11. Hukuk Dairesi 2010/12620 E. , 2012/17512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/05/2010 tarih ve 2009/559-2010/288 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06/11/2012 günde hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanm
**11. Hukuk Dairesi 2010/12620 E. , 2012/17512 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/05/2010 tarih ve 2009/559-2010/288 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06/11/2012 günde hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Kırgızistan’da bulunan Osh Şubesi'nin 21-24 Şubat 2003 tarihleri arasında kimliği belli olmayan kişilerce soyulduğunu, meydana gelen maddi zararın 79.350 USD olduğunun tesbit edildiğini, müvekkilinin de davalı ... şirketine kasa hırsızlığına karşı sigortalı olduğunu, rizikonun davalıya bildirilmesine rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 79.350 USD'nin 26.02.2003 ihtar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline yapılan hasar ihbarı sonucu yapılan incelemede kasa tutanağında 25.02.2003 tarihinde kasa açığının bulunduğunu, bankanın soruşturma raporunda, kasa anahtarının ve şifrelerin banka içerisinde unutulduğunun belirlendiğini, kasaların sahte anahtar ile açıldığının tesbit edilemediğini, ancak parmak izlerinin çalışanların parmak izine uymadığını, bağımsız denetim raporunda hırsızlık ve suistimal hallerine yönelik incelemenin yapılmadığını, hırsızlık olayının şüpheli olduğunu, zira şubenin kasasından çalınan dışında 17.533 USD ile 4.375 Euro’nun alınmadığını, şube personeli hakkında soruşturma yapılmadığını, poliçe kapsamına girmeyecek bazı işlemlerin hırsızlık-mizanseniyle kasa açığının kapatılmaya çalışıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, hırsızlık olayının faili meçhul olarak emniyet yetkililerince takip edildiği, hırsızlığın gerçekleştiği gerekçesiyle, 79.152 USD'nın faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.05.2009 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili her hangi bir ceza yargılamasının bulunmadığı, davacı vekilinin 13.10.2008 tarihli beyanı ile sabit olduğu, mahkemece sigortacı bilirkişi Timuçin Alpay tarafından düzenlenen ayrık rapordaki görüşlere itibar edildiği, davacının dayandığı sigorta poliçesinde kasa hırsızlık klozunun tarifler başlıklı bölümünde açıklandığı üzere, hırsızlıktan maksat sigortalının poliçede tarif edilen kasasında bütün kapı ve kapılarının kapalı, kilitlerinin tamamen kilitlenmiş, şifresi varsa şifresinin tanzim edilmiş olduğu esnada bu yere kötü maksatla girmiş kimse veya kimselerin alet, patlayıcı madde, elektrik, gaz veya sair kimyevi maddeler kullanmak suretiyle kasayı açmaya çalışması, açması ve bu esnada kasa üzerinde veya yapılarında veya civarında bu zorun iz bırakmasıdır, şeklinde olduğu, davacı sigortalının, meydana gelen hırsızlık olayının teminat kapsamında olduğunu ispat etmesi gerektiği ilkesinden hareketle, hırsızlık poliçesi genel şartları kapsam maddesinde belirtilen koşullardan her hangi birine uygun biçimde hırsızlığın varlığından ve gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, poliçede tanımlandığı şekilde olayın meydana geldiğini gösteren bir belgenin sunulmadığı, hırsızlık rizikosunun sigortalı mahalle kırmak zorlamak, duvar aşmak ya da anahtar uydurmak şeklinde yapıldığını gösteren bulguların ibraz edilmediği, buna bağlı olarak kasada meydana gelen para eksilmesinin hırsızlık tanımı ile örtüştüğünün kabul edilemeyeceği ayrıca kasa hırsızlık sigorta poliçesi tarifler kısmında belirtildiği şekildeki eylemlerini hiçbirinin oluşmadığı, zira paranın kasadan çalındığını gösteren “bir zor ya da zora ilişkin ize” rastlanmadığı, dolayısıyla rizikonun teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.