11. Hukuk Dairesi 2013/10124 E. , 2013/21816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2012 tarih ve 2011/106-2012/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2013/10124 E. , 2013/21816 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2012 tarih ve 2011/106-2012/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine yapılan Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/5840 sayılı takip dosyasında takibe konu edilen senetlerden dolayı müvekkkilinin borçlu olmadığını, müvekkilinin davalıya takibe dayanak yapılan senetleri 30.01.2008 tarihli devir sözleşmesine istinaden devir bedeli olarak verdiğini, davalının sözleşmede belirtilen şartlarda işyerini müvekkiline 22.730 TL devretmeyi taahhüt ettiğini, bedelin 5.000 TL'sini peşin olarak aldığını, bir kısmını da ilki 15.02.2009 tarihinde başlayan ayın aynı günlerinde olmak üzere 1 er aylık vadeler ile devam eden 18 adet senetlerle tahsil edildiği halde sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, iş yerini müvekkiline devretmediğini, bedelsiz kalan senetleri de Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/5840 sayılı dosyası ile takibe konu ettiğini, oysa müvekkilinin takibe konu edilen senetlerden dolayı davalıya hiçbir borcunun olmadığını, davalının kendi edim borcunu yerine getirmediğini, senetlerin bedelsiz kaldığını, ayrıca vadesi gelmeyen senetleri takibe koyduğunu, sözleşmede belirtilen telefonu da devretmediğini, sözleşmeyi ihlal ettiğinden cezai şartı da ödemesi gerektiğini, ileri sürerek müvekkilinin Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/5840 sayılı takip dosyasında takibe konu edilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin durdurulmasına, icra dosyasına yatırılan paranın yargılama sonuna kadar ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesini, ödenen 5.000 TL'nin nakit 7.880 TL'nin senetli olarak ödenen paraların ödeme tarihlerinden itibaren temerrüt faizi ile istirdadına, 5.000 TL cezai şartında davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, öncelikle dava değerinin sadece 7.880 TL olarak gösterildiğini, harcın ikmali gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ileri sürülen sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiğini, vergi kaydı açmasına imkan vermişken, davacının bunu yerine getirmeyip iş yerini kardeşi Ümran Zıktalaslı adına açtığını, devir sözleşmesine göre de iş yerinin devredildiğinin açıkça yazılı olduğunu, elektrik, su, telefon faturalarının müvekkili tarafından yatırıldığını, davacının hiçbir girişimde bulunmadığını, borçların müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşmeyi ihlal edenin davacı olduğunu, cezai şartı davacının ödemesi gerektiğini, ileri sürerek % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, 5.000 TL cezai şart ve müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 500 TL'nin telefon borcunun tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme metninden, davalı/karşı davacının sözleşmeye konu işletmeyi davacı karşı davalıya devrettiğinin anlaşıldığı, davalının sözleşme konusu işletmeye ait vergi kaydını sözleşmede öngörülen 02.02.2009 tarihinden önce 31.01.2009 tarihinde kapattığı ve bu şekilde işletme üzerinde davacı-karşı davalının vergi kaydı yaptırmasına olanak verdiği, ancak davacının bu işletmenin vergi kaydını kendi adına almadığı ve kız kardeşi Ümran Zıktalaslı adına vergi ve oda kaydı yaptırdığı, buna göre davalı/ karşı davacı ...'ın 30.01.2008 tarihli sözleşmeye aykırı davrandığı, yükümlülüklerini yerine getirmedi iddialarının yerinde olmadığı, icra takibinin icra hukuk mahkemesinin ilamı ile takibe dayanak senetlerde keşide yerinin yazılı olmaması nedeniyle İİK 170/a-2 maddesi gereğince iptaline karar verildiği, anılan mahkeme ilamında takip hukuku bakımından değerlendirme yaparak, icra takibinin iptaline karar verdiği, buradan ...'ın ...'den takibe konu alacak nedeniyle, borçlu olmadığı sonucunu çıkarmanın mümkün olmadığı, bilakis tüm dosya kapsamı itibariyle 30.01.2008 tarihli sözleşme ile ... kendisine ait edimleri ifa ettiğinden takibe konu alacağa hak kazandığı, davacı-karşı davalının 7.800 TL borcu olduğu, dolayısıyla menfi tespit isteminin reddi gerektiği, karşı davada ise, devir sözleşmesi yapılan işletme adresinde 231 52 15 ve 231 87 35 sayılı iki adet telefon olup, her ikisinin aboneliklerinin dava dışı Sevgi Birgül adına olduğu, sözleşme metnine bakıldığında 231 87 35 numaralı telefonun devrinin yapılması için bir tarihin kararlaştırılmadığı, telefon abone kaydı davalı- karşı davacı adına değil, dava dışı ücüncü kişi adına olduğu, telefonun devri için tarafların birbirini temerrüde düşürdüklerinin de anlaşılamadığı, bu durumda telefon devrinin yapılmaması nedