Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3039 E. , 2024/4394 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3039 Karar No : 2024/4394 DAVACILAR : 1- ... Derneği 2- ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. 3- ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. 4- ... Hayvan Petrol Maden San. Tic. Ltd. Şti. 5- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 6- ... 7- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 8-... Petrol Peyzaj Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 9- ... Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLLERİ : Av. ... DAV…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3039 E. , 2024/4394 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3039 Karar No : 2024/4394 DAVACILAR : 1- ... Derneği 2- ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. 3- ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. 4- ... Hayvan Petrol Maden San. Tic. Ltd. Şti. 5- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 6- ... 7- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 8-... Petrol Peyzaj Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 9- ... Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … DAVANIN KONUSU : Peynir üretimi işiyle iştigal eden davacılar tarafından; 1- Bitkisel yağ ilaveli peynir üretimini engelleyen Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin değiştirilerek bitkisel yağ ilaveli peynir üretimine izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminin, 2- Bu işlemin dayanağı olan 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/6 numaralı Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "...bitkisel yağlar...kullanılamaz." ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Davacılar tarafından, davalı idareye başvurulması üzerine dava konusu Yönetmeliğin yeniden düzenlenerek yayımlandığı ve bitkisel yağlardan peynir üretilemeyeceği yönündeki 2015/6 numaralı Tebliğ kuralının sonradan hukuki dayanağa kavuşturulduğu, Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, ne 5179 sayılı Kanun'da ne de Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nde bitkisel yağ kullanılmayacağına ilişkin herhangi bir yasaklama veya kısıtlama hükmü bulunmadığı, 5996 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 6. fıkrasına göre insan sağlığına aykırı olmayan her madde veya gıdanın üretilebileceği veya kullanılabileceği, bitkisel yağdan peynir üretilemeyeceğine veya üretilen peynirin insan sağlığına zararlı olduğuna ilişkin bir bilimsel kanıt olmadığı, Avrupa Birliğine üye ülkelerde de bu çeşit peynirin üretilebildiği, konuya ilişkin Avrupa Birliği mevzuatında düzenlemeler bulunduğu, mevzuatımızda düzenleme bulunmayan durumlarda da uluslararası mevzuatın uygulanması gerektiği, ayrıca söz konusu yasaklama nedeniyle, ülkemizdeki vegan olan, hayvansal protein tüketme ve kolesterol problemi bulunan tüketiciler açısından da olumsuz olan bir duruma sebebiyet verildiği, tüm tüketici taleplerine cevap verme yükümlülüğü bulunan Devletin, bahse konu tüketici grubuna ilişkin talebe cevap veremediği, bu yönüyle tüketici hukukuna da aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından usul yönünden, davanın ilk inceleme hususları yönünden incelenmesi ve hukuka aykırılığın tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği; esas yönünden ise, 5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanmış olan Türk Gıda Kodeksi Yönetmelikleri ve ilgili gıda ve gıda grubu tebliğlerinde yer alan hükümlere uygun üretim yapılması gerektiği, 2015/6 sayılı Tebliğ'in, 5996 sayılı Kanun ve Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği çerçevesinde piyasaya arz edilen peynirin özelliklerini belirlemek ve belirli kurallar dahilinde üretilmesini sağlamak amacıyla yayımlandığı, söz konusu Peynir Tebliğinde peynir olarak tanımlanan gıdanın süt proteini/kazein oranı bozulmamış inek, koyun, keçi ve manda sütleri ve bu sütlerin karıştırılmasıyla elde edilen sütlerin uygun pıhtılaştırıcılar kullanılarak pıhtılaştırılması ve peynir altı suyunun ayrılması ile üretilen kendine özgü karakteristik özellikleri olan bir süt ürünü olarak tanımlandığı, buna göre peynir olarak tanımlanan ürünün hammadde tanımında belirtilen sütlerden elde edilmesi ve mevzuatın izin verdiği bileşen ve katkı maddeleri hariç süt bileşenleri dışında bileşen bulundurmaması gerektiği, peynir, tüketiciler tarafından süt ve süt bileşenlerinden elde edilen bir süt ürünü olarak kabul edildiğinden süt ana bileşenlerinden bir veya bir kaçının başka gıda bileşenleriyle değiştirilerek üretilen ürünün, yürürlükte olan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ve 2015/6 numaralı Peynir Tebliği kapsamında taklit ve tağşiş yapılmış ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bitkisel yağ içeren ürünün, peynir olarak tanımlanmasının tüketici menfaatlerine aykırı olduğu, bu nedenle Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ve 2015/6 numaralı Tebliğde bitkisel yağın peynirde kullanılamayacağının belirtildiği, düzenlemenin mevzuatta kendilerine tanınan yetki çerçevesinde hazırlandığı ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin … tarih ve E…. sayılı işleminin, 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrasının ve 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/6 nolu Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "...bitkisel yağlar...kullanılamaz" ibaresinin bitkisel yağlar kullanılarak peynir üretimine izin verilmesi istemiyle davalı idareye başvurulması üzerine dava konusu Yönetmelik değişikliği yapılarak bitkisel yağlardan peynir üretilemeyeceği yönünde dava konusu düzenlemenin yapıldığı, bitkisel yağdan peynir üretilemeyeceğine veya üretilen peynirin insan sağlığına zararlı olduğuna ilişkin bir bilimsel kanıt olmadığı, Avrupa Birliğine üye ülkelerde de bu çeşit peynirin üretilebildiği, konuya ilişkin Avrupa Birliği mevzuatında düzenlemeler bulunduğu, bizim mevzuatımızda düzenleme bulunmayan durumlarda da uluslararası mevzuatın uygulanması gerektiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.5996 sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu"nun 1. maddesinde; bu Kanunun amacı, gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak olarak belirtildikten sonra, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; "Tağşiş" kavramının; bu Kanun kapsamındaki ürünlere temel özelliğini veren öğelerin ve besin değerlerinin tamamının veya bir bölümünün mevzuata aykırı olarak çıkarılmasını veya miktarının değiştirilmesini veya aynı değeri taşımayan başka bir maddenin, o madde yerine aynı maddeymiş gibi katılmasını, "Taklit" kavramının ise; bu Kanun kapsamındaki ürünlerin, şekil, bileşim ve nitelikleri itibarıyla yapısında bulunmayan özelliklere sahip gibi veya başka bir ürünün aynısıymış gibi göstermeyi ifade ettiği belirtilmiştir. Anılan Kanun'un "Gıda ve yem güvenilirliği şartları" başlıklı 21. maddesinde; "(1) Gıda güvenilirliği şartları aşağıda belirtilmiştir: a) Güvenilir olmayan gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme piyasaya arz edilemez. İnsan sağlığı için tehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan gıda, güvenilir olmayan gıda kabul edilir. b) Gıdanın güvenilir olup olmadığının belirlenmesinde, üretim, işleme ve dağıtım aşamaları, etiket bilgileri ve sağlıkla ilgili uyarı niteliğindeki bilgiler ile insanlar tarafından günlük normal kullanım koşulları dikkate alınır. c) Gıdanın insan sağlığına zararlı olup olmadığının belirlenmesinde; tüketenin sağlığı üzerinde ani, kısa veya uzun vadede oluşturabileceği muhtemel etkileri yanında, gelecek nesiller üzerindeki etkileri, birikerek artan muhtemel toksik etkileri ve belirli tüketici gruplarının özel sağlık hassasiyetleri de dikkate alınır. ... e) Gıda, Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile, gıdanın güvenilir olmadığına dair yeterli şüphe veya sebebin oluşması durumunda, Bakanlık söz konusu gıdanın piyasaya arzını kısıtlayabilir veya piyasaya arz edilen gıdayı toplatabilir. ... (5) Gıda kodeksine aykırı gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üretilemez, işleme tâbi tutulamaz ve piyasaya arz edilemez. (6) Bakanlık, insan sağlığını göz önünde bulundurarak bazı madde ve ürünlerin, gıda olarak veya gıda üretiminde kullanılmalarını kısıtlayabilir, yasaklayabilir ya da kullanımını belirli esaslara bağlayabilir. (7) Gıda ve yem mevzuatındaki gıda ve yem güvenilirliğine ilişkin hükümlerine uygun olan ürün, bu mevzuat hükümlerinin kapsadığı ölçüde güvenilir kabul edilir." hükmüne yer verilmiş; "Gıda kodeksi" başlıklı 23. maddesinde ise; "(1) Bakanlık, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerle ilgili asgarî teknik ve hijyen kriterleri, bitki koruma ürünü ve veteriner ilaç kalıntıları, katkı maddeleri, bulaşanları, numune alma, ambalajlama, etiketleme, nakliye, depolama esasları ve analiz metotlarını belirleyen gıda kodeksini hazırlar ve yayımlar. Bakanlık, kodeksin hazırlanmasında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapabilir ve bu amaçla komisyonlar kurabilir. Bakanlık, uluslararası Kodeks Alimentarius Komisyonunun temas noktasıdır ve konu ile ilgili çalışmaları yürütür. Bakanlık gıda kodeksini hazırlamak üzere Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu oluşturur. Komisyonun üye seçimi, görev süresi, alt komisyon oluşturulması, Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu ve alt komisyonların çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir. Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlıkça yürütülür. ... (4) Bakanlık, gıda güvenilirliği ile ilgili her türlü araştırma ve projeleri yapar veya hizmet satın alma yoluyla yaptırabilir. (5) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." şeklindeki hükümlere yer verilmiş olup, "Gıda ve yemde izlenebilirlik ve etiketleme, sunum ve reklâm ile tüketici haklarının korunması" başlıklı 24. maddesinde; "(1) Gıda veya yem işletmecileri izlenebilirliği sağlamak amacıyla, üretim, işleme ve dağıtımın tüm aşamalarında, sorumluluğundaki gıda veya yemin, gıda veya yeme ilave edilecek her türlü maddenin ve gıdanın elde edildiği hayvanın takibinin yapılabilmesi için, bir sistem oluşturmak ve talep hâlinde bu bilgileri Bakanlığa sunmak zorundadır. (2) Piyasaya arz edilecek gıda ve yem, izlenebilirliği sağlamak amacıyla, uygun şekilde etiketlenmek veya Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelerle uygun şekilde tanımlanmak zorundadır. (3) Gıda ile ilgili özel mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, gıdanın ve yemin şekli, görünümü, ambalajı, kullanılan ambalaj malzemesi, tasarlanma ve sergilenme şekli, her tür yazılı veya görsel basın aracılığı ile sunulan bilgi dâhil, etiketlenmesi, tanıtımı, reklâmı ve sunumu tüketiciyi yanıltıcı şekilde yapılamaz. (4) Gıda ve yemde taklit ve tağşiş yapılamaz. (Ek cümle:28/10/2020-7255/29 md.) Taklit ve tağşiş yapılmış ürün işleme tabi tutulamaz, piyasaya arz edilemez. (5) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." şeklindeki düzenlemelere yer verildikten sonra "Risk analizi, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve ihtiyati tedbirler" başlıklı 26. maddesinde; "(1) Gıda, yem ve bitki sağlığı ile ilgili işlemlerde, insan sağlığı ve yaşamının azamî düzeyde korunmasının sağlanabilmesi için, risk analizine dayanılması zorunludur. Risk analizi yapılmasına uygun olmayan ya da tedbirin niteliğine göre risk analizi uygulanamayan durumlarda bu hüküm uygulanmaz. ... (4) Bakanlık, belgelere erişim konusundaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bir gıda ve yemin insan ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturabileceğinden şüphe duyulması üzerine, riskin mahiyeti, ciddiyeti ve büyüklüğüne göre, riski önlemek, azaltmak veya yok etmek için alınan ya da alınması öngörülen önlemleri belirler; riskin mahiyeti ve alınan tedbirler hakkında kamuoyunu bilgilendirir. (5) Elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda, herhangi bir gıda veya yemin insan ve hayvan sağlığı üzerinde zararlı bir etkisinin olması ihtimali belirmesine rağmen, bilimsel belirsizliklerin devam etmesi durumunda, kapsamlı bir risk değerlendirmesine imkân sağlayacak daha fazla bilimsel veri elde edilinceye kadar, Bakanlık geçici olarak üretimin durdurulması, piyasaya arz, tüketimi engelleme, toplatma ve benzeri ihtiyati tedbirlere başvurabilir. İlgililerin, Bakanlığın belirlediği ihtiyati tedbirlere uyması zorunludur. ... (7) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. 5996 sayılı Yasa'nın anılan 23 ve 27. maddesi hükümlerine dayanılarak Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanarak 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren "Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nde, bu Yönetmeliğin amaç ve kapsamının, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelere ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterleri, pestisit kalıntıları ve veteriner ilaç kalıntıları, gıda katkı maddeleri, aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, bulaşanlar, ambalajlama, etiketleme, numune alma, analiz metotları, taşıma ve depolama ile ilgili yatay ve dikey gıda kodeksine ilişkin esaslar ile coğrafi işaretle ilgili özel hükümlerin belirlenmesine dair kuralları düzenlemek olduğu hükmü yer almış; Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği'nin (1). maddesinde," Bu Yönetmeliğin amacı, hayvansal gıda üreten gıda işletmecisinin Gıda Hijyeni Yönetmeliğinde belirtilen kurallara ek olarak uyması gereken özel hijyen gerekliliklerini belirlemektir." kuralına yer verilmiştir. Dava konusu Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin, "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Tebliğin amacı, doğrudan tüketime veya daha ileri işlemeye sunulan