11. Hukuk Dairesi 2014/15490 E. , 2014/16700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2014/23-2014/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati hac
**11. Hukuk Dairesi 2014/15490 E. , 2014/16700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2014/23-2014/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati hacze itiraz eden, ihtiyati haciz kararına konu çekin teminat senedi olduğunu, çekteki ciroların sahte olduğunu, dava konusu alacağa yönelik alacaklının ayrı ayrı iki icra takibi başlattığını, yerleşim yerinin ve muhatap bankanın bulunması sebebiyle yetkili mahkemenin ... ... Mahkemesi'nin olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati haciz isteyen vekili, senedin teminat senedi olmadığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, somut olayda ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK’nın 265. maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı, dava konusu çekin keşide yerinin ... olması sebebiyle ihtiyati haciz kararının yetkili mahkemede verildiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/11/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞIOY İİK'nın 258/1. maddesine göre ihtiyati hacze aynı kanunun 50. maddesine göre yetkili mahkemece karar verilir. İİK'nın 50. maddesinde ise yetki hususunda HUMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı yazılıdır. Maddede sözü edilen "takibe esas olan icra dairesinin yetkili olması" hususu sadece icra dairesinin yetkisine ilişkin olup, bu hükmün icra takibinden önce yapılan ihtiyati haciz istemlerinde yetkili mahkemenin tayini bakımından uygulanma olanağı yoktur. Öte yandan, somut olaya uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 10. maddesinde, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 10. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak sözleşmeden doğan davalar bakımından sadece "sözleşmenin ifa edileceği yer" mahkemesi yetkili kılınmış olup önceden olduğu gibi sözleşmenin vuku bulduğu, bir diğer söyleyişle sözleşmenin akdedildiği yer mahkemesinin de yetkili olacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Tüm bu yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında, 6100 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden itibaren ihtiyati haciz istemlerinde yetkili mahkemenin tayininde akdin vuku bulduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu ileri sürülemeyecektir. Bu durumda, eldeki istem bakımından bir değerlendirme yapıldığında, kambiyo senedine dayalı ihtiyati haciz istemleri bakımından, ister temel ilişki ve isterse de kambiyo anlaşması çerçevesinde akdin vuku bulduğu yer niteliğinde ele alınabilecek bir husus olan "keşide yeri"nin, yetkili mahkemenin tayininde elverişli bir kıstas olmadığı açıktır. O halde, kambiyo senedine dayalı ihtiyati haciz istemleri bakımından, genel yetkili mahkeme dışında, ancak, "borcun ifa yeri" kriteri yetkili mahkemenin tayininde nazara alınabilecek bir kavram olup aranacak nitelikte borçlar kapsamındaki kambiyo senedine dayalı borcun ifa yeri ise ayrıksı durumlar hariç borçlunun ikametgahı olup çekler bakımından muhatap bankanın bulunduğu yerin de borcun ifa yeri (ödeme yeri) olarak kabulü zorunludur. Tüm bu nedenlerle, mahkemece çekin keşide yerine değer izafe edilerek borçlunun yetki itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle kararın borçlu lehine bozulması kanısında olduğundan, Dairemiz çoğunluğunun, artık terkedilmesi gereken ve 6100 sayılı kanun yürürlüğünden önceye dayalı Yargıtay uygulamasından hareketle kararın onanmasına ilişkin düşüncesine katılamıyorum.