Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5431 E. , 2024/6089 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5431 Karar No : 2024/6089 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI)... Plaza Yönetimi VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL(DAVACI YANINDA): 2- ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... 3- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek b…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5431 E. , 2024/6089 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5431 Karar No : 2024/6089 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI)... Plaza Yönetimi VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL(DAVACI YANINDA): 2- ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... 3- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz arasında kalan alanın fuzulen işgal edildiğinden bahisle 28/06/2016-28/10/2018 tarihleri arası için düzenlenen 1.602.619,25 TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasına taraflarca sunulan bilgi ve belgeler ile taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden davacının fuzuli şagil olduğu ve 892.279,59 TL ecrimisil bedelinin hesaplandığı, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 892.279,59-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 710.339,66-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 710.339,66 TL tutarlı kısmının iptaline, 892.279,59 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu taşınmazın belediye taşınmazı olmamasından dolayı buradan ecrimisil isteme hak ve yetkisinin olmadığı, tahakkuk işleminin her bir kat maliki adına tapu kütüğünde belirtilen payları oranında ayrı ayrı düzenlenmesi gerekirken tüzel kişiliği bulunmayan bina yönetimi adına ecrimisil tahakkuk ettirilemeyeceği, tüzel kişiliği bulunmadığından kendilerinin işgal konumunda bulunmalarının hukuken ve fiilen de mümkün olmadığı, dava ve taraf olma ehliyetlerinin de bulunmadığı, bina yönetimi olarak kendilerinin kat maliklerinin vekili statüsünde olduklarından adlarına işlem tesisinin mümkün olmadığı, aralarında vekalet ilişkisi olduğu için vekilin yaptığı tüm işlemlerin hukuki sonuçlarından vekalet verenin sorumluluğunun bulunduğu, ecrimisil borcunu kat malikleri ödeyeceğinden bizzat malikler adına düzenlenmesi gerektiği, ecrimisil ihbarnamesinde itiraz merciinin belirtilmediği, ihbarname içeriğinde hangi kanun yoluna ne kadar sürede başvurulabileceğine ilişkin hiçbir bilginin yer almadığı, dosyada taşınmaz tespit tutanağının bulunmadığı, kıymet takdir kararında da aylık m² birim bedeli gösterilmediğinden usule aykırılıkların bulunduğu, ecrimisil ihbarnamesinin zaman aşımına uğramış olduğu, bilirkişi raporunda taşınmaz tespit tutanağı bulunmadığı, itirazlar karşılanmadan ve rapor içerisindeki çelişki giderilmeden raporun hükme esas alındığı, dava konusu alanın kamunun kullanımına açık olduğu ve alana kamunun girişini engelleyen herhangi bir durumun söz konusu olmadığı, bu iddiayı destekleyen bir tespit ya da fotoğrafa raporda yer verilmediği, işgal alanına ilişkin somut verilere yer verilmediği, alandaki tenis kortunun kendilerine ait olmadığı, belediyenin talebi üzerine kamuya açık şekilde yapılıp belediyeye armağan edildiği, yeşil alanın ise parsel sınırında çevrilen teller ile kat maliklerinin binadan geçişine engel olan kamunun kullanımına açık olan bir alan olduğu, bilirkişi raporunda işgal edilen alanın yüzölçümünün somut olarak tespit edilmediği, belirlenen m² birim bedelinin fahiş olduğu, tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN MÜDAHİLİN İDDİALARI: Dava konusu alanda davalının ecrimisil talep etme yetkisinin bulunmadığı, ecrimisil ihbarnamesinin site yönetimine değil münferiden kat maliklerine tebliğ edilmesi gerektiği, Danıştay Onyedinci Dairesinin de 2015/4283 esas numaralı dosyasında ‘’maliklerin sorumluluk oranları gözetilerek kat malikleri adına ayrı ayrı ihbarname düzenlenmesi gerektiği’’ hususuna ilişkin emsal kararının mevcut olduğu, ecrimisil takdirinin dayanağını teşkil etmesi gereken taşınmaz tespit tutanağının düzenlenlenmediği hususunun bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği, bu tutanağın bulunması ve tutanağın şagil olduğu iddia edilen kişiye imzalattırılması gerektiği, ecrimisil ihbarnamesinin dayanağını teşkil eden ecrimisil kıymet takdiri kararının eksik düzenlendiği, ecrimisil ihbarnamesinin de açıkça hatalı ve yönetmeliğe aykırı şekilde düzenlendiği, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre şagil olan kişinin ilgili mevzuattan doğan haklarını kullanabilmesi için ödeme süresi, dava açma, itiraz etme süresi gibi açıklamaların ecrimisil ihbarnamesinde yer alması gerektiği, ihbarnameye karşı dava açma süresi 60 gün olmasına rağmen 30 gün olarak belirtildiği, 30 gün içinde düzeltme talebinde bulunabileceği ifade edilmesi gerekirken bu açıklamanın yer almadığı, peşin ödendiği takdirde yüzde onbeş indirim uygulanacağı hükmünün 60 gün içinde ödenirse yararlanabileceği ibaresinin yer almadığı, tahakkuk işleminin seyrini doğrudan etkileyebilecek sürelerin eksik ya da yanlış ifade edildiği, ihbarnameye karşı tüketilebilecek itiraz ve dava müesseselerinden bahsedilmediği, ecrimisil alacağı doğuracak bir işgalin bulunmadığı, ilgili alanın kamuya açık olduğu, keşif esnasında dava konusu yeşil alan ile binanın sınırını uluşturan noktanın tel örgü ile ayrılmış olduğunun tespit edilmesine rağmen bilirkişi raporunda tel örgü fotoğraflarına dahi yer verilmediği, dava konusu alanın bina tarafından kesinlikle işgal edilmediğinin açıkça ortada olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan tutarın da çok fahiş olduğu, usule ve hukuka aykırı işlemler tesis edildiğinden kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Bilirkişinin kullanılan alan ve hesaplanan ecrimisil bedeli yönünden yapılan hesaplamanın dosyaya sunulan daha önce mahkeme kararıyla tespit edilen ve kesinleşen ecrimisil bedelleriyle örtüşmediği, hem alan hem de emrimisil m² bedeli olarak yapılan hesaplamanın hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığı, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... esas numaralı dosyasında davacı yönetim tarafından 2355 m2’lik kısmının kullanıldığı tespit edilmiş ve ecrimisil m2 değeri olarak 2017 yılına ilişkin 400 TL/m2 olarak hesaplama yapıldığı, bu davada ise bilirkişi heyetinin 2018 yılına ilişkin 2017 yılından daha düşük bir değer olan 200 TL/m2 belirlediği, kesinleşen mahkeme kararları ve fiili gerçeklere aykırı bir durumun söz konusu olduğu, bilirkişi raporunda 1.765 m2 bahçe işgali olduğu tespiti yapılmış ise de tenis kortu, havuz ve diğer kısımların hesaplamaya katılmadığı, ayrıca Milli Emlak Genel Tebliği hükümlerine göre taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3’ünden az olmayacak şekilde ecrimisil bedeli belirlenmesi gerekirken %3 asgari bedelin 2016 yılı bakımından 485,88 TL/m2 olmasına rağmen bu rakamın çok altında bedelin esas alındığı, bilirkişilerin ecrimisile konu alanla ilgili dosyaya kroki dahi sunmamış olduğu, eksik incelemeye dayalı kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesinin 2. fıkrasında; "...ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir..." hükmüne; 5. fıkrasında; "Bakanlık, uygulamada birliği sağlamak amacıyla, ecrimisilin tespit ve takdirine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." hükümleri yer almıştır. Ecrimisilin işgal nedeniyle kira bedeli kadar alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında; taşınmazın, mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararlarının dikkate alınması gerektiği açıktır. Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece... tarih ve ... sayılı ecrimisil kıymet takdiri kararıyla 28/06/2016-28/10/2018 tarihleri arasında 1.765,00 m2 taşınmazın "yeşil alan ve yol" yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 1.602.619,25 TL ecrimisil bedeli belirlendiği, uyuşmazlığın çözümü için ilk derece Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda, "emsal ecrimisil değerleri arasında dava konusu taşınmazın önceki dönemine ilişkin yargı kararına yer verildiği, dava konusu yerin ... Plaza Yönetimi tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen ecrimisil ihbarnamelerine karşı.... İdare Mahkemesinin E:... dosyasında açılan davaya yer verildiği, diğer emsal değerlerle mukayese edilerek 2016 yılı için yıllık m² birim değeri 200,00 TL/m² baz değer olarak alınıp yeniden değerleme oranları uygulanmak suretiyle 28/06/2016-28/10/2018 tarihleri arasında 892.279,59 TL ecrimisil miktarı hesaplandığı" anlaşılmıştır. Dosyada, davalı idare tarafından ecrimisil bedeli tespit ve takdir edilirken Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin 85. maddesi ile 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinde öngörülen hesaplama usullerinin uygulandığı, idarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş ecrimisillere ilişkin kesinleşmiş yargı kararları göz önünde bulundurularak ecrimisil bedelinin tespit ve takdir edildiği, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ve anılan bilirkişi raporunda dava konusu yerin önceki dönemine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davalı istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen gerekçeli reddine, dava konusu işlemin kısmen iptal kısmen davanın reddine dair kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 11/03/2019 tarih ve E:2018/2841, K:2019/1864 sayılı kararıyla onandığının anlaşıldığı, belirlenen bedellere ilişkin kesinleşen kararlar dikkate alınarak 2016 yılı emlak vergisine esas asgari birim m2 değeri belirlenerek hesaplama yapılmak suretiyle1.602.619,25 TL ecrimisil bedelinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; taşınmaz üzerinde fuzuli şagil olduğunda tereddüt bulunmayan davacı adına işgal edilen dönemler için belirlenen 36 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasına uygun şekilde taşınmazın önceki dönemine ilişkin kesinleşen yargı kararı göz önüne alınarak davalı idarece istenilen ecrimisil bedelinin uygun olduğu, buna göre dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden temyize konu İdare Dava Dairesi kararının davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin ... TL tutarlı davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Anılan İdare Dava Dairesi kararının dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin iptaline ilişkin ... TL tutarlı kısmının BOZULMASINA, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 5.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.