15. Ceza Dairesi 2013/26735 E. , 2016/3015 K. "" MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın,......com internet sitesinden ilana verdiği araç alımı konusunda anlaştığı katılandan 100 TL kaparo alıp araç satmadığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir…
**15. Ceza Dairesi 2013/26735 E. , 2016/3015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın,......com internet sitesinden ilana verdiği araç alımı konusunda anlaştığı katılandan 100 TL kaparo alıp araç satmadığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05/04/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık sanığın eyleminin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu mu, yoksa basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu mu oluşturduğu noktasında toplanmaktadır. Sanığın “sahibinden.com” isimli internet sitesinden ...... marka aracın satış ilanını verdiği, bu ilanı gören katılanın ilanda belirtilen telefonu arayarak sanıkla irtibata geçtiği ve aracın satış fiyatı üzerinde anlaştıkları, sanığın kapora istemesi üzerine katılanın sanığın bildirdiği posta çeki hesabına 100 TL. havale gönderdiği, daha sonra irtibat numarasını aradığında telefon hattının kapatılması nedeniyle sanığa ulaşamadığı, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle kendisine haksız menfaat sağladığı sabittir. TCK'nun 6/1-g madde ve fıkrasında basın ve yayın yolu deyiminden her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçlarıyla yapılan yayınların anlaşılacağı belirtilmektedir. Doktrinde TCK'nun 6. maddesinde tanımı yapılan basın ve yayının kapsam itibariyle 5187 Sayılı Basın Kanununun uygulama alanını da aşar şekilde geniş olduğu ve bu tanımın içine kitle iletişim aracı olarak internetin de girdiği belirtilmiştir. (........., 2010, Cilt 1., s. 116. ) Yargıtay uygulamalarında da internetten gönderilen ileti veya bilgilerin çoğul kişilerin öğrenmesine, yani kitlelerin ulaşımına imkan sağlanması halinde eylemin basın ve yayın yoluyla işlendiği kabul edilmiştir. (Yargıtay ........... K. sayılı ilamları) Gerek doktrin, gerekse Yargıtay uygulamalarında çoğul kişilere ulaşımda kullanılan internetin basın ve yayın aracı olduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bilişim sisteminden ne anlaşılması gerektiğine dair TCK'nun 6. maddesinde bir açıklama bulunmamakla birlikte, TCK'nun 243. madde gerekçesinde bilişim sistemi; “verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistem” olarak tanımlanmıştır.