1. Ceza Dairesi 2023/2510 E. , 2023/5931 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3757 E., 2022/3766 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/3757 Esas, 2022/3766 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/6220 Esas, 2022/8368 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 …
**1. Ceza Dairesi 2023/2510 E. , 2023/5931 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3757 E., 2022/3766 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/3757 Esas, 2022/3766 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/6220 Esas, 2022/8368 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/193 Esas, 2019/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.11.2019 tarihli ve 2019/1860 Esas, 2019/3656 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/6220 Esas, 2022/8368 Karar sayılı kararı ile; " Oluşa ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde mağdur ...'un sanık ... ile yolda karşılaştıkları , sanık ...'nın 2017 yılında çalınan araç teyp meselesinden dolayı mağduru suçladığı ve şahitlerinin olduğunu söyleyerek tekrar mağdurla konuşmak üzere ayrıldığı, bir müddet sonra sanık ... ile birlikte olayın meydana geldiği yer olan metruk binaya geldikleri, her iki sanığın hırsızlık meselesini konuşmak için mağduru araca binmek için zorladıkları, sanık ... tarafından ele geçmeyen bıçakla mağdurun yaralandığı sırada sanık ...'in olayın başından sonuna kadar ...'nın yanında bulunduğu, mağdurun savcılıkta alınan ilk beyanına göre de, ...'in ...'ya "vur" diye bağırdığı ve mağduru tuttuğu dikkate alındığında öldürmeye teşebbüs suçunu her iki sanığın birlikte gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 37/1. maddesi delaletiyle aynı kanunun 81/1, 35. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/3757 Esas, 2022/3766 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğine, cezalandırılması gerektiği’ne ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Olay tarihinden önce Nazilli Açık Cezaevinde hükümlü olarak bulunan mağdur ...'un olay günü izinli olarak cezaevinden dışarı çıktığı ve arkadaşları olan tanıklar ... ve ...'un yanına gitmek üzereyken sanık ... ...'in mağdurun yanına geldiği, inceleme dışı sanık ...'nın mağdura 2017 yılı Mayıs ayında aracında bulunan ses sisteminin çalındığını, olaya ilişkin şahitlerinin olduğunu, şahitlerin hırsızlık eylemini mağdurun gerçekleştirdiğini söylediklerini anlatarak mağduru aracında bulunan ses sistemini çalmakla suçladığı, mağdurun zaten cezaevinde olduğunu ve böyle bir şey yapmadığını söylemesi üzerine inceleme dışı ...'nın mağdura şahitler olduğunu ve mağduru onlarla yüzleştirmek istediğini söylediği, mağdurun suç işlemediği için böyle bir şeyi kabul etmemesini söylemesi üzerine ...'nın mağdurun yanından ayrıldığı, mağdurun daha sonra arkadaşları olan tanıklar ile buluşmak üzere olayın meydana geldiği metruk binaya gittiği, mağdurun yanından ayrılan ...'nın akrabası olan sanık ...'i telefonla arayarak nerede olduğunu sorduğu ve bir işi olduğunu söyleyerek sanığı yanına çağırdığı, sanığın yönetimindeki araçla mağdurun yanına geldiği, ...'nın diğer sanığa "..... Kahveleri mevkiine gidelim bir işim var" dediği, sanığın da bu teklifi kabul ederek aracını ...'nın dediği yere doğru sürmeye başladığı, ...'nın tarif etmek suretiyle aracı olayın meydana geldiği metruk binaya götürttüğü, sanıkların araçtan inerek bina içerisine girerek mağdurun yanına gittikleri, ...'nın aralarında daha önce konuştukları meseleyi tekrar açarak mağdur ile tartışmaya başladığı, tartışma sırasında ...'nın üzerinde bulunan bıçağı çıkartarak önce mağdurun bacak bölgesine bir kez vurduğu, ardından bıçakla mağdurun göğüs bölgesine ardı ardına iki kez vurduğu, mağdurun almış olduğu darbelerin etkisiyle yere yığıldığı, sanıklar ... ve ...'in olay yerinden kaçarak uzaklaştıkları, tanıklar ... ve ...'nin mağdurun yardım çağrısını duyarak binadan içeriye girdiği ve mağduru yaralı vaziyette görerek ambulansa haber verdikleri, mağdur ...'nin göğüs bölgesinde iki adet sağ kasık bölgesine bir adet almış olduğu bıçak darbesi nedeniyle adli raporlarda belirtilen şekilde hemopnömotoraksa bağlı yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte yaralandığı mahkemece kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında subut yönünden yapılan değerlendirme; Mağdurun bütün aşamalardaki beyanlarında olay hakkında çelişkili ifadelerde bulunduğu, bu kapsamda 19.02.2018 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde "Sanık ...'in yakasından tuttuğunu, daha sonra diğer sanık ...'nın sen çekil bakayım demesi üzerine ...'in çekildiğini, ...'nın bu sırada önce bacağına bıçak sapladığını, bu esnada ...'in yakasını tuttuğunu, daha sonra sanık ...'nın ikinci kez bıçağı salladığını, bu bıçak darbesinin göğüs kısmına geldiğini, bu esnada kendisini tutan ...'in ...'ya iki kere "vur" diye bağırdığını" beyan etmesine rağmen, kovuşturma aşamasında 29.06.2018 tarihli celsede alınan beyanında; "... ve ...'nın birlikte metruk binanın önüne geldiklerini, ...'in kendisine bir olay varmış, onu çözelim dediğini, ardından her iki sanığın da kollarından tuttuğunu, arabaya bindirmek istediklerini, ...'in kendisini omuzlarından tuttuğu sırada ...'nın elindeki bıçakla önce bacağına vurduğunu, aldığı darbenin etkisi ile yere düştüğünü, uyuşturucu madde de kullandığı için daha sonrasını hatırlamadığını, ...'in elinde bıçak olmadığını, ...'in ...'ya vur dediğini ancak bu vurmadan kastın bıçakla vurma olmadığını, çünkü ...'in de ...'nın bıçakla vuracağını bilmediğini" beyan ettiği, mağdurun daha sonra kovuşturma aşamasında 31.01.2019 tarihli celsede alınan beyanında ise bu kez "...'in kolundan tuttuğunu, ... bıçakla vurduğunda ...'in şaşırdığını, ...'in bıçaktan haberinin olduğunu düşünmediğini, ...'in ...'ya ne yapıyorsun, sen manyak mısın dediğini, ...'nın ikinci darbeyi vurduğunu, ikinci, üçüncü darbe vurulduğunda ...'in kendisini tutmadığını, ...'nın bıçakladıktan sonra kendisini çekiştirerek arabaya götürmeye çalıştığını, ...'in bu sırada ...'ya gidelim, arabaya binelim dediğini, olaydan önce uyuşturucu madde aldığını, uyuşturucu maddenin etkisi altında olduğunu" beyan ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan beyanında ise çelişki nedeniyle sorulduğunda "31/01/2019 tarihli celsedeki son beyanının doğru olduğunu" beyan ettiği, kovuşturma aşamasındaki beyanlarında olaydan önce uyuşturucu madde kullandığı için uyuşturucunun etkisi altında olduğunu açıkça ifade eden mağdurun yukarıda anlatılan şekilde sürekli olaya ilişkin çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanığın bütün aşamalardaki savunmalarında tutarlı ve benzer şekilde üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek sanık ...'nın mağdura yönelik gerçekleştirdiği eyleme iştirak etmediğini ifade ettiği, sanığın mağduru bıçaklayan diğer sanık ...'nın yanında bıçak bulunduğunu bilerek onunla birlikte olay mahalline gittiğine ilişkin dosya kapsamında hiç bir delilin bulunmadığı, hakkında mahkumiyet kararı verilen inceleme dışı diğer sanık ...'nın bütün aşamalardaki savunmalarında sanığın olayla ilgili herhangi bir ilgisinin bulunmadığını ifade ettiği, mağdur ve sanıklar arasında yaşanan olayın başlangıcına tanık olan ve tanık sıfatıyla soruşturma ve kovuşturma aşamalarında beyanları alınan tanıklar ... ve ...'un mağdur ...'in soruşturma aşamasında alınan ilk ifadesini destekler mahiyette sanık ...'in mağduru tuttuğuna ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadıkları, olaydan sonra inceleme dışı sanık ...'nın aldırılan adli raporunda ellerinde sıyrıklar olduğunun tespit edilmiş olmasına rağmen ...'nın eylemine iştirak ettiği iddia edilen sanık ...'in vücudunda herhangi bir darp cebir izinin bulunmadığının tespit edildiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'in somut olayda diğer sanık ...'nın eylemine TCK'nın 37 maddesi kapsamında iştirak ettiğinin şüphede kaldığı, sanık ...'in diğer sanık ...'nın eylemine iştirak ettiğine ilişkin olay anında uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu beyan eden mağdurun çelişkili ve soyut beyanlarından başka mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı mahkumiyete yeterli delilin elde edilemediği, yukarıda açıklandığı üzere şüphede kalan eylem nedeniyle "Şüpheden sanık yararlanır" yönündeki evrensel hukuk ilkesi de dikkate alınarak, sanık ...'in atılı suçtan beraatine karar verildiği, anlaşılmıştır. 2. Sanıkların beyanları, mağdur beyanları ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Olay yeri inceleme raporu ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Mağdurda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak ... Devlet Hastanesince tanzim olunan 31.08.2018 tarihli; "sağ meme iç tarafta, sol meme iç tarafta ve sağ kasık bölgesinde olmak üzere şahısta 3 adet kesici delici alet yarası bulunduğu, sağ meme ve sol meme iç tarafında tarif edilen yaralarının, her ikisinin de göğüse nafiz olarak şahısta hemopnömotoraksa neden olduğu, şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu, sağ kasık iç yüzde tarif edilen yarasının, cilt, cilt altı seyirli olduğu, herhangi bir kas, damar ya da sinir yaralanmasına neden olmadığı anlaşıldığından, şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilir olduğu" görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasına alınmıştır. 5. Nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kaydı incelenmiştir. IV. GEREKÇE Mahkemenin direnme kararı; Oluşa ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde mağdur ...'un inceleme dışı sanık ... ile yolda karşılaştıkları, ...'nın 2017 yılında çalınan araç teyp meselesinden dolayı mağduru suçladığı ve şahitlerinin olduğunu söyleyerek tekrar mağdurla konuşmak üzere ayrıldığı, bir müddet sonra sanık ... ile birlikte olayın meydana geldiği yer olan metruk binaya geldikleri, her iki sanığın hırsızlık meselesini konuşmak için mağduru araca binmek için zorladıkları, ... tarafından ele geçmeyen bıçakla mağdurun yaralandığı sırada sanığın olayın başından sonuna kadar ...'nın yanında bulunduğu, mağdurun savcılıkta alınan ilk beyanına göre de, ...'in ...'ya "vur" diye bağırdığı ve mağduru tuttuğu dikkate alındığında öldürmeye teşebbüs suçunu her iki sanığın birlikte gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 35 ... maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi hukuka aykırı görüldüğünden, yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/6220 Esas, 2022/8368 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.