Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3609 E. , 2024/388 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3609 Karar No : 2024/388 DAVACI : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ: Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU : 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeli…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3609 E. , 2024/388 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3609 Karar No : 2024/388 DAVACI : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ: Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU : 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının, 8. maddesinin 5. fıkrasının son iki cümlesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasının son cümlesinin, 11. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 4. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi yönünden, maddede eğitim sorumlusu görevlendirmesinin başhekim tarafından yapılacağının düzenlendiği, oysa ki bu düzenlemenin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 5. fıkrasında eğitim sorumlusunun hangi görev için kimin tarafından ne şekilde görevlendirileceğinin düzenlendiği, buna göre, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın eğitim başlığı altında yapılacak tüm faaliyetlerin fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda olduğu, dekanın öğretim üyelerinden ya da eğitim görevlilerinden birini başhekimin görüşünü de alarak eğitim sorumlusu olarak görevlendireceği hükmüne yer verildiği, ayrıca Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde “kurum eğitim sorumlusu”nun tanımlandığı, bu düzenlemeye göre eğitim sorumlusunun başhekim tarafından her bir kliniğin/laboratuvarın eğitiminin yürütülmesinde görevlendirildiği, kurum eğitim sorumlusunun ise dekan tarafından sadece eğitimin yürütülmesinde görevlendirildiği, Kanunda klinik/laboratuvar v.s. şeklinde herhangi bir ayrıma gidilmediği, uzmanlık ve lisans eğitimlerinin hatta Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dahil eğitimin tamamının tek bir başlık altında fakülte dekanının yetki ve sorumluluğuna verildiği, dava konusu Yönetmelik hükmünün Kanun'da olmayan, Kanun'a tamamen aykırı, yeni ve farklı bir düzenleme içerdiği, bu aykırı düzenleme ile eğitim konusunda yetkinin, klinik/laboratuvar adı altında ikiye bölünerek dekanın yekisinden çıkarılmaya, başhekimin yetkisine verilmeye çalışıldığı, klinikte/laboratuvarda yapılan eğitimlerin tamamının Kanun'la dekana verilen genel eğitim yetkisi kapsamında olduğu, düzenlemenin aynı zamanda üniversitelere verilen yükseköğretim görevini başhekime devretmesi sebebiyle Anayasa’nın 130. maddesine de aykırı olduğu, başhekimin görevinin 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 5. fıkrasında açıkça tanımlandığı, başhekimin eğitimle ilgili işleri yürütmekle görevli olmadığı, sağlık tesisinin idari anlamda işletilmesinden yani yönetiminden sorumlu olduğu, nitekim Yönetmeliğin “idari sorumlu” tanımının da buna uygun olduğu; 7. maddenin 2. fıkrası yönünden, iptali istenilen fıkrada, sağlık tesisinin insan gücü ve diğer tüm kaynakları hakkında oluşturulan komisyonun hastanenin bulunduğu ilin il sağlık müdürünün başkanlığında toplanacağının, başhekim ve dekanın da komisyon üyesi olarak komisyonda yer alacağının belirtildiği, oluşturulan bu komisyonun “il protokol listesine” açıkça aykırı olduğu, bu listede 17. sırada bulunan fakülte dekanlarının altında 37. sırada bulunan il sağlık müdürlerinin protokol sıralamasına aykırı olarak dekanın üyesi olduğu bir komisyona başkanlık etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu fıkranın iptalinin gerektiği; 8. maddenin 5. fıkrasının son iki cümlesi yönünden, Yönetmelikte yer alan eğitim sorumlusu tanımı üzerine Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde eğitim işiyle ilgili yapılmış olan diğer bazı düzenlemelerin de iptalini istemeleri gereğinin doğduğu, önceki düzenlemede dava konusu son iki cümlenin yer almadığı, bu düzenlemenin sebebinin, 4. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi ile Yönetmeliğe girmiş olan “eğitim sorumlusu” tanımı olduğu, eğitim sorumlusu düzenlemesi ile başhekime lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesi hususunda bir kişiyi görevlendirme yetkisi tanındığı, bu yetkinin bir sonucu olarak da 8. maddenin 5. fıkrasında başhekime, lisans ve lisansüstü eğitim planı ve klinik derslere ilişkin ek bir görev tanımı yapıldığı, eğitim işleri konusunda herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan başhekim yönünden dava konusu cümleler ile yapılan düzenlemenin iptalinin gerektiği; 10. maddenin 1. fıkrası ve 2. fıkrasının son cümlesi yönünden, 10. maddenin 1. fıkrasında, eğitim sorumlusu tanımının iptalini istemiş olmalarının bağlantılı bu düzenlemelerin de iptalini gerektirdiği, 10. maddenin 1. fıkrasında eğitim işinin yürütülmesinde başhekim tarafından görevlendirilen kişinin dekana karşı sorumluluğu düzenlenmek suretiyle esasında işi organize etmesi gereken dekanın işin dışında bırakılmasının amaçlandığı, 2. fıkranın son cümlesinde ise, eğitim sorumlusuna idari sorumluluk görevi verilebileceğinin düzenlendiği, eğitim işi ile idari işleyişin birbirinden farklı olduğu, farklı kişilerce yürütülmesi gerektiği, Kanun'daki düzenlemenin de bu yönde olduğu; 11. maddenin 4. fıkrası yönünden, Sağlık Bakanlığının birlikte kullanım ve işbirliğine dair çıkarmış olduğu, 18/02/2011, 03/05/2014 ve 16/06/2016 tarihli Yönetmeliklerinde üniversitelerin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden pay ayrılacağı hususunda birbirine paralel hükümler yer almışken 16/06/2017 tarihli Yönetmelikte üniversitelerin bilimsel araştırma proje payı ile ilgili düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan 16/06/2017 tarihli Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına açtıkları davanın derdest olduğu, dava konusu 04/03/2020 tarihli Yönetmelik hükmünde de bilimsel araştırma projeleri payına yer verilmediği, oysa 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesinin (b) bendinde döner sermaye gelirlerinin bir kısmının bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için kullanılacağının düzenlendiği, önceki düzenlemelerin bu Kanuna uygun olduğu, dava konusu düzenlemenin ise bu üst hukuk normuna aykırı olduğu, Yönetmeliğin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınmadan düzenlendiği, Yönetmelik hazırlanırken Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına Yönetmelik taslağının gönderildiği, taslağa bilimsel araştırma payına ilişkin düzenleme bulunmaması sebebiyle uygun görüş verilmediği, Sağlık Bakanlığının dava konusu düzenlemeyi tek yanlı tasarrufu ile yayımladığı, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin, sundukları sağlık hizmeti bakımından 5510 sayılı Kanun’un 72. maddesinin uygulanmasında sağlık uygulama ve araştırma merkezi statüsünde olduğu, buna rağmen üniversite bütçesine kurumsal olarak herhangi bir pay ayrılmadığı, bunun adil olmadığı, hukuka ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, üniversitenin unvanı kullanılarak döner sermaye gelirinde artış sağlandığı ve birlikte kullanılan sağlık tesisinde üniversite akademisyenleri tarafından da hizmet verildiği halde, üniversiteye bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için pay ayrılmamasının hakkaniyete de aykırı olacağı, dava konusu düzenleme ile kazanılmış hakların bertaraf edildiği, halen devam etmekte olan bilimsel araştırma projelerinin ve yapılması yıllık olarak planlanan bilimsel araştırmaların finansmanının meçhul bir hâl aldığı, üniversiteleri bilimsel araştırma yapamayacak hale getiren düzenlemenin, üniversitelerin ulusal ve uluslararası düzeyde başarı sıralamasında geriye gitmesi sonucunu doğuracağı, bunun milli menfaate de aykırı olduğu iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 4. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi, 8. maddenin 5. fıkrasının son iki cümlesi ve 10. maddenin 1. fıkrası ile 2. fıkrasının son cümlesi yönünden, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 5. fıkrasında, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dahil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği, dekanın, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendireceği, başhekimin aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılacağı, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin, Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletileceği ve tesisin, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceği yönünde düzenlemenin yer aldığı, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinde birlikte kullanılan sağlık tesisinde eğitimin tamamından sorumlu yani dekanın o kurumdaki temsilcisi olarak yapılacak görevlendirmenin düzenlenmiş olduğu, “birim/program” bazında düzenleme getirilmediği, birim bazında eğitim sorumluluğu hususundaki düzenlemenin aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer aldığı ve maddede “eğitim ve araştırma hastanelerinde eğitim görevlilerinden biri hastane yöneticisi tarafından bir yıllık süre için ilgili birimin eğitim sorumlusu olarak görevlendirilir, idarî sorumlusu ise aynı süreyle ilgili daldaki uzmanlar arasından seçilir. Birimin eğitim sorumlusuna idarî sorumluluk görevi de verilebilir.” hükmüne yer verildiği, anılan Kanun hükümlerine uygun olarak dava konusu Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “Eğitim sorumlusu: Tıpta ve Diş Hekimliğinde ilgili programdaki lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu olan her bir klinik/laboratuvar için dekanın görüşü alınarak Başhekim tarafından bir yıllık süreyle görevlendirilen öğretim üyesini veya eğitim görevlisini”, “Kurum Eğitim Sorumlusu: Tıpta ve Diş Hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu, başhekimin görüşü alınarak dekan tarafından görevlendirilen öğretim üyesini”, “İdari sorumlu: İlgili klinik/laboratuvarda sunulan sağlık hizmetinin yirmi dört saat esasına göre kesintisiz olarak yürütülmesinden sorumlu, başhekim tarafından görevlendirilen en az uzman hekim unvanlı hekimi” ifade eder şekilde tanımlama yapıldığı, Yönetmeliğin “Eğitim hizmetleri” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, “Tıp ve diş hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitimleri, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde dekanın yetki ve sorumluluğunda yürütülür. Dekan ve başhekim eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerini aksatmayacak şekilde işbirliği içinde çalışarak gerekli tedbirlerin alınmasından ve planlamaların yapılmasından sorumludur.” hükmüne, aynı maddenin 5. fıkrasında da, “Eğitim hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi için Dekan, başhekim görüşünü alarak varsa profesör yoksa doçent unvanlı öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa doktor öğretim üyesi veya eğitim görevlilerinden birini kurum eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Dekan veya kurum eğitim sorumlusu, yıllık lisans ve lisansüstü eğitim planlarını hazırlayarak performans hedeflerinde değerlendirilmek üzere başhekime sunar. Klinik derslere ilişkin zaman çizelgesi Başhekimce planlanır.” hükmüne yer verildiği, böylece eğitimde dekanın yetki ve sorumluluğunun vurgulandığı ve yine dekanın başhekimin görüşünü alarak sağlık tesisinin eğitiminden sorumlu olarak kurum eğitim sorumlusu görevlendirileceğinin açıkça belirtildiği, Yönetmeliğin 10. maddesinde ise, eğitim sorumlusunun, her bir klinik/laboratuvar bazında, ilgili programdaki lisans ve tıpta uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden dekana karşı sorumlu olduğu; idari sorumlunun ise, uzmanlık eğitimi programı yürütülen klinikte sunulan sağlık hizmetinin yirmi dört saat esasına göre kesintisiz olarak yürütülmesi, verimlilik ölçütlerinin gerektirdiği idari önlemlerin alınması, mevcut kaynakların müşterek ve verimli bir şekilde kullanılması ile diğer birimler ile hastane yönetimiyle olan ilişkileri yürütmekle görevli olduğu; eğitim sorumlusuna aynı zamanda idari sorumluluk görevi de verilebileceği düzenlemesine yer verildiği, dolayısıyla, iptali talep olunan Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan eğitim sorumlusu ile Yönetmeliğin 8. maddesinde düzenlenen kurum eğitim sorumlusu kavramlarının, uzmanlık eğitimlerinin birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde kurum ve birim bazında yapılmasına göre ayrım göstermekte olduğu, eğitim hizmetlerinin yerine getirilmesinden genel olarak dekanın yetkili ve sorumlu olduğu, bunun yanı sıra birlikte kullanım ve işbirliği mevzuatına göre, başhekimin, sağlık tesisindeki her türlü sağlık ve destek hizmeti ile üniversite personelinin sağlık hizmeti sunumu da dâhil olmak üzere eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan ve verimli şekilde yürütülmesi için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya yetkili olduğu, bu konuda dekan ile işbirliği içinde çalıştığı nazara alındığında, sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülebilmesi ve bu hizmetlerin üniversite ve Bakanlık personeli dâhil olmak üzere başhekimin yetki ve sorumluluğunda yürütülüyor olması sebebiyle, kurum eğitim sorumlusunun dekan tarafından; klinikte yürütülen uzmanlık eğitimi programlarının planlaması, yürütülmesi ve denetiminden sorumlu olan eğitim sorumlusu ve idari işleyişten sorumlu idari sorumlunun ise başhekim tarafından görevlendirilmesine ilişkin Yönetmeliğin 8. ve 10. maddelerinin verdiği yetkinin, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesine uygun olduğu, belirtilen nedenlerle, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesi uyarınca üniversite açısından sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılan ve üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekimin, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığının tabi olduğu mevzuat uyarınca işletilmesinden de sorumlu olduğu cihetle, eğitim sorumlusu ve idari sorumlu görevlendirmelerini yapmaya yetkili olmasında ve de klinik derslere ilişkin zaman çizelgesi planlamasında, 3359 sayılı Kanun’a aykırı ve iptalini gerektirici bir yön bulunmadığı; 7. maddenin 2. fıkrası yönünden, düzenlemenin dayanak 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 3. fıkrası hükmüne uygun olarak yapıldığı, il sağlık müdürlerinin Bakanlık taşra teşkilatının üst düzey yöneticisi olduğu, Bakanlığın il düzeyindeki hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesinden sorumlu olduğu, dolayısıyla, bahse konu komisyonun il sağlık müdürü başkanlığında olmasının bu yapılanmanın doğal sonucu olduğu; 11. maddenin 4. fıkrası yönünden, birlikte kullanılacak sağlık tesisinin yönetiminin ve yönetim mevzuatının ne olacağının, görev yapacak personele yapılacak ek ödemeler ve usulü ile dayanacağı mevzuatın Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde belirlendiği, buna göre, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesaplarının, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirildiği, madde metninde belirtilenler haricinde, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden, üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için belirli bir oranda pay ayrılacağı yolunda Kanun’da bir hüküm bulunmadığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesinde yer alan, yükseköğretim kurumlarının döner sermaye işletmelerinin, döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın en az yüzde 5’inin, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel projelerin finansmanı için kullanılacağı yolundaki düzenlemeye yapılan bir atıf da bulunmadığı, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin son fıkrasında, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelerin Hazine ve Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenleneceği hususunda yetki verildiği, bu yetki ile Yönetmeliğe bırakılan alanın sınırlı olduğu, dava konusu Yönetmelikte, dayanak Kanun ile belirlenen sınırın aşılmasının mümkün bulunmadığı, nitekim, Yükseköğretim Kurulu tarafından Yönetmelik taslağına eklenmesi istenilen “üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve” ifadesinin eklendiği ancak, Sayıştay Başkanlığı tarafından, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin tüm hükümlerin taslaktan çıkarılmasının uygun olacağı görüşünün bildirildiği, 17/02/2006 tarihli ve 26083 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca, Bakanlıklar ile Sayıştayın denetimine tabi diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca mali konularda düzenlenecek yönetmelik taslakları hakkında Sayıştay Başkanlığının görüşünün alınmasının zorunlu olduğu, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca da, mali hüküm içeren yönetmeliklerin yürürlüğe konulabilmesi için Sayıştay’ın istişari görüşünün alınmasının kanuni bir zorunluluk olduğu, Anayasa'nın 160. maddesi gereğince yürütmenin, kendini mali konularda yasama adına denetlemekle görevlendirmiş bir organının, önceden alınacak istişari görüşüne bağlı tutulduğu bir durumda, verilen görüşe aykırı vaziyet almasının beklenemeyeceği, dava konusu düzenlemede eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile 11. maddesinin 4. fıkrasının (üniversitelerin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için ayrılan paya ilişkin düzenlemeye yer verilmemesi sebebiyle) iptaline, diğer düzenlemeleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının, 8. maddesinin 5. fıkrasının son iki cümlesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasının son cümlesinin, 11. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun -dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle- ek 9. maddesinde; "(Değişik birinci cümle: 20/8/2016-6745/39 md.) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir. Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar. Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir. (Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabilir. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle, ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, yürütülecek hizmetlere ilişkin en fazla üç yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilir. Bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir. Süresi biten sözleşmeler yenilenebilir. Sözleşme bitim tarihinden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar. (Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezlerinin uygulamaları üniversiteler tarafından işletilen hastanelerde ve sağlık tesislerinde veyahut üniversitelerin birlikte kullanım protokolü imzaladığı hastanelerde veya sağlık tesislerinde yapılabilir. Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. (Ek cümleler: 20/8/2016-6745/39 md.) Dekan, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Başhekim aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılır. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/44 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz. (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir. Ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçlar, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanır. (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dâhil tüm personel; ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlüdür. Bu şekilde nöbet tutan öğretim üyelerine de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde ve eğitim görevlisi için belirlenmiş olan gösterge rakamı üzerinden nöbet ücreti ödenir. (Değişik fıkra: 2/1/2014-6514/44 md.) 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır. Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür. Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir. (Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimleri arasında, döner sermayeleri ayrı olmak suretiyle sağlık hizmeti sunumu, eğitim, araştırma, halk sağlığını geliştirme ve kurumların diğer faaliyet alanlarında işbirliği yapılabilir. İşbirliği protokolleri, üniversitenin ve ilgisine göre Bakanlık birimleri veya bağlı kuruluşlarının teklifi üzerine, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak vali ile rektör arasında imzalanır. Üniversitenin sağlık bilimleri alanında faaliyet gösteren birimlerinde görev yapan öğretim elemanlarından işbirliği kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşları sağlık tesislerinde ya da Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden üniversitede çalıştırılacaklar, karşılıklı mutabakat ile protokol eki liste ile belirlenir. (Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 20/08/2016 tarih ve 6745 sayılı Kanun ile değişik son fıkrasında; birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususların Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır. 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin hazırlanması aşamasında; Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Yönetmelik taslağı hakkında 06/08/2019 tarih ve E.3119 sayılı işlem ile Yükseköğretim Kurulundan görüş istenilmiştir. Yükseköğretim Kurulu yaptığı değerlendirmeler üzerine taslak hakkında görüş vermiş ve verdiği görüş Sağlık Bakanlığı tarafından tetkik edilerek, taslak ... tarih ve E... sayılı işlemle yeniden Yükseköğretim Kuruluna gönderilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen teklif ve öneriler sonucu Yönetmelik taslağı üzerinde yeniden düzenleme yapılarak taslak, ... tarih ve E... sayılı işlem ile Yükseköğretim Kuruluna gönderilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun 13/02/2020 tarih ve 35102 sayılı işlemi ile Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiği belirtilmiştir. Devam eden süreçte, Sağlık Bakanlığı tarafından, Yükseköğretim Kurulunun eklenmesini istediği "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesi Yönetmelik taslağına eklenerek, taslak Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı inceleme sonucu, taslağa ilave edilecek bir hususun bulunmadığını belirterek, ... tarih ve E... sayılı işlemle taslağı Sağlık Bakanlığına göndermiştir. Davaya konu Yönetmeliğin mali hususlar ihtiva etmesi nedeniyle değerlendirme yapılması amacıyla ... tarih ve ... sayılı işlemle taslak Sayıştaya da gönderilmiştir. Sayıştay ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Sayıştay Daireler Kurulunun ... tarih ve .. sayılı kararı ile birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin tüm hükümlerin taslaktan çıkarılmasının uygun olacağı ve Yönetmeliğin 11. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinin, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 8. fıkrasıyla uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlenmesinin uygun olacağı, görüşünü bildirmiştir. Sağlık Bakanlığı tarafından, Sayıştayın görüşü dikkate alınarak, taslağın 11. maddesinin 4. fıkrasına Yükseköğretim Kurulunun görüşü doğrultusunda eklenen "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesi taslaktan çıkarılmıştır. Yönetmelik taslağı, Sayıştay kararında değiştirilmesi önerilen hususlarda düzenleme yapılarak ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşleri eklenerek, Cumhurbaşkanlığına gönderilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (e ) bendi uyarınca; Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan mevzuat taslaklarını; Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı Programına uygunluğu açısından incelemekle görevli olan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünce, yapılan değerlendirmeler sonucu mevcut haliyle Yönetmeliğin yayımlanmasına karar verilmiştir. Anayasanın 123. maddesinde yer alan; idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu, kanunla düzenlenmesi gerektiği yönündeki Anayasanın amir hükmünden hareketle, idari teşkilat içerisindeki yapılar birbirinden ayrı olarak yapılandırılmışsa da, kuruluş ve görevleri bakımından birbirinden tamamen bağımsız olduğu düşünülemez. İdari teşkilatı oluşturan yapılar gerek kuruluşları gerek görevleri yönüyle bütünlük arzetmektedir. Görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken, eşgüdüm içerisinde hareket etmek zorundadırlar. İdarenin, bu eşgüdüm içerisinde, kamu yararını sağlayabilmesi, kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli olarak yerine getirilmesi ile mümkündür. Kamu hizmetinin sürekli ve düzenli olma ilkesini ihlal eden idari işlemler ise hukuka aykırıdır. Sonuçta, kamu hizmetinin yürütülmesinde, idarenin kanundan aldığı yetkiyi, kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. Öte yandan, idare hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen düzenleyici işlemler, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır. İdare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi gereği, uygulamada birliğin ve öngörülebilirliğin sağlanması amacıyla birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi zorunludur. Genel anlamda sağlık hizmetlerinin, özel olarak birlikte kullanım ve işbirliği kapsamındaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesi için gerekli olan düzenleyici işlemlerin tesis edilmesi, kamu hizmetinin sürekli ve düzenli olması ilkesinin sonucudur. Diğer bir ifade ile, hazırlanacak Yönetmelikle, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esasların belirlemesi, birlikte kullanım ve işbirliğinin sağlanması ve yürütülmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Aksi durumda, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan belirlilik ve idari istikrar ilkesi, birlikte kullanım ve işbirliğinin yürütülmesi bakımından sağlanamayacaktır. Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ''Taslak hazırlamada uyulacak ilkeler'' başlığını taşıyan 4. maddesinde, taslaklar hazırlanırken uyulacak ilkeler belirtilmiş olup, maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde; taslakların üst hukuk normlarına aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır. İdarenin yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken egemen olan ilkeler ve mevzuat hazırlamaya ilişkin usul ve esaslar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi gereği, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususları belirlemek, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri arasındadır. Sağlık Bakanlığının, bu görev ve yetkisini kullanırken, Hazine ve Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünü alması şekil unsuru olarak zorunludur. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi ile Sağlık Bakanlığına verilen yönetmelik hazırlama ve Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kuruluna verilen uygun görüş verme yetkisinin, ''kanuni idare'' ilkesi uyarınca usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığının yargısal olarak denetlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Kanunlarda, idari işlem tesis edilmeden önce, bir başka makamın uygun görüşünün alınmasının kurala bağlamış olması durumunda, uygun görüş alınması zorunlu olmakla birlikte, bu makamın, normlar hiyerarşisine aykırı olan görüşünün kabul edilerek, düzenleyici işlem ihdasının mümkün olmaması, bunun tıkanıklığa yol açacak olması ve bu tıkanıklığı çözecek idari bir mekanizmanın bulunmaması nedeniyle, bu hususun yargısal denetim sırasında, re'sen araştırma ilkesi uyarınca değerlendirileceği tabidir. Bu bakımdan, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davaya konu Yönetmeliğin ihdas edilmesinde, Sağlık Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Yükseköğretim Kuruluna tanınan görev ve yetkilerin, üst hukuk normlarına ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının ortaya konulması gerekmektedir. 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi gereği birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Sağlık Bakanlığının mevzuatı uyarınca işletilecektir. Birlikte kullanılacak sağlık tesislerinin döner sermaye bütçesinden, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için pay ayrılabileceği konusunda, 3359 sayılı Kanun'da ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da düzenleme yapılmamıştır. 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca işletilen üniversite döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılabilecek bir pay niteliğinde olan üniversite bilimsel araştırma projeleri finansman payının, Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletilen döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılmasının yasal dayanağı bulunmadığından, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projelerinin finansman payı ayrılamayacaktır. Davaya konu Yönetmeliğin yukarıda aktarılan hazırlık aşamasında, Yükseköğretim Kurulundan uygun görüş almak için yürütülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Yükseköğretim Kurulunun 13/02/2020 tarih ve 35102 sayılı işlem ile Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiğini belirterek, Yönetmeliğe uygun görüş vermemesi, sebep unsuru yönünden dayanak kanuna ve üst hukuk normlarına aykırıdır. Öte yandan; Yükseköğretim Kurulunun, Yönetmeliğe uygun görüş vermemekte dayandığı ve yukarıda aktarılan gerekçe ile hukuka aykırı olduğu anlaşılan sebebin, Yönetmeliğin sadece 11. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin olduğu görülmektedir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 5. fıkrasında; birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği; dekanın, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendireceği kurala bağlanmıştır. Yönetmeliğin ''Tanımlar'' başlığını taşıyan 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; eğitim sorumlusunun, tıpta ve diş hekimliğinde ilgili programdaki lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu olan her bir klinik/laboratuvar için dekanın görüşü alınarak Başhekim tarafından bir yıllık süreyle görevlendirilen öğretim üyesini veya eğitim görevlisini, ifade ettiği kuralı yer almıştır. Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususların Hazine ve Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünün alınması suretiyle belirlenmesi konusunda Sağlık Bakanlığı yetkili kılınmışsa da, ''kanuni idare'' ilkesi ve normlar hiyerarşisi uyarınca bu yetkinin, dayanak 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na uygun olarak kullanılması zorunludur. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 5. fıkrası uyarınca; dekanın, hastane yöneticisinin görüşünü alarak eğitim sorumlusunu görevlendireceği açıktır. Buna karşın; Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; eğitim sorumlusunun, tıpta ve diş hekimliğinde ilgili programdaki lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu olan her bir klinik/laboratuvar için dekanın görüşü alınarak Başhekim tarafından görevlendirileceği belirtilmiştir. Bu itibarla; Yönetmeliğin davaya konu 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile eğitim sorumlusunun görevlendirilmesi konusunda, dayanak norm olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi ile belirlenen usulün değiştirilmesi ve yeni bir usulün öngörülmesi, kanuni idare ilkesine ve normlar hiyerarşisine aykırılık oluşturduğundan 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin; 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali, diğer maddeler yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 7. maddesinin 2. fıkrasının, 8. maddesinin 5. fıkrasının son iki cümlesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasının son cümlesinin, 11. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun -dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle- ek 9. maddesinde; "(Değişik birinci cümle: 20/8/2016-6745/39 md.) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir. Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar. Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir. (Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabilir. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle, ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, yürütülecek hizmetlere ilişkin en fazla üç yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilir. Bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir. Süresi biten sözleşmeler yenilenebilir. Sözleşme bitim tarihinden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar. (Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezlerinin uygulamaları üniversiteler tarafından işletilen hastanelerde ve sağlık tesislerinde veyahut üniversitelerin birlikte kullanım protokolü imzaladığı hastanelerde veya sağlık tesislerinde yapılabilir. Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. (Ek cümleler: 20/8/2016-6745/39 md.) Dekan, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Başhekim aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılır. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/44 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz. (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir. Ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçlar, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanır. (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dâhil tüm personel; ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlüdür. Bu şekilde nöbet tutan öğretim üyelerine de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde ve eğitim görevlisi için belirlenmiş olan gösterge rakamı üzerinden nöbet ücreti ödenir. (Değişik fıkra: 2/1/2014-6514/44 md.) 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır. Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür. Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir. (Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimleri arasında, döner sermayeleri ayrı olmak suretiyle sağlık hizmeti sunumu, eğitim, araştırma, halk sağlığını geliştirme ve kurumların diğer faaliyet alanlarında işbirliği yapılabilir. İşbirliği protokolleri, üniversitenin ve ilgisine göre Bakanlık birimleri veya bağlı kuruluşlarının teklifi üzerine, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak vali ile rektör arasında imzalanır. Üniversitenin sağlık bilimleri alanında faaliyet gösteren birimlerinde görev yapan öğretim elemanlarından işbirliği kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşları sağlık tesislerinde ya da Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden üniversitede çalıştırılacaklar, karşılıklı mutabakat ile protokol eki liste ile belirlenir. (Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu Yönetmeliğin Yükseköğretim Kurulu ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Mülga Maliye Bakanlığının) uygun görüşü bakımından incelenmesi: İdari işlemin tesisi sırasında mevzuatın bir takım ön işlemler veya belirli bir merciin görüşlerinin alınmasını öngördüğü haller bulunabilir. İşte bu ön işlemlerin, bir başka ifadeyle hazırlayıcı işlemlerin yapılmamış olması, idari işlemi hukuka aykırı kılmaktadır. İdare Hukukunda "usul", idari işlemin tesisinde izlenen yol demektir. Dava konusu Yönetmeliğin çıkarılmasında izlenecek yol da; 3359 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinin son fıkrasında belirlenmiş ve "Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmek sûretiyle Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak olan Yönetmelik için, Yükseköğretim Kurulunun ve Maliye Bakanlığı'nın uygun görüşünü alma şartı getirilmiştir. Bu bağlamda, uygun görüş, alınması ve uyulması zorunlu olan görüştür. Uygun görüş danışmasında görüşün alınmaması ve görüşe uyulmaması bir asli usul sakatlığıdır. Uygun görüşün yokluğu kamu düzenine ilişkin bir sorundur; hâkim tarafından resen dikkate alınır. Bu kurala uyulmaması, yapılan asıl işlemin sakatlığı ve iptal edilmesi sonucunu doğurur (Kemal Gözler, İdare Hukuku, İkinci Baskı, I.Cilt, Bursa 2009, s.862-863). Buna göre 3359 sayılı Kanun, Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Yönetmelik çıkarılmasını zorunlu kılmıştır. Müşterek Kurulun ... tarih ve E:... sayılı ara kararı ile, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığından (Mülga Maliye Bakanlığından) her bir madde için ayrı ayrı açıklama yapılmak suretiyle, dava konusu Yönetmeliğe uygun görüş verilip verilmediği sorulmuş, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığından Yönetmeliğin hazırlık aşamasına ilişkin evrâk istenmiştir. Ara kararına cevaben gönderilen evrâktan, söz konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrası hariç olmak üzere, dava konusu maddelerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygun görüş verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Yönetmeliğin, 11. maddesinin 4. fıkrası hariç olmak üzere, şekil unsuru yönünden hukuka uygun olduğu görülmektedir. Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesine gelince; Dava konusu Yönetmeliğin hazırlık aşamasında, Sağlık Bakanlığınca ... tarih ve E... sayılı işlem ile Yükseköğretim Kurulundan görüş istenilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun verdiği görüş Sağlık Bakanlığı tarafından tetkik edilerek, taslak ... tarih ve E... sayılı işlemle yeniden Yükseköğretim Kuruluna gönderilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen teklif ve öneriler sonucu son düzenlemeler yapılarak ... tarih ve E... sayılı işlem ile taslak tekrar Yükseköğretim Kuruluna gönderilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun 13/02/2020 tarih ve 35102 sayılı işlemi ile Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiği belirtilmiştir. Bunun üzerine, Sağlık Bakanlığı tarafından, Yükseköğretim Kurulunun eklenmesini istediği "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesi Yönetmelik taslağına eklenerek, taslak Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı inceleme sonucu ilave edilecek bir hususun bulunmadığını belirterek, ... tarih ve E... sayılı işlemle taslağı Sağlık Bakanlığına göndermiştir. Davalı idare, taslağı mali hususlar içermesi sebebiyle, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 27. maddesinin 4. fıkrası ile Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, 19/02/2020 tarih ve 316 sayılı işlemle Sayıştay Başkanlığına göndermiştir. Sayıştay Daireler Kurulunun 19/02/2020 tarih ve 1643/6 sayılı kararı ile, "Birlikte kullanılacak sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için pay ayrılabileceği hususunun ne 3359 sayılı Kanun'da ne de 209 sayılı Kanun'da düzenlendiği, bu nedenle, 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca işletilen döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılabilecek bir pay niteliğinde olan üniversite bilimsel araştırma projeleri finansman payının, Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletilen döner sermaye işletmeleri gelirleri üzerinden ayrılması uygulamasının yasal dayanağı bulunmadığından, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin tüm hükümlerin taslaktan çıkarılmasının uygun olacağı" görüşü bildirilmiştir. Bunun üzerine, Sağlık Bakanlığı tarafından, taslağa Yükseköğretim Kurulunun görüşü doğrultusunda eklenen "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesi, Sayıştayın görüşü dikkate alınarak taslaktan çıkarılmış ve Yönetmelik metni bu haliyle, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünce 04/03/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Yukarıda ayrıntısına yer verilen hazırlık sürecinden, "birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin" hükmün taslak metninden çıkarılmasından sonra uygun görüş alınmak üzere taslağın tekrar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilmediği ve Yönetmeliğin bu haliyle yayımlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasında, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintilerin döner sermaye gelirlerinden ayrılacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmemesinde, Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünün alınmamış olması sebebiyle şekil unsuru yönünden üst hukuk normuna ve hukuka uygunluk görülmemiştir. Öte yandan; yukarıda aktarıldığı üzere, dava konusu diğer maddelere Yükseköğretim Kurulu ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygun görüş verildiği, Yükseköğretim Kurulunun, Yönetmeliğe uygun görüş vermemekte dayandığı ve yukarıda aktarılan gerekçe ile hukuka aykırı olduğu anlaşılan sebebin, Yönetmeliğin sadece 11. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin olduğu, Yönetmeliğin tamamına teşmil edilemeyeceği açıktır. Bu nedenlerle, Yönetmeliğin -11. maddesinin 4. fıkrası hariç- dava konusu edilen maddelerinin diğer unsurlar yönünden hukuka uygunluk denetimine geçilmiştir. 1) Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin incelenmesi : 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 5. fıkrasında, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği; dekanın, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendireceği kurala bağlanmıştır. Yönetmeliğin ''Tanımlar'' başlığını taşıyan 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, eğitim sorumlusunun, tıpta ve diş hekimliğinde ilgili programdaki lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu olan her bir klinik/laboratuvar için dekanın görüşü alınarak Başhekim tarafından bir yıllık süreyle görevlendirilen öğretim üyesini veya eğitim görevlisini; aynı fıkranın (ı) bendinde, kurum eğitim sorumlusunun, Tıpta ve Diş Hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu, başhekimin görüşü alınarak dekan tarafından görevlendirilen öğretim üyesini ifade ettiği kuralı yer almıştır. İdari işlemlerin bir sebebe dayalı olması idare hukukunun temel ilkelerindendir. İdari işlemin kanuna uygunluğunun ve dayanağının değerlendirilmesi, idarenin saydamlığı, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktasında büyük öneme sahiptir. ''Kanuni idare ilkesi" uyarınca kanunla verilen yetkinin usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığının yargısal olarak denetlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. İdare hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen düzenleyici işlemler, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır. İdare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır. "Kanuni idare ilkesi" ve "normlar hiyerarşisi" uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinin bir kanuna dayanması, bu eylem ve işlemlerinin kanuna aykırı olmaması, idarenin kanun ile kendisine verilen yetkiyi kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususların Hazine ve Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünün alınması suretiyle belirlenmesi konusunda Sağlık Bakanlığı yetkili kılınmışsa da, ''kanuni idare ilkesi" ve "normlar hiyerarşisi" uyarınca bu yetkinin, dayanak 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na uygun olarak kullanılması zorunludur. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 5. fıkrası uyarınca; dekanın, hastane yöneticisinin (Başhekimin) görüşünü alarak eğitim sorumlusunu görevlendireceği açıktır. Buna karşın, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, eğitim sorumlusunun, tıpta ve diş hekimliğinde ilgili programdaki lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu olan her bir klinik/laboratuvar için dekanın görüşü alınarak Başhekim tarafından görevlendirileceği belirtilmiştir. Bu itibarla; Yönetmeliğin davaya konu 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile eğitim sorumlusunun görevlendirilmesi konusunda, dayanak norm olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi ile belirlenen usulün değiştirilmesi ve yeni bir usulün öngörülmesi, kanuni idare ilkesine ve normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil etmektedir. 2) Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi : Dava konusu Yönetmeliğin "Protokolün imzalanması, feshi ve diğer uygulama esasları" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Birlikte kullanım protokolü imzalanacak sağlık tesisinin insan gücü ve diğer tüm kaynakları hakkında, hastanenin bulunduğu İl’in İl Sağlık Müdürünün başkanlığında, Başhekim ve Dekandan oluşan komisyon tarafından ön değerlendirme raporu hazırlanır. Ön değerlendirme raporu, protokol imzalanacak sağlık tesisi için alınacak uygun görüş yazısı ekinde yer alır." kuralı düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 1. fıkrasında, "Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. Öte yandan, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, 25/08/2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 184. maddesi ile 663 sayılı -o tarihteki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 7. maddesinde yapılan değişiklikle "Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü" adıyla Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatının bir hizmet birimi haline getirilmiş, devamında da 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 354. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde aynı isimle Sağlık Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayılmıştır. Bu haliyle, birlikte kullanılacak sağlık tesisinin tüm kaynakları hakkında Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisini temsilen başhekim ve üniversitenin tıp ve/veya diş hekimliği fakültesini temsilen dekanın katılımıyla oluşturulacak komisyon tarafından bir ön değerlendirme yapılmasının, bu komisyonun çalışmalarının söz konusu tesisin bulunduğu ilde, Sağlık Bakanlığının üst düzey görevlisi olan il sağlık müdürünün başkanlığında yürütülmesinin, protokol öncesi hazırlık çalışmalarının ve birlikte kullanımın fizibilitesinin yapılmasının işin doğası ve hizmet gereği olduğu anlaşıldığından, anılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Nitekim, dava konusu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan 16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 08/05/2018 tarih ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 7. maddesinin 2. fıkrasında da aynı düzenleme yer almış olup, bu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulun 02/11/2022 tarihli ve E:2019/7247, K:2022/4911 sayılı kararıyla anılan fıkra yönünden davanın reddine karar verilmiş ve kararın bu kısmı, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 3) Yönetmeliğin 8. maddesinin 5. fıkrasının son iki cümlesinin incelenmesi : Dava konusu Yönetmeliğin "Eğitim hizmetleri" başlıklı 8. maddesinin 5. fıkrasında, "Eğitim hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi için Dekan, başhekim görüşünü alarak varsa profesör yoksa doçent unvanlı öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa doktor öğretim üyesi veya eğitim görevlilerinden birini kurum eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Dekan veya kurum eğitim sorumlusu, yıllık lisans ve lisansüstü eğitim planlarını hazırlayarak performans hedeflerinde değerlendirilmek üzere başhekime sunar. Klinik derslere ilişkin zaman çizelgesi Başhekimce planlanır." kuralı düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, "Kurum Eğitim Sorumlusu"nun, tıpta ve diş Hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu, başhekimin görüşü alınarak dekan tarafından görevlendirilen öğretim üyesini ifade ettiği belirtilmiştir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerinin birlikte sunulduğu tesisler olup, anılan hizmetlerin etkin ve verimli bir biçimde sunulabilmesi, işbirliği ve koordinasyon içinde hareket edilmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim, 3359 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesi uyarınca birlikte kullanılan sağlık tesisindeki bütün sağlık hizmetleri Başhekimin, bütün eğitim hizmetleri ise Dekanın yetki ve sorumluluğuna bırakılmış, dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında da, Başhekimin sağlık ve eğitim hizmetlerinin aksamadan verimli bir şekilde yürütülmesi için Dekan ile işbirliği içinde çalışarak mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya yetkili olduğu düzenlenmiş, anılan düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulun 28/02/2024 tarihli ve E:2020/3231, K:2024/391 sayılı kararıyla anılan fıkra yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre; dekan veya dekan tarafından görevlendirilen kurum eğitim sorumlusu tarafından hazırlanan yıllık lisans ve lisansüstü eğitim planlarının, sağlık tesisinin lisans ve lisanüstü programlarının yürütüldüğü birimlerinde uygulanacağı, anılan eğitimlerin ise bu birimlerde sunulan sağlık hizmetleriyle birlikte ve koordinasyon içinde yürütüleceği, Başhekimin eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamakla görevli olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda; eğitim planlarının hazırlanarak performans hedeflerinde değerlendirilmek üzere başhekime sunulması ile klinik derslere ilişkin zaman çizelgesinin sağlık tesisinin yönetiminden sorumlu başhekimce planlanmasında hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. 4) Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasının son cümlesinin incelenmesi : Dava konusu Yönetmeliğin "Eğitim sorumlusu ve idari sorumlunun görev ve yetkileri" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Eğitim sorumlusu, müfredata uygun olarak ilgili mevzuat çerçevesinde tıpta ve diş hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden dekana karşı sorumludur. Birden fazla Üniversite ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bütün klinik/laboratuvarlarında ilgili çekirdek eğitim müfredatına uygun tek bir program uygulanır. (2) İlgili klinik ve laboratuvarda sunulan sağlık hizmetinin yirmi dört saat esasına göre kesintisiz olarak yürütülmesi ve verimlilik ölçütlerinin gerektirdiği yönetsel önlemlerin alınması, mevcut kaynakların müşterek ve verimli bir şekilde kullanılması ile diğer birimler ve hastane yönetimiyle olan ilişkileri yürütmekle görevli olmak üzere bir idari sorumlu görevlendirilir. İdari sorumlu, bu görevlerin yürütülmesinden başhekime karşı sorumludur. Eğitim sorumlusuna aynı zamanda idari sorumluluk görevi de verilebilir. " kuralı yer almıştır. 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 5. fıkrasında, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği; dekanın, hastane yöneticisinin (Başhekimin) görüşünü de alarak bir eğitim sorumlusu görevlendireceği açıkça düzenlenmiştir. Öncelikle, birlikte kullanımdaki tesislerde tıpta ve diş hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden sorumlu olan eğitim sorumlusunun dekana karşı sorumlu olması; dayanak Kanun maddesinin, tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda olduğu yönündeki açık hükmünün bir gereğidir. Ayrıca, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında birlikte kullanılacak sağlık tesisinde, sağlık hizmeti sunumu ile eğitim, araştırma ve uygulama hizmetlerinin bir arada yürütüldüğü ve bir sağlık tesisi üzerinden birden fazla üniversite ile birlikte kullanıma geçilebildiği dikkate alındığında, birden fazla üniversite ile birlikte kullanımdaki sağlık tesisindeki tüm klinik ve laboratuvarlarda ilgili çekirdek eğitim müfredatına uygun tek bir program uygulanmasının, söz konusu sağlık tesisindeki eğitim hizmetlerini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olmadığı, anılan düzenlemenin, eğitimde yeknesaklığın sağlanması suretiyle sunulacak tüm hizmetlerin etkili ve verimli şekilde yürütülmesi ve mevcut kaynakların müşterek ve verimli bir şekilde kullanılması amacına; eğitim sorumlusuna aynı zamanda idari sorumluluk görevi de verilebilmesinin ise, birlikte kullanılan tesisteki sağlık hizmetinin yirmi dört saat esasına göre kesintisiz olarak yürütülmesi ve verimlilik ölçütlerinin gerektirdiği yönetsel önlemlerin alınması amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu düzenlemelerde, hukuka, birlikte kullanım sisteminin amacına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır. 5) Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesi : Dava konusu Yönetmeliğin "Mali hususlar" başlıklı 11. maddesinin 4. fıkrasında, "Birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden; ilgili mevzuatı gereğince Hazine payı, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi gereğince ayrılacak pay ile Bakanlık merkez payı ayrılır. Kalan miktar, 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen oranları geçmeyecek şekilde Ek Ödeme Yönetmeliği hükümlerine göre personele ek ödeme olarak dağıtılır." kuralı düzenlenmiştir. Yukarıda "Dava konusu Yönetmeliğin, Yükseköğretim Kurulu ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Mülga Maliye Bakanlığının) uygun görüşü bakımından incelenmesi" başlığı altında yer verilen açıklamalar doğrultusunda, dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasında, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintilerin döner sermaye gelirlerinden ayrılacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmemesinde, Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünün alınmamış olması sebebiyle şekil unsuru yönünden üst hukuk normuna ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, anılan fıkranın diğer unsurlar yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin esas yönünden; 11. maddesinin 4. fıkrasının “ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler” ibaresine yer verilmemesi nedeniyle şekil unsuru yönünden İPTALİNE, 2. Yönetmeliğin diğer maddeleri yönünden DAVANIN REDDİNE, 3. Dava kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL duruşmasız vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya, ... TL duruşmasız vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya ve davaya katılma istemleri daha önce reddedilen Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına, Ordu