44728 nolu mutabakatlı olarak 31.12.2004 tarihinden geçerli olmak üzere 365 günlük Enflasyona Endeksli Konutlar İçin Çağdaş Güvence Sigorta Poliçesinin düzenlendiğini, poliçe düzenlendikten bir süre sonra sigortaya konu taşınmazın ana su borusunun patlaması ile bulunduğu bölgede meydana gelen bir takım yer hareketlenmeleri sonucu, davacıya ait taşınmazda hasar meydana geldiğini, taşınmazın oturulamaz bir hal aldığını, rizikonun 21.04.2005 tarihinde davalı ... şirketine ihbar edildiğini, can ve mal güvenliği açısından binanın tahliye edilmesi ve yıkım işlemlerinin yapılması sonucuna varıldığını, Silivri Sulh hukuk Mahkemesinin 2005/101 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte yaklaşık 448.950.-TL zarar meydana geldiğinin belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 420.000 TL’nın 21.04.2005 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İşbu dosya ile birleşen Beyoğlu 2. Asliye Ticaret mahkemesinin 2007/ 117-148 sayılı dosyasında davacı vekili, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, davacıya ait taşınmazda, meydana gelen zararın 20.000 TL’lik kısmının, 21.04.2005 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu gayrimenkulün ... tarafından 03.04.2004 tarihinde ...' ndan satın alındığını, adı geçen kişinin davacının bacanağı olan ...' nın oğlu olduğu, gayrimenkulün tarla vasfında iken 30.04.2002 tarihinde cins tashihi ile arsa vasfına dönüştürülerek çiftlik evinin inşa edildiği ve Kavaklı Beldesinden 25.03.2004 tarihli Yapı Ruhsatı alındığını, ... tarafından çiftlik evi ve eklentilerinin 23.05.2003 başlangıç tarihli Evim Sigorta Poliçesi ile Axa Oyak Sigorta A.Ş'ne sigorta ettirildiğini, anılan sigortalının meydana gelen hasar nedeniyle sigorta şirketine başvurarak hasarın tazminini talep ettiğini, ancak yapılan inceleme sonucunda, tarım toprağının yaklaşık 80-90 cm alınarak dökülen yaklaşık 20 cm’lik grobeton üzerine yapıldığı anlaşılmış olup meydana gelen hasarların yapı temelinin zemine oturması (batması) sebebiyle meydana geldiği belirlendiğinden talebin reddedildiğini, talebin reddedilmesine rağmen hiçbir yasal yola başvurulmadığı ve taşınmazın davacıya satıldığı, Axa Oyak Sigorta A.Ş’den olan taleplerin bu kez davacı tarafından bacanağı ... vasıtası ile Türkiye Genel Sigorta A.Ş’ne yöneltildiğini, bunun üzerine yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda hasarın poliçe başlangıç tarihinden çok önce olduğu kanaati ile davacının talebinin reddedildiğini savunarak davanın reddine talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşınmazın önceki malik ... adına kayıtlı iken hasarlandığı, o tarihteki sigorta şirketi tarafından, hasarın karşılanmadığı ve davacının, adı geçen kişinin babasının bacanağı olduğu, sigortalı taşınmazı önceki malik adına kayıtlı ve Axa Oyak A.Ş nezdinde sigortalı iken, 25.09.2003 tarihinde, binanın duvarında çatlaklar meydana geldiği bildirilerek hasar ihbarında bulunulması üzerine ayni tarihte ekspertiz talep edilerek yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda, olayın binanın temelinin oturması nedeniyle meydana geldiği, sigorta genel şartları teminat maddelerinden herhangi biri ile doğrudan ilişkisi bulunmadığının bildirildiği, bunun üzerine sigorta şirketince 22.12.2003 tarihli yazı ile sigortalıya hasarın teminat dışında kaldığının bildirildiği, davacı tarafından 22.04.2005. tarihli dilekçe ile sigortalı çiftlikte kış aylarında doğal kaynaklardan veya çiftlik ana su borusu kaçağından dolayı yer boşalması ve toprak kaymasından dolayı binalarda çatlaklar, hasarlar meydana geldiğinin bildirilmesi üzerine açılan hasar dosyasında sigortalı akrabası “Yılmaz Bey” olarak gösterilen kişinin taşınmazın önceki malikinin babası olduğu, davacı adına taşınmazda meydana gelen hasar için başvuruda bulunduğu, bu durumda davacı daha önceki sigorta şirketine bildirilen hasarı, hasar sonrası yapılan incelemeleri ,düzenlenen raporları bilmediğini ileri süremeyeceği, mevcut deliller itibariyle davacının para ile ölçülebilir bir menfaatinin varlığının şüpheli olduğu, öte yandan hasarların tipik yer hareketinin zamanla üst yapılar üzerindeki etkisi sonucunda oluştuğu, taraflar arasında düzenlenen poliçe ,emredici hüküm olan TTK’nun 1269 ve 1279. maddeleri uyarınca, geçerli olmayıp, TTK’nun 1264 maddesi gereğince batıl olduğundan, poliçenin mutabakatlı olduğunun ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.