20. Hukuk Dairesi 2016/13569 E. , 2019/3969 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çat köyünde 31.10.2007 tarihinde yapılıp 06.02.2008 ilâ 06.03.2008 tarihleri arasında yapılıp ilân edilen genel arazi kadastrosu sı…
**20. Hukuk Dairesi 2016/13569 E. , 2019/3969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çat köyünde 31.10.2007 tarihinde yapılıp 06.02.2008 ilâ 06.03.2008 tarihleri arasında yapılıp ilân edilen genel arazi kadastrosu sırasında 313 ada 1 parsel sayılı 36644,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., ..., ... ve ... adlarına 1/4 paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... Yönetimi 29.02.2008 tarihli dava dilekçesi ile, orman örtüsünün bulunması, humuslu orman toprağının mevut bulunması, eski tarihli resmi belgelerde orman olarak gözükmesi nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla çekişmeli taşınmazın tesbitinin iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/10/2013 gün ve 2013/4942 - 8889 E.-K sayılı kararıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ''..Mahkemece, orman bilirkişi ... Kurt tarafından düzenlenen 07.09.2011 tarihli rapor hükme esas alınarak dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle tesciline ilişkin olarak davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve kanaat verici değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında açıklık alanda kaldığı, 1992 tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında orman ağaçlarının bulunduğu alanda kaldığı, içinde ve çevresinde sarı çam ağaçları ve meşe ağaçları bulunduğu, eğiminin %5-8 olduğu belirlenerek orman sayılan yerlerden olduğu yönünde kanaat bildirilmiş ise de; rapor içinden çekişmeli taşınmaz ve çevresinde bulunan ağaçların cinsi, yaşı, adedi, kapalılık durumları anlaşılamadığı gibi, rapor ekindeki memleket haritası görüntülerinin renksiz olduğu, davalı taşınmazın el ile boyanmak suretiyle denetime elverişli olmayacak şekilde gösterildiği, hava fotoğrafı görüntülerinin ise bulunmadığı, yörede tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu olduğu halde, orman kadastrosu ile irtibatlı olarak çekişmeli taşınmazın gösterilmediği anlaşılmaktadır. Yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmaz.