Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/204 E. , 2024/3953 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/204 Karar No : 2024/3953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Taahhüt Madencilik ve Turizm Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon İli, Düzköy İlçesi, .
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/204 E. , 2024/3953 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/204 Karar No : 2024/3953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Taahhüt Madencilik ve Turizm Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon İli, Düzköy İlçesi, ... Mahallesi ve Akçaabat İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan "3135899 Nolu II-(A) Grubu Patlatmalı Taş (Kalker) Ocağında" yapılması planlanan "Kapasite Artışı Projesi" ile ilgili hazırlanan proje tanıtım dosyasının (PTD) Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından uygun görülmemesi üzerine, çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecinin sonlandırılarak, PTD'nin iade edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Trabzon Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi, maden mühendisi ve harita mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler mevzuat hükümleri ışığında değerlendirildiğinde; belediyelerin madencilik faaliyetlerini kısıtlama yetkisinin bulunmadığı, herhangi bir alanda madencilik faaliyeti yürütülmesinin çevreye, tarıma, su havzalarına, kültür ve tabiat varlıklarına vb. zarar vereceğinin tespit edilmesi halinde kazanılmış haklar gözetilmek kaydıyla bu alanların yeni ruhsat ve temdit taleplerine kapatılması mümkün ise de, bu tespitlerin alanında uzman kişiler tarafından somut ve nesnel gerekçelerle ve mahallinde yapılan çalışmalara dayalı olarak yapılması gerektiği, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığınca söz konusu proje alanın imar planlarında orman alanında kaldığı ve bu nedenle madencilik faaliyeti yapılamayacağı yönündeki olumsuz görüşünün PTD'nin iadesini gerektirmeyeceği, bunun yanında dava konusu projeye ilişkin faaliyetlerin yürütülmesi esnasında PTD'deki önlemler alındığı takdirde, projenin yapılacağı alandaki su kaynaklarına, çevreye, ormanlara ve jeolojik yapıya olumsuz bir etkisinin olmayacağı anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu proje kapsamında yürütülen faaliyetlerin genişletilmesi için Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği kapsamında hazırlanan PTD'nin iade edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda patlatmasız taş ocağı faaliyeti için hazırlanan 2017 tarihli jeolojik ve jeoteknik raporun dikkate alındığı, ayrıca en yüksek tedbirlerin alınması şartıyla sorun olmayacağı ifade edilen faaliyet alanının, dereye sınır yol üzerinde ve yüksek eğimli bir yapıya sahip olduğu, Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Etüt ve Plan Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin ekinde yer alan komisyon raporundaki tespitler dikkate alındığında, kapasite artışına ilişkin projenin su kaynaklarını olumsuz etkileyeceği, 2560 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (c) bendi gereği, büyükşehir belediyesinin su havzasını korumakla yükümlü olduğu, dolayısıyla ÇED sürecinin sonlandırılarak, PTD'nin iade edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ÇED başvurusu yapılmadan önce alınan ve dosyaya sunulan uzman raporları ile sahanın hidrojeolojik yönden değerlendirildiği, hidrojeolojik açıdan alıcı ortamlarda olumsuz etki yaratmayacak patlatma tasarımı ve ocak işletme planının hazırlandığı, davalı idarece olumsuz görüşle ilgili somut ve bilimsel tespitler ortaya konulamadığı, nitekim bilirkişi ve ek bilirkişi raporu ile de tedbirlere uyulması şartıyla faaliyetin gerçekleştirilmesinde sakınca bulunmadığının tespit edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozularak; davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacı tarafından ilk olarak; Trabzon İli, Düzköy İlçesi ... Mahallesi ve Akçaabat İlçesi, ... Mahallesi, ER:... ruhsat nolu sahanın 7.5 hektarlık kısmında yapılması planlanan yıllık üretim miktarı 150 000 ton/yıl ve patlatmasız olarak planlanan taş ocağı projesi ile ilgili ... tarih ve ... sayılı “ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. İlerleyen süreçte ise; mevcut ÇED alanında alan ve yıllık üretim miktarında artış yapılması planlanmış; mevcut 7.5 hektar ÇED alanı, 5.5 hektar daha genişletilerek 13 hektara ulaşılmasının ve patlatmasız olarak yıllık üretim miktarının 400 000 ton/yıl’a çıkarılmasının planlanması üzerine, bu proje ile ilgili olarak 12/02/2018 tarih ve 201822 sayılı “ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Son olarak, yaklaşık 13 hektar patlatmasız mevcut ÇED alanı içerisinde poligon-1 olarak belirtilen 8.06 hektarlık kısmı ile poligon-2 olarak belirtilen 3.39 hektarlık alan ilavesi ile toplam 11,45 hektarlık ÇED alanında çalışılmayacak, patlatmasız (Kırıcılı) ve patlatmalı olarak çalışılacak alanlardan oluşan yıllık üretim miktarında artışın planlanmadığı bir projenin planlanması üzerine, hazırlanan PTD davalı idareye sunulmuştur. Davalı idare tarafından, projeyle ilgili alınan kurum görüşlerinden Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı görüşü ile; söz konusu proje alanının Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/50000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planında "Doğal Karakteri Korunacak Alan" sınırı içerisinde kaldığı, alt ölçekli planlar kapsamında projenin konumuna bakıldığında ise projenin 2 farklı planlama bölgesine girdiği, ... tarih ve ... sayılı karar ile onaylanan 2. planlama bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planında "Doğal Karakteri Korunacak Alan" sınırı içinde; 13/12/2022 tarih ve 860 karar ile revize edilen 1. planlama bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planında ise "Orman Alanı" fonksiyonunda kaldığı, 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Plan hükümlerinin 7.8.2. Orman Alanları ve 7.8.5. Doğal Karakteri Korunacak Alanlar başlığı altındaki hükümler dikkate alındığında söz konusu projenin uygun olmadığı, diğer taraftan, mevcut taş ocağı işletimi sırasında akan malzemelerin Akçaabat içme ve kullanma suyu ana kaynağı olan ... Deresinin beslenme havzasına ve ... Deresine malzeme dolduğu, yağmurlu havalarda dere suyunun bulanarak içme suyu kalitesini düşürdüğü, arıtma tesisinde sorun yaşandığı, kapasite artışı ile mevcut içme suyu kaynaklarının zarar göreceği, içme suyu kalitesinin düşmesine ve Akçaabat içme suyu arıtma tesisinin çalışma performansını olumsuz yönde etkileyeceği, gerekçesiyle uygun görülmediğinin belirtilmesi üzerine, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı Trabzon Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemi ile; ÇED sürecinin sonlandırılarak, PTD'nin iade edilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine, ÇED sürecinin sonlandırılarak, PTD'nin iade edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelikte geçen; ... ğ) Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, ... i) Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel etki değerlendirmesi raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına, 5. maddesinde; "... (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü internet sayfasından ilan edilir. ..." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin EK-IV bölümünde ise Proje Tanıtım Dosyasının Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş; Bölüm I: Projenin Özellikleri: a) Projenin ve yerin alternatifleri (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenleri). b) Projenin iş akım şeması, kapasitesi, kapladığı alan, teknolojisi, çalışacak personel sayısı. c) Doğal kaynakların kullanımı (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.). ç) Projenin inşaat ve işletme aşamasında oluşan her türlü atığın özelliği (cinsi, türü, miktarı vb.) bertarafı ve geri kazanımına yönelik değerlendirmeler. d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riski. Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri: a) Mevcut arazi kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri). b) Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar. Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri, Öncelikli Etkilerin Belirlenmesi ve Alınacak Önlemler Bölüm IV: Kümülatif Etki Değerlendirme Bölüm V: Çevresel ve Sosyal Eylem Planı V-1: Çevre İzleme Planı. V-2: Sürdürülebilirlik Planı (Sıfır Atık Planı, Trafik Yönetim Planı, Sera Gazı Azaltım Planı, Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı vb.). Bölüm VI: Notlar ve Kaynaklar ve Ekler: 1- Proje için seçilen yerin koordinatları,2-Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve Ek-5’te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25000 ölçekli hâlihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanması, jeoloji haritası ve depremsellik. 3-Vekâletname, İmza Sirküleri ve Ticari Sicil Gazetesi. 4-Proje sahibince onaylı taahhüt yazısı. 5-Başvuru bedelinin ödendiğine dair dekont. 6-Faaliyet alanında yetkili müşavir firma tarafından yer incelemesi yapıldığını gösterir tutanak şeklinde düzenlemeler yer almıştır. Öte yandan; diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı yolundaki Ek 5. maddesi uyarınca Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünü de kapsamına alan "2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun"un 2. maddesinin (c) bendinde; "Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak" hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, seçme eleme kriterlerine tabi bir proje nedeniyle hazırlanacak PTD'de projenin amacı, çevresel özellikleri, projenin muhtemel çevresel etkileri dikkate alınarak, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması amacıyla en uygun yerin seçilmesi esastır. Bu amaçla PTD, Yönetmeliğin Ek-4'te yer verilen unsurlar yönünden değerlendirilirken, mevzuat bakımından projenin yapılması uygun bulunmadığı takdirde, idarenin "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verme zorunluluğu bulunmayıp, aşamasına bakılmaksızın ÇED sürecini sonlandırma yetkisi bulunmaktadır. Uyuşmazlığın, projenin su kaynakları muhtemel olumsuz etkilerinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, İdare Mahkemesince hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun özellikle su kaynakları bakımından yapılan değerlendirmelerinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu kapsamda söz konusu ek bilirkişi raporunda özetle; " ... Kapasite Artışı planlanan 11.45 hektar ÇED alanında planlanan patlatmalı üretim faaliyetlerinin çevresel etkilerinin hidrojeolojik açısından değerlendirilmesini içeren raporun Karadeniz Teknik Üniversitesine yaptırıldığı, Karadeniz Teknik Üniversitesinin hazırlamış olduğu hidrojeolojik raporda patlatmalı işletme faaliyetlerinin çevrede bulunan su kaynaklarına etkileri jeolojik, hidrojeolojik ve madencilik açısından değerlendirildiği, hidrojeolojik açıdan alıcı ortamlarda (kaptaj, kaynak, yüzey suyu) olumsuz etki yaratmayacak patlatma tasarımının ve ocak işletme planının hazırlandığı, ruhsat sahası içerinde 2 adet, ruhsat sahası yakın çevresinde 4 adet su kaynağı (kaptaj ve maslak) bulunduğu, işletme sahasında ise herhangi bir kaynak mevcut olmadığının belirtildiği, ÇED alanına en yakın kaptajın 270 m mesafede Ziyaret Kaptajı olduğu, Ziyaret ve Deregözü kaptajlarının Berdiga Formasyonu içerisinde bulunduğu, Berdiga Formasyonu içerisinde yer alan