8. Ceza Dairesi 2023/1720 E. , 2024/7936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/557 Esas, 2022/36 sayılı Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/557 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bı
**8. Ceza Dairesi 2023/1720 E. , 2024/7936 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/557 Esas, 2022/36 sayılı Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/557 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın reddi üzerine 22.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41953 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41953 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- 5237 sayılı Kanun’un 52/1. maddesinde “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 52/3. maddesine göre, “kararda adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir” hükmü karşısında, Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince hükmolunan 25 gün karşılığı adli para cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenecek olan 18 gün adli para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden, 360,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, önce adli para cezasına çevrilip sonrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 2- 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinde yer alan, " (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. (4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” şeklindeki amir hüküm karşısında, sanığın aleyhine olacak şekilde adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde karşılaşabileceği muhtemel durumun sanığa usulüne uygun şekilde ihtar edilmemesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden; 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra belirlenen sonuç ceza üzerinden 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. B. (2)numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden : Hükümlü hakkındaki ödenmeyen adli para cezası, 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hapse çevrilemeyecektir. Bu nedenle adli para cezasının ödenmemesi halinde karşılaşabileceği durumun hükümlüye ihtar edilmemesi hukuka aykırı görülmemiştir. III. KARAR A. (2) numaralı istem yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. (1) numaralı istem yönünden; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/557 Esas, 2022/36 sayılı Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükmün ikinci ve üçüncü paragraflarının çıkartılarak sırasıyla yerlerine ; "Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği 1/4 indirim yapılarak 9 ay hapis 18 gün hapis adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında belirlenen 18 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü 20,00 TL'den paraya çevrilerek 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.