11. Hukuk Dairesi 2024/5127 E. , 2025/3305 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1367 Esas, 2024/910 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/6 E., 2021/21 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulü…
**11. Hukuk Dairesi 2024/5127 E. , 2025/3305 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1367 Esas, 2024/910 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/6 E., 2021/21 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/03604 sayılı tasarım tescil belgesinin sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli tasarım konusu koltuk takımının aynısının üretim, tanıtım ve satışını yaptığını, bu durumun Bakırköy 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/556 Değişik İş sayılı tespit dosyasında alınan rapor ile de tespit edildiğini ileri sürerek davalının söz konusu eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ürettiği ve ürün kataloğunda yer alan ürününün davacı tasarımı ile aynı ya da benzer olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği delil tespitinden önce İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/42 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden yaptırdığı delil tespiti ile tanzim edilen raporun davacı aleyhine olduğunu, her iki model arasında farklılıklar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/556 D. İş sayılı tespit dosyasındaki raporda, "... ürün teknik detayına girilmeksizin bilgilenmiş kullanıcı gözü ile ürünlerin mukayesesine göre ürünlerin ayniyet derecesinde benzer olduğu, seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirmeye göre intihalden bahsedilecek oranda ürünün kopyalandığı..." tespitine yer verildiği, İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/42 D. İş sayılı tespit dosyasındaki raporda, "...tespit isteyen tarafa ait 2017/03604 no.lu tasarımın karşı tarafın 2018 yılı kataloğunda aynısının olduğu, 2019 yılı kataloğunda ve mağazasında ise benzerinin olmadığının belirlendiği, görüşüne yer verildiği, Mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda ise İzmir'de davalı işyerinde İstanbul'da davalı standında ve 2019 yılı kataloğunda yer verilen dava konusu ürünün, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle ve tasarımcının geniş seçenek özgürlüğü olduğu da dikkate alındığında, dava konusu 2017/03604 sayılı tasarıma göre ayırt ediciliği bulunmadığı ve tasarımın korumu kapsamında kaldığı, 2018 kataloğunda yer verilen dava konusu ürünün 2017/03604 sayılı tasarımla ayniyet derecesinde benzer görünüm özelliklerine sahip olduğu ve tasarımın korumu kapsamında kaldığı..." görüşlerine yer verildiği, Bakırköy ve İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemelerince tanzim ettirilen raporlar arasındaki çelişkilerin Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu ile giderildiği, bu hali ile, davalının davacıya Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde tescilli tasarımına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda tasarımların karşılaştırılması yapılıp geniş seçenek özgürlüğü göz önünde bulundurularak bilgilenmiş kullanıcı açısından, davalı tarafça üretilip satılan ve kataloglarda yer verilen dava konusu ürünün davacıya ait tasarımdan farklılıklarının genel görünüme ayırt edicilik özelliği kazandırmadığı ve davalı ürününün tescilli tasarımı kapsamında kaldığının belirlendiği, söz konusu durumun Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan raporda da aynı olduğu, her ne kadar İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/42 Değişik İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda, dava konusu ürünlerin mağaza ve 2019 yılı kataloglarındaki halinin "Ayaklar", "Oturak Kısmı" ve "Arkalık" yönüyle var olan farklılığın benzerliği sağlamadığı belirtilmiş ise de; söz konusu farklılığının seçenek özgürlüğü kapsamında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izleniminin değerlendirilmediği, dolayısıyla İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/42 Değişik İş sayılı dosyasında alınan raporun dava konusu üründe tespit edilen farklılıkların tasarımın bütününe nazaran bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt ediciliği sağlamaya yetip yetmediği hususunda herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermemesi karşısında hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, alınan raporlar arasında çelişki yaratmadığı, söz konusu bu durumun davalı tarafından yargılama sırasında ibraz edilen uzman raporu için de geçerli olduğu, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i, ref'i taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.