Üniversitesi Rektörlüğüne, Sakarya Üniversitesi Rektörlüğüne, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlüğüne ve Aksaray Üniversitesi Rektörlüğüne iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/02/2024 tarihinde, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ve 11. maddesinin 4. fıkrası yönünden oy çokluğuyla, diğer düzenlemeleri yönünden oy birliğiyle karar verildi. (X) - KARŞI OY : Dava konusu Yönetmeliğin ''Tanımlar'' başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Eğitim sorumlusu"nun, tıpta ve diş hekimliğinde ilgili programdaki lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu olan her bir klinik/laboratuvar için dekanın görüşü alınarak Başhekim tarafından bir yıllık süreyle görevlendirilen öğretim üyesini veya eğitim görevlisini ifade ettiği belirtilmiş; "Eğitim sorumlusu ve idari sorumlunun görev ve yetkileri" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında da, eğitim sorumlusunun, müfredata uygun olarak ilgili mevzuat çerçevesinde tıpta ve diş hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden dekana karşı sorumlu olduğu kuralına yer verilmiştir. Her ne kadar, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 5. fıkrasında, dekanın, eğitim sorumlusunu hastane yöneticisinin görüşünü alarak görevlendireceği kurala bağlanmış, dava konusu 4. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde, eğitim sorumlusunun başhekim tarafından dekanın görüşü alınarak görevlendirileceği düzenlenmiş ise de, eğitim sorumlusunun görevlendirilmesinde dekanın görüşünün alınması ve nihayetinde görevini yerine getirirken (birlikte kullanımdaki sağlık tesislerindeki tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri yönünden yetkili ve sorumlu bulunan) fakülte dekanına karşı sorumlu olması göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri ile üst normlara aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) - KARŞI OY : Anayasanın 123. maddesinde yer alan; idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu, kanunla düzenlenmesi gerektiği yönündeki Anayasanın amir hükmünden hareketle, idari teşkilat içerisindeki yapılar birbirinden ayrı olarak yapılandırılmışsa da, kuruluş ve görevleri bakımından birbirinden tamamen bağımsız olduğu düşünülemez. İdari teşkilatı oluşturan yapılar gerek kuruluşları gerek görevleri yönüyle bütünlük arzetmektedir. Görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken, eşgüdüm içerisinde hareket etmek zorundadırlar. İdarenin, bu eşgüdüm içerisinde, kamu yararını sağlayabilmesi, kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli olarak yerine getirilmesi ile mümkündür. Kamu hizmetinin sürekli ve düzenli olma ilkesini ihlal eden idari işlemler ise hukuka aykırıdır. Sonuçta, kamu hizmetinin yürütülmesinde, idarenin kanundan aldığı yetkiyi, kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. Öte yandan, idare hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen düzenleyici işlemler, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır. İdare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi gereği, uygulamada birliğin ve öngörülebilirliğin sağlanması amacıyla birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi zorunludur. Genel anlamda sağlık hizmetlerinin, özel olarak birlikte kullanım ve işbirliği kapsamındaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesi için gerekli olan düzenleyici işlemlerin tesis edilmesi, kamu hizmetinin sürekli ve düzenli olması ilkesinin sonucudur. Diğer bir ifade ile, hazırlanacak Yönetmelikle, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esasların belirlemesi, birlikte kullanım ve işbirliğinin sağlanması ve yürütülmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Aksi durumda, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan belirlilik ve idari istikrar ilkesi, birlikte kullanım ve işbirliğinin yürütülmesi bakımından sağlanamayacaktır. Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ''Taslak hazırlamada uyulacak ilkeler'' başlığını taşıyan 4. maddesinde, taslaklar hazırlanırken uyulacak ilkeler belirtilmiş olup, maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde; taslakların üst hukuk normlarına aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır. İdarenin yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken egemen olan ilkeler ve mevzuat hazırlamaya ilişkin usul ve esaslar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi gereği, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususları belirlemek, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri arasındadır. Sağlık Bakanlığının, bu görev ve yetkisini kullanırken, Hazine ve Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünü alması şekil unsuru olarak zorunludur. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi ile Sağlık Bakanlığına verilen yönetmelik hazırlama ve Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kuruluna verilen uygun görüş verme yetkisinin, ''kanuni idare ilkesi" uyarınca usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığının yargısal olarak denetlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Kanunlarda, idari işlem tesis edilmeden önce, bir başka makamın uygun görüşünün alınmasının kurala bağlamış olması durumunda, uygun görüş alınması zorunlu olmakla birlikte, bu makamın, normlar hiyerarşisine aykırı olan görüşünün kabul edilerek, düzenleyici işlem ihdasının mümkün olmaması, bunun tıkanıklığa yol açacak olması ve bu tıkanıklığı çözecek idari bir mekanizmanın bulunmaması nedeniyle, bu hususun yargısal denetim sırasında, re'sen araştırma ilkesi uyarınca değerlendirileceği tabidir. Bu bakımdan, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davaya konu Yönetmeliğin ihdas edilmesinde, Sağlık Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Yükseköğretim Kuruluna tanınan görev ve yetkilerin, üst hukuk normlarına ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının ortaya konulması gerekmektedir. 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi gereği birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Sağlık Bakanlığının mevzuatı uyarınca işletilecektir. Birlikte kullanılacak sağlık tesislerinin döner sermaye bütçesinden, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için pay ayrılabileceği konusunda, 3359 sayılı Kanun'da ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da düzenleme yapılmamıştır. 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca işletilen üniversite döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılabilecek bir pay niteliğinde olan üniversite bilimsel araştırma projeleri finansman payının, Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletilen döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılmasının yasal dayanağı bulunmadığından, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projelerinin finansman payı ayrılamayacaktır. Bu bağlamda, davaya konu Yönetmeliğin yukarıda aktarılan hazırlık aşamasında, Yükseköğretim Kurulundan uygun görüş almak için yürütülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Yükseköğretim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlem ile Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiğini belirterek, Yönetmeliğe uygun görüş vermemesi, sebep unsuru yönünden dayanak kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmektedir. Açıklanan nedenlerle, üst hukuk normlarına aykırı bulunan Yükseköğretim Kurulu görüşünün dikkate alınmaması suretiyle düzenlenen Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından bu fıkra yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.