peynirlerin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, işlenmesi, muhafaza edilmesi, taşınması ve piyasaya arz edilmesini sağlamak üzere özelliklerini belirlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Tebliğin 4. maddesinde tanımlanan, doğrudan insan tüketimine sunulan ve/veya üretim sonrası diğer ürünlere işlenmek üzere hammadde ya da yarı ürün olarak kullanılan tüm peynirleri kapsar." kuralları yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, çeşnili peynir üretimi dışında peynir üretiminde bitkisel yağ kullanımına izin verilmediği, Tebliğ’de yer alan bir düzenlemenin 2015 yılından beri uygulandığı, Yönetmeliğin tebliğe uygun hale getirildiği, bu durumun taklit ve tağşişi önleme amaçlı olduğu görülmekle düzenlemelerde ve dava konusu işlemde dayanağı mevzuata ve amaçlarına aykırılık saptanmamıştır. Açıklanan nedenle,davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 31/10/2024 tarihinde, davacılar vekili Av. …'un ve davalı Bakanlık Hukuk Müşaviri …'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacılar tarafından; davalı idareye yapılan başvuruda, 2015/6 numaralı Tebliğ Numaralı Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin “Ürün Özellikleri” başlıklı 5.maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan “...bitkisel yağlar...kullanılmaz.” şeklindeki ibarenin kaldırılarak “bitkisel yağ ilaveli peynir” üretimine izin verilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasının veya bitkisel yağ ilaveli söz konusu ürünlerin başka bir adla üretilmesine izin veren düzenlemelerin yürürlüğe konulmasının talep edildiği, davalı idarenin … tarih ve E…. sayılı işlemi ile 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Bitkisel yağ veya diğer gıda bileşenleri kullanılarak peynir izlenimi veren ürünler üretilemez." hükmüne istinaden talebin reddedildiği, bunun üzerine davacılar tarafından bahse konu işlem ile Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrasının ve 2015/6 numaralı Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "...bitkisel yağlar...kullanılamaz." ibaresinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Dava açma süresi'' başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu, bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başladığı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir. 26/03/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla dava açma süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu da dahil olmak üzere usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler 13/03/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/04/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmuş, bu sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağı, salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı'nın durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabileceği ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabileceği hüküm altına alınmış; 30/04/2020 tarih ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresi 01/05/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 15/06/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatılmıştır. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalı idareye 27/01/2020 tarihinde yapılan başvurunun davalı idarenin 03/03/2020 tarihli işlemiyle dava konusu olan Yönetmeliğe dayanılarak reddedildiği, ayrıca bahse konu Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 19/02/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dava açma süresinin bitiminin Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle sürelerin durduğu döneme denk geldiği, sürelerin durma süresinin en son 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı, dolayısıyla 11/06/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davalı idarenin usule ilişkin diğer iddiaları da yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 13/06/2010 tarih ve 27610 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Kanunun amacı, gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamaktır." hükmü; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Kanun, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ile yemlerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarını, bitki koruma ürünü ve veteriner tıbbî ürün kalıntıları ile diğer kalıntılar ve bulaşanların kontrollerini, salgın veya bulaşıcı hayvan hastalıkları, bitki ve bitkisel ürünlerdeki zararlı organizmalar ile mücadeleyi, çiftlik ve deney hayvanları ile ev ve süs hayvanlarının refahını, zootekni konularını, veteriner sağlık ve bitki koruma ürünlerini, veteriner ve bitki sağlığı hizmetlerini, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye giriş ve çıkış işlemlerini ve bu konulara ilişkin resmî kontrolleri ve yaptırımları kapsar. (2) Kişisel tüketim amaçlı birincil üretim ile kişisel tüketim amacıyla hazırlanan gıdalar bu Kanunun kapsamı dışındadır." hükmü; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "... 63) Tağşiş: Bu Kanun kapsamındaki ürünlere temel özelliğini veren öğelerin ve besin değerlerinin tamamının veya bir bölümünün mevzuata aykırı olarak çıkarılmasını veya miktarının değiştirilmesini veya aynı değeri taşımayan başka bir maddenin, o madde yerine aynı maddeymiş gibi katılmasını, 64) Taklit: Bu Kanun kapsamındaki ürünlerin, şekil, bileşim ve nitelikleri itibarıyla yapısında bulunmayan özelliklere sahip gibi veya başka bir ürünün aynısıymış gibi göstermeyi,..." hükmü; "Gıda ve yem güvenilirliği şartları" başlıklı 21. maddesinde, "(1) Gıda güvenilirliği şartları aşağıda belirtilmiştir: a) Güvenilir olmayan gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme piyasaya arz edilemez. İnsan sağlığı için tehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan gıda, güvenilir olmayan gıda kabul edilir. b) Gıdanın güvenilir olup olmadığının belirlenmesinde, üretim, işleme ve dağıtım aşamaları, etiket bilgileri ve sağlıkla ilgili uyarı niteliğindeki bilgiler ile insanlar tarafından günlük normal kullanım koşulları dikkate alınır. c) Gıdanın insan sağlığına zararlı olup olmadığının belirlenmesinde; tüketenin sağlığı üzerinde ani, kısa veya uzun vadede oluşturabileceği muhtemel etkileri yanında, gelecek nesiller üzerindeki etkileri, birikerek artan muhtemel toksik etkileri ve belirli tüketici gruplarının özel sağlık hassasiyetleri de dikkate alınır. ... e) Gıda, Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile, gıdanın güvenilir olmadığına dair yeterli şüphe veya sebebin oluşması durumunda, Bakanlık söz konusu gıdanın piyasaya arzını kısıtlayabilir veya piyasaya arz edilen gıdayı toplatabilir. ... (4) Yeni gıdalar ile yemlere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. (5) Gıda kodeksine aykırı gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üretilemez, işleme tâbi tutulamaz ve piyasaya arz edilemez. (6) Bakanlık, insan sağlığını göz önünde bulundurarak bazı madde ve ürünlerin, gıda olarak veya gıda üretiminde kullanılmalarını kısıtlayabilir, yasaklayabilir ya da kullanımını belirli esaslara bağlayabilir. (7) Gıda ve yem mevzuatındaki gıda ve yem güvenilirliğine ilişkin hükümlerine uygun olan ürün, bu mevzuat hükümlerinin kapsadığı ölçüde güvenilir kabul edilir." hükmü; "Gıda kodeksi" başlıklı 23. maddesinde, "(1) Bakanlık, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerle ilgili asgarî teknik ve hijyen kriterleri, bitki koruma ürünü ve veteriner ilaç kalıntıları, katkı maddeleri, bulaşanları, numune alma, ambalajlama, etiketleme, nakliye, depolama esasları ve analiz metotlarını belirleyen gıda kodeksini hazırlar ve yayımlar. Bakanlık, kodeksin hazırlanmasında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapabilir ve bu amaçla komisyonlar kurabilir. Bakanlık, uluslararası Kodeks Alimentarius Komisyonunun temas noktasıdır ve konu ile ilgili çalışmaları yürütür. Bakanlık gıda kodeksini hazırlamak üzere Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu oluşturur. Komisyonun üye seçimi, görev süresi, alt komisyon oluşturulması, Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu ve alt komisyonların çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir. Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlıkça yürütülür. (2) Gıda ve takviye edici gıdaların etiketinde, tanıtımında veya reklamında sağlık beyanı kullanılabilmesine Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca izin verilir. (3) Bakanlık, tarım ve gıda ile ilgili coğrafi işaret veya geleneksel ürün adlarının kullanımının tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunu denetler. (4) Bakanlık, gıda güvenilirliği ile ilgili her türlü araştırma ve projeleri yapar veya hizmet satın alma yoluyla yaptırabilir. (5) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." hükmü; "Gıda ve yemde izlenebilirlik ve etiketleme, sunum ve reklâm ile tüketici haklarının korunması" başlıklı 24. maddesinde, (1) Gıda veya yem işletmecileri izlenebilirliği sağlamak amacıyla, üretim, işleme ve dağıtımın tüm aşamalarında, sorumluluğundaki gıda veya yemin, gıda veya yeme ilave edilecek her türlü maddenin ve gıdanın elde edildiği hayvanın takibinin yapılabilmesi için, bir sistem oluşturmak ve talep hâlinde bu bilgileri Bakanlığa sunmak zorundadır. (2) Piyasaya arz edilecek gıda ve yem, izlenebilirliği sağlamak amacıyla, uygun şekilde etiketlenmek veya Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelerle uygun şekilde tanımlanmak zorundadır. (3) Gıda ile ilgili özel mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, gıdanın ve yemin şekli, görünümü, ambalajı, kullanılan ambalaj malzemesi, tasarlanma ve sergilenme şekli, her tür yazılı veya görsel basın aracılığı ile sunulan bilgi dâhil, etiketlenmesi, tanıtımı, reklâmı ve sunumu tüketiciyi yanıltıcı şekilde yapılamaz. (4) Gıda ve yemde taklit ve tağşiş yapılamaz. (5) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." hükmü bulunmaktadır. 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelere ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterleri, pestisit kalıntıları ve veteriner ilaç kalıntıları, gıda katkı maddeleri, gıdalara eklenebilecek vitaminler, mineraller ve belirli diğer öğeler, aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, gıda enzimleri, bulaşanlar, hedef dışı yemlere taşınması önlenemeyen koksidiyostatların ve histomonostatların hayvansal gıdalarda bulunabilecek maksimum miktarları, ambalajlama, etiketleme, hayvansal gıdalarda bulunabilecek veteriner ilaçlarına ait farmakolojik aktif maddelerin sınıflandırılması ve maksimum kalıntı limitleri, numune alma ve analiz metotları, taşıma ve depolama ile ilgili yatay ve dikey gıda kodeksine ilişkin esaslar, coğrafi işaretle ilgili özel hükümler ile diğer bazı gıda ve/veya gıda gruplarına ilişkin özel hükümlerin belirlenmesine dair kuralları düzenlemektir." hükmüne; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, (1) Bu Yönetmelik; gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelere ilişkin asgari teknik ve hijyen kriterleri, pestisit kalıntıları ve veteriner ilaç kalıntıları, gıdalara eklenebilecek vitaminler, mineraller ve belirli diğer öğeler, gıda katkı maddeleri, aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, gıda enzimleri, bulaşanlar, ambalajlama, etiketleme, numune alma ve analiz metotları, hedef dışı yemlere taşınması önlenemeyen koksidiyostatların ve histomonostatların hayvansal gıdalarda bulunabilecek maksimum miktarları, taşıma ve depolama ile ilgili yatay ve dikey gıda kodeksine ilişkin esaslar, coğrafi işaretle ilgili özel hükümler, diğer bazı gıda ve/veya gıda gruplarına ilişkin özel hükümlerin belirlenmesine dair kurallar ile yatay ve dikey gıda kodeksinde yer almayan belirli bir gıda veya gıda grubu ile ilgili özel düzenlemelere ilişkin hükümleri kapsar." hükmüne; "Özel hükümler" başlıklı 9. maddesinde, " (1) Pekmez olmadığı halde pekmez izlenimi veren meyveli şekerli şurup, meyve tatlısı, pekmez şurubu, meyveli şekerli şerbet ve benzeri isimlerle ürünler üretilemez. (2) Aroma vericiler veya bal eklenerek bal aromalı şurup, çam aromalı şurup, ballı şurup ve benzer isimlerle bal izlenimi veren ürünler üretilemez. (3) Bitkisel yağ veya diğer gıda bileşenleri kullanılarak peynir izlenimi veren ürünler üretilemez. (4) Nar ekşisine nar, nar suyu ve/veya nar suyu konsantresi ve su dışında başka bir gıda bileşeni eklenemez. Nar ekşisi izlenimi veren nar aromalı sos, nar sosu, narlı sos, nar ekşili sos, nar aromalı şurup ve nar ekşili şurup gibi isimlerle nar ekşisi benzeri ürünler yurt içinde piyasaya arz edilemez. (5) Limon suyu izlenimi veren; limon aromalı sos, limon sosu, limonlu sos ve benzeri isimlerle limon suyu benzeri ürünler yurt içinde piyasaya arz edilemez." hükmüne yer verilmiştir. 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği (Tebliğ No: 2015/6)'nin; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Tebliğin amacı, doğrudan tüketime veya daha ileri işlemeye sunulan peynirlerin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, işlenmesi, muhafaza edilmesi, taşınması ve piyasaya arz edilmesini sağlamak üzere özelliklerini belirlemektir." "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "... o) Peynir: Hammaddenin uygun bir pıhtılaştırıcı kullanılarak pıhtılaştırılması ve pıhtıdan peyniraltı suyunun ayrılmasıyla ya da sütün permeatının ayrılmasından sonra pıhtılaştırılmasıyla elde edilen, farklı sertliklerde ve yağ içeriklerinde, salamura ile ya da kuru tuzlama ile tuzlanarak ya da tuzlanmadan, starter kültür kullanarak ya da kullanmadan, telemesi haşlanarak ya da haşlanmadan, çeşnili ya da çeşnisiz olarak, tekniğine uygun olarak üretilen, olgunlaştırılmadan ya da olgunlaştırıldıktan sonra tüketilen, çeşidine özgü karakteristik özellikleri gösteren süt ürünlerini,...ifade eder." "Ürün özellikleri" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ kapsamındaki ürünlerin özellikleri aşağıdaki gibidir. ... d) Bu Tebliğ kapsamında tanımlanan ürünlerin üretiminde nişasta ve nişasta bazlı ürünler, soya ve soya ürünleri, süt yağı dışındaki hayvansal yağlar, jelatin, bitkisel yağlar ile süt proteini dışındaki proteinler kullanılmaz. Sadece aromalı ve/veya çeşnili taze peynirlerde stabilizör amaçlı olarak nişasta, teknolojinin izin verdiği miktarda kullanılabilir." düzenlemesi yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1- Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. Maddesinin 3. Fıkrasının ve 2015/6 Numaralı Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. Maddesinin 1. Fıkrasının (d) Bendinin İncelenmesi: 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu hükümleriyle, gıda ve yemin güvenilirliğini, halk sağlığını, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak görevi ile bu konuda düzenleme yapma yetkisi verilen davalı Bakanlığın, gıdaların ne şekilde üretileceği veya üretilemeyeceği konusunda belirleme yapma yetkisine de sahip olduğu açıktır. Bir başka ifadeyle, davalı Bakanlığın bahse konu düzenleme yetkisinin, yalnızca gıdaların insan sağlığı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığı ve bu yönden tüketime uygun olup olmadığı (gıdanın güvenilirliği) ile sınırlı olmadığı, aynı zamanda gerçekte sahip olmadığı içeriğe sahipmiş algısı oluşturan ve böylelikle tüketiciyi yanıltan gıdalar bakımından tüketici hak ve menfaatlerinin korunmasına, taklit ve tağşişin engellenmesine yönelik kurallar getirmeyi de içerdiği anlaşılmaktadır. Davalı Bakanlığın bu alandaki yetkisinin ise; ismi, şekli, görünümü, ambalajı, etiketi, sunumu vb. itibarıyla tüketiciyi yanıltıcı mahiyette bulunan gıdanın piyasaya arz edilmiş olması halinde, çeşitli tedbir ve yaptırımlar uygulanmasını kapsadığı gibi, gıdanın piyasaya arz edilmesinin engellenmesini de kapsadığı sonucuna varılmaktadır. Nitekim yatay ve dikey gıda kodeksleri ile yapılan belirlemeler de esasen belirtilen amaçlarla gıdanın üretimini veya üretim şeklini kısıtlamaktadır. Uyuşmazlıkta; bitkisel yağ veya diğer gıda bileşenleri kullanılarak peynir izlenimi veren ürünlerin üretiminin yasaklanmasını öngören Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin dava konusu kuralı ile peynir üretiminde bitkisel yağların kullanılamayacağını öngören Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinin dava konusu düzenlemesinin sebep unsurunun, gıda güvenilirliği, yani ürünlerin insan sağlığı yönünden tehlike oluşturduğu ya da bu bakımdan tüketime uygun olmadığı gerekçesine dayanmadığı, bütünüyle tüketicinin yanıltılmasını engelleme amacını taşıdığı anlaşılmaktadır. Gıda kodeksini hazırlama görevinin ise, 5996 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu aracılığıyla davalı Bakanlığa verildiği görülmektedir. Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu, davalı Bakanlıktan gıda konusunda görev yapan iki üye, Sağlık Bakanlığından bir üye, her iki bakanlık tarafından ayrı ayrı seçilecek gıda konusunda uzman, bilim adamı niteliğinde birer üye, Türk Standartları Enstitüsünden bir üye, gıda konusunda faaliyet gösteren ve en fazla üyeye sahip olan sivil toplum kuruluşundan bir üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluşmaktadır. Komisyon, gıda kodeksinin teknik ve bilimsel yönden hazırlanması konusunda yetkili merci olup, gıda kodeksinin hazırlanması için çeşitli alt komisyonları seçmek ve çalışmalarını denetlemekle ve alt komisyonlarca hazırlanan kodeks tasarılarını ve değişiklik tasarılarını karara bağlamak ve yayımlanmak üzere Bakanlığa sunmakla görevlidir. Bu kapsamda hazırlanan ve 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu'nun 27/12/2019 tarih ve 2019/3 sayılı Karar'ı ile yayıma gönderilmek üzere davalı Bakanlığa sunulduğu görülmektedir. Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliğinde; peynir, hammaddenin uygun bir pıhtılaştırıcı kullanılarak pıhtılaştırılması ve pıhtıdan peyniraltı suyunun ayrılmasıyla ya da sütün permeatının ayrılmasından sonra pıhtılaştırılmasıyla elde edilen, farklı sertliklerde ve yağ içeriklerinde, salamura ile ya da kuru tuzlama ile tuzlanarak ya da tuzlanmadan, starter kültür kullanarak ya da kullanmadan, telemesi haşlanarak ya da haşlanmadan, çeşnili ya da çeşnisiz olarak, tekniğine uygun olarak üretilen, olgunlaştırılmadan ya da olgunlaştırıldıktan sonra tüketilen, çeşidine özgü karakteristik özellikleri gösteren süt ürünleri şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Tebliğde belirtilen peynir tanımına uymadan üretilen ürünlerin peynir kapsamında kabul edilemeyeceği, dolayısıyla bu ad altında satılamayacağı, Tebliğde belirtilen şekilde üretilmeyen ürünlerin taklit ve tağşişe, tüketicinin yanıltılmasına sebep olacağı açıktır. Dava konusu düzenlemeler ile peynir adı altında veya etiketi, şekli, ambalajı ile peynir gibi görünen, peynir izlenimi veren, ancak içeriğinde peynirin içeriğinde olması gereken süt ürününü içermeyen veya bu süt ürününün miktarının azaltılması ve dolayısıyla ürünün niteliğinin değişmesi sonucunu doğuran gıda bileşenlerinin eklenmesine (bitkisel yağ ilavesine) izin verilmemesi ile taklit ve tağşişin önüne geçilmeye, tüketicinin yanıltılmasınının engellenmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, bitkisel yağ içeren peynir üretilemeyeceği yönündeki dava konusu düzenlemelerin, tüketici menfaatlerinin korunması suretiyle kamu yararına hizmet ettiği anlaşıldığından, davalı idareye tanınan düzenleme yapma yetkisi sınırları içerisinde kaldığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, gıda kodeksinin hazırlanması konusunda yetkili merci olan Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu'nun teklifi üzerine, tüketici menfaatlerinin korunması bakımından yetkili olan davalı Bakanlık tarafından tesis edilen dava konusu düzenlemelerde, üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir. 2- Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi: Davacıların, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemiyle reddedilen başvurusunda, "bitkisel yağ ilaveli peynir üretimine izin verilmesine yönelik düzenleme yapılması" ile "başka isimler altında bitkisel yağ ile üretim yapılmasına izin veren düzenlemeler yapılması" olmak üzere iki ayrı istemin yer aldığı anlaşılmaktadır. Davacıların, dava konusu bireysel işlemin, "bitkisel yağ ilaveli peynir üretimine izin verilmesine yönelik düzenleme yapılması" isteminin reddine ilişkin kısmında, yukarıda belirtilen sebeplerle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacıların, "başka isimler altında bitkisel yağ ile üretim yapılmasına izin veren düzenlemeler yapılması" istemine gelince; İşbu uyuşmazlıkta davalı idare tarafından, bitkisel yağ ile peynir üretiminin gıdanın güvenilirliğine aykırı olduğuna, yani insan sağlığı yönünden tehlike oluşturduğuna ya da bu bakımdan tüketime uygun olmadığına yönelik herhangi bir iddia ileri sürülüp buna ilişkin somut ve bilimsel deliller sunulmaması ve dava konusu düzenlemelerin bitkisel yağ ile vegan ürün üretilip piyasaya sunulmasını engelleyici bir kural içermemesi karşısında; davacılar tarafından, peynir adını içermeyen, etiketinde ve ambalajında peynir olmadığının açıkça vurgulandığı, etiketinde ve ambalajında peynir veya peynir izlenimi veren herhangi bir yazı ya da görsel kullanılmayan, tüketici tarafından da yanıltıcı biçimde algılanmayacak şekilde süt ürünü içermeksizin bitkisel yağ ile vegan ürün üretilip piyasaya sunulabileceği açıktır. Esasen, dava konusu düzenlemeler, bitkisel yağ ile üretilen vegan ürünlerin, yukarıda aktarıldığı gibi tüketiciyi yanıltmayacak, taklit ve tağşiş içermeyecek şekilde ambalajlanıp piyasaya sunulmasını engellemediğinden, dolayısıyla davacıların ikinci istemi olan "başka isimler altında bitkisel yağ ile üretim yapılmasına izin veren düzenlemeler yapılması"na gerek bulunmadığından, davacıların anılan istemlerinin reddinde de bu nedenle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : Davacılar tarafından; bitkisel yağ ilaveli peynir üretimini engelleyen Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin değiştirilerek bitkisel yağ ilaveli peynir üretimine izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/6 numaralı Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "...bitkisel yağlar...kullanılamaz." ibaresinin iptali istenilmektedir. Uyuşmazlık konusu olan bitkisel yağ içeren peynir üretiminin, insan sağlığına zararlı olduğunu ortaya koyan somut ve bilimsel bir veri bulunmadığı, bu ürünün süt ürünü içeren besinleri tüketemeyen, özelikle de vegan beslenme tarzını benimsemiş tüketiciler tarafından tercih edildiği, yurt dışında bu tür ürünlerin yasaklanmamış olduğu anlaşıldığından, dava konusu hükümler ile bu yönde bir beslenme tarzını benimsemiş olan tüketiciler bakımından peynir ürünlerine ulaşılmasının engellendiği ortadadır. Her ne kadar idarece taklit ve tağşişin önüne geçmek amacıyla bu düzenlemelerin getirilmiş olduğu savunulmuşsa da idarece yapılacak denetimler ile bu sorunun çözülebileceği açık olup, bu haliyle dava konusu düzenlemelerde ve uygulama işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin ve uygulama işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.