işletme sahası ile aralarında jeolojik ve/veya yapısal bir engel mevcut olmadığı, işletme sahasında bulunan birimler ile kaptajların bulunduğu birimler hidrojeolojik açıdan aynı sistem içerisinde bulunduğu, bu birimler “az geçirimli” olduğu, bu nedenle kaynaklara 300 m’den yakın alanlarda anlık şarj 15 kg ve çift parçalı şarj uygulanan deliklerle patlatma yapılması madencilik açısından uygun görünse de, hidrojeolojik ve jeolojik faktörler dikkate alındığında, kaptajlara 300 m'den daha yakın alanlarda patlatmasız üretim yapılması gerektiğinin belirtildiği, taşocağında gerçekleştirilecek patlatmalarda işletme ruhsat sınırına yakın konumdaki kaptaj ve maslaklara ve bunlara su sağlayan akış kanallarına zarar vermemek için kaynaklara 300 m’den daha uzak bölgelerde 40 kg anlık şarj ve tüm kolon şarj uygulanan deliklerle patlatma yapılması uygun olduğunun belirlendiği,... Karadeniz Teknik Üniversitesinin hazırlamış olduğu hidrojeolojik raporda, alan-1 (kot farkının az olması nedeniyle patlatmasız üretim yapılmalıdır), alan-2 ve alan-3 (300 m’lik daire içinde kalan alanda 15 kg’lık anlık şarj önerilmesine rağmen hidrojeolojik ve jeolojik koşullar dikkate alınarak patlatmasız üretim yapılmalıdır) ve alan-4 ve alan-5 (300 m’lik daire dışında kalan alanda 40 kg’lık anlık şarj ile patlatmalı üretim yapılabilir) olarak belirtilen alanların gösterildiği, hidrojeolojik raporda belirlenen alanlar ve ÇED alanı etrafında yer alan konutlar dikkate alınarak kapasite artışı planlanan ÇED alanı içerisinde çalışılmayacak (ÇED alanı içerisinde ev bulunmasından dolayı ve gürültü emisyon değerinin yönetmelik sınır değerini yaklaşık 45 m'de sağlamasından dolayı, ÇED alanı dışındaki evlere 45 m mesafeye kadar), patlatmasız (Kırıcılı) çalışılacak (Evlere 45-85 m mesafe arasında ve Ziyaret Kaptajına 300 m’den daha yakın mesafede) ve patlatmalı çalışılacak (Ziyaret Kaptajına 300 m’den daha uzak mesafede) alanlar olarak 3 kategoriye ayrıldığı, patlatmalı çalışılacak alanlarda çevredeki evlere ve kaptajlara mesafesine göre 2 alana ayrılmış olup, bir delikte 7 Kg patlayıcı kullanılarak çalışılacak (Evlere 85-145 m mesafe arasında) ve bir delikte 40 kg patlayıcı kullanılarak çalışılacak (Evlere 145 m mesafeden sonra) alanlar olarak belirlendiği, bu alanlar aşağıda sunulduğu, ... ÇED alanı etrafında bulunan su kaynakları ve yerleşim yerlerinin yapılacak olan faaliyetten olumsuz etkilenmemesi için araştırmalar, ölçümler, Üniversite Raporlar hazırlatılmıştır. Su kaynaklarını korumaya yönelik raporlarda alternatif çözüm yolları sunulduğu (düşük şarjlarda patlayıcı madde kullanılması vb), kireçtaşı kaya kütlesinin içerdiği tabaka, çatlak vb süreksizliklerin özelliklerine göre az geçirimli olduğunun söylenebileceği, taşocağındaki yarmalarda herhangi bir su geliri olmadığı, alanda yapılan DES ölçümleri ve hazırlanan kesitler sistematik bir yeraltı suyu tablasına işaret edebilecek herhangi bir düşük özdirençli zon göstermediği, nitekim taş ocağının alt kotlarına doğru Hırçın Derenin sol yamaçlarında da herhangi bir su çıkışının da olmadığı, ayrıca jeoloji bölümünde değinilen ocak içindeki fay zonundan dahi hiçbir su çıkışının gözlemlenmediği, ... erişim numaralı II-a grubu kalker ocağı sahasında yapılacak patlatmalı kazıların; saha etrafında yer alan başta su kaynakları olmak üzere, ruhsat sahasına uzaklıkları 50 m'den başlayan Düzköy İlçesi Maliş Mevkii dolayında yer alan yapılarda oluşturacağı etkileri değerlendirerek, söz konusu yapılarda hasarlara neden olmayacak biçimde patlatma tasarımlarının oluşturulduğu, yapılan tasarım parametrelerine ve kullanılacak patlayıcı miktarına göre oluşacak titreşimlerin, yapılan analizler neticesinde yeraltı sularının taşındığı kaya birimlerine ve çevre yapılarda hasara yol açmayacak seviyelerde olduğu ..." yönünde değerlendirmelerde bulunulması üzerine, İdare Mahkemesince projenin su kaynaklarına da olumsuz etkisi olmayacağı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktır. Bununla birlikte, Trabzon Belediye Başkanlığının olumsuz görüşünün dayanağı, Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Etüt ve Plan Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin ekinde yer alan komisyon raporunda; söz konusu alanda işletilen taş ocağı ile ilgili şikayetler doğrultusunda 14/08/2015 tarihinde idarenin teknik personeli tarafından düzenlenen (ilk) raporda; "yol çalışmaları sırasında patlatmalar yapıldığı, patlatmalar esnasında yoldan akan malzemelerin Akçaabat içme suyu kaynağı olarak kullanılan ... Deresinin beslenme havzasına ve ... Deresine malzeme doldurduğu, ayrıca taş ocağı işletimi sırasında da akan malzemenin yine aynı vadiye dolacağının tespit edildiği, taş ocağı işletimi esnasında kontrollü ya da kontrolsüz yapılacak patlatmalar içme suyu sağlayan kaynaklarda azalmaya ve hatta bazen kaynakların kaybolmasına neden olacağının belirtildiği, (dava konusu) kapasite artışı projesi bakımından da iki adet içme suyu kaynağının ÇED alanına 650 m mesafede Deregözü, 300 m mesafede Ziyaret Kaynağı ve 350 m mesafede ... HES'in su alma yapısı olan ve Akçaabat içme suyu ve kullanma suyunun ana kaynağı olan ... Deresinin olduğunun görüldüğü, söz konusu taş ocağı alanı ve çevresinin (idarelerinin sorumluluğundaki) içme suyu kaynaklarının beslenme havzasında olduğu, yağmur yağdığında ÇED alanına 650 m mesafedeki Deregözü ve 300 m mesafedeki Ziyaret Kaynağı'nda aşırı bulanıklık olduğu ve su kalitesinin ciddi oranda bozulduğunun idarelerinin tespitlerinde görüldüğü, ayrıca taş ocağı işletimi sırasında akan malzemelerin Akçaabat içme suyu ve kullanma suyunun ana kaynağı olan ... Deresine malzeme doldurduğu, yağmurlu havalarda derenin suyunun bulanarak içme suyunun kalitesinin düştüğü, arıtma tesisinde sorun yaşandığı" yönündeki tespitlere yer verildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta; her ne kadar bilirkişi raporunda, dava konusu kapasite artışına ilişkin projenin su kaynakları üzerinde olumsuz etkisinin olmayacağı yönünde değerlendirmede bulunulmuş ise de, 2560 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (c) bendi gereği büyükşehir belediyesinin su kaynaklarının kirlenmesine veya kaybına yol açacak faaliyetlerde bulunulmasını önlemekle yükümlü olup, çıkarılması planlanan madenin niteliği, çıkarılma yöntemi (kısmi patlatmalı) ve Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Etüt ve Plan Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin ekinde yer alan komisyon raporundaki (önceki proje kapsamındaki rapor da dahil olmak üzere tüm) tespitler dikkate alındığında, projenin önceki aşamasında patlatmasız halinde dahi su kaynakları ile arıtma tesisi üzerinde baskının bulunduğu anlaşılmış olup, dava konusu (kısmi olarak patlatmalı yöntemin de dahil edilmesi ile yapılan) kapasite artışının ise su kaynakları ile arıtma tesisi üzerindeki mevcut baskının daha da artmasına yol açacağı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; "3135899 Nolu II-(A) Grubu Patlatmalı Taş (Kalker) Ocağında" yapılması planlanan "Kapasite Artışı Projesi" ile ilgili hazırlanan PTD'nin Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından uygun görülmemesi üzerine, davalı idare tarafından ÇED sürecinin sonlandırılarak, PTD'nin iade edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE, 3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı idarece temyiz aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen ...-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Artan posta avanslarının ise istemleri halinde taraflara verilmesine, 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 12/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.