6. Ceza Dairesi 2023/716 E. , 2025/1650 K. İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1005 E., 2022/850 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyi…
**6. Ceza Dairesi 2023/716 E. , 2025/1650 K.** **"İçtihat Metni"** İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1005 E., 2022/850 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/232 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2022/1005 Esas, 2022/850 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddinee karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, Bölge Adilye Mahkemesi'nin kararının gerekçesiz olduğuna, ilk derece mahkemesinin verdiği ilk beraat kararı akabinde verilen bozma kararının hukuka aykırı olduğuna, dairenin ihsas-ı reyde bulunuduğuna, sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tevsii tahkikat taleplerinin reddedilerek eksik inceleme ile karar verildiğine, tanıkların tarafsız olmadığına ve beyanlarının çelişkili olduğuna, ailenin özel doktoru olan tanığın hazırladığı belge üzerine Adli Tıp Kurumu raporu düzenlenemeyeceğine, sanık hakkında şüphe nedeni ile beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın olay günü, kız kardeşinin eşi olan ve boşanma aşamasında oldukları sanığın evine gittiği, evin çalışanı olan tanık ...'ya "sen yukarı çık" diyerek katılanla birlikte evin salonuna geçtikleri, tanığın sanığın katılana yumruk attığını ve kafasına vurduğunu, aralarında bağırışmalar yaşandığını fakat ne konuşuldunu duymadığını beyan ettiği, katılanın beyanlarında sanığın kendisine yumruk attığı ve koltuğa doğru ittiğini, vurmaya devam ederek boşanma karşılığı kardeşine avukat vasıtası ile üç buçuk milyon lira vereceğini söylediği ve "bu iş böyle bitecek,biz geniş aileyiz ... Senin kafana sıktırırım..." diyerek tehdit ettiğini beyan ettiği olayda; sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaraladığının katılan beyanı, tanık beyanı, dosyada tanık olarak dinlenen ve katılanın aile doktoru olan tanık...'ın tuttuğu tutanak ve bu tutanak üzerine Adli Tıp Kurumu'nca 28.12.2016 tarihinde düzenlenen raporla sabit olduğu anlaşılmaktadır. Fakat sanığın katılanı yaraladığı esnada para istediğine ilişkin katılanın beyanı dışında delil bulunmadığı ve tarafların arasında husumet olduğu anlaşılmakla, sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeter ve kesin mahiyette delil bulunmamasına karşın, 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde yer alan kasten yaralama suçu yerine yazılı şekilde aynı Kanun'un 149/1-d, 35/2 maddeleri uyarınca cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.