Başvuru, mali haklara ilişkin olarak açılan davada hukuka aykırı hüküm kurulması, kanun yolu aşamasında gerekçesiz karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mali haklara ilişkin olarak açılan davada hukuka aykırı hüküm kurulması, kanun yolu aşamasında gerekçesiz karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta iken maliye tazminatının ek ödeme matrahına dâhil edilmemesi ve döner sermaye katkı payı tutarından mahsup edilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini için 10/12/2004 tarihinde dava açmıştır. Sivas İdare Mahkemesi (Mahkeme) 14/6/2005 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Söz konusu karar, Danıştay İkinci Dairesinin 10/6/2009 tarihli kararıyla eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararına yönelik karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 25/2/2010 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Mahkeme 8/7/2010 tarihli kararı ile bozma kararına uymak suretiyle Maliye Bakanlığı personeline yapılacak ek ödemeye ilişkin usul ve esasların dava konusu işleme dayanak olan hükümlerinin yargı kararı ile iptal edildiğine vurgu yaparak dayanaksız kaldığı sonucuna vardığı işlemi iptal etmiştir. Tazminat istemi için ise kısmen süre aşımı nedeniyle ret, kısmen de kabul yönünde hüküm kurulmuştur. Bu karar, tarafların karşılıklı temyiz istemleri sonucu kısmen süre aşımı nedeniyle reddedilmesi ve işlemin maliye tazminatının ek ödeme matrahına dâhil edilmemesine ilişkin bölümünün iptaline dair kısım ve buna bağlı tazminat isteminin kabulü yönlerinden Danıştay İkinci Dairesinin 16/3/2011 tarihli kararıyla bozulmuştur. Mahkeme nihai olarak 30/12/2011 tarihli kararı ile bozma kararına uymak suretiyle -ek ödemenin döner sermaye katkı payı net tutarından mahsup edilmesine dayanak olan işlem yargı kararı ile iptal edildiğinden- ek ödemenin döner sermaye katkı payı net tutarından mahsup edilen kısmının idari başvuru tarihinden hesaplanacak yasal faiziyle birlikte başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. İşlemin maliye tazminatının ek ödeme matrahına dâhil edilmemesine ilişkin kısmı yönünden ise2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun uygulamaya dayanak olan hükümleri Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ise de bu iptal kararının esasa değil usule ilişkin olması dikkate alındığında başvurucunun parasal hak talebinde bir değişiklik yaratmadığını belirtmiştir. Mahkeme 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ek maddesinde maliye tazminatının ek ödeme matrahına dâhil edilmeyeceği yönünde açık hüküm bulunduğuna vurgu yaparak işlemin maliye tazminatının ek ödeme matrahına dâhil edilmeyeceğini belirten kısmı yönünden davayı reddetmiştir. Söz konusu karar Danıştay Onbirinci Dairesinin (Daire) 1/11/2013 tarihli kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi Dairenin 16/6/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 21/8/2014 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 17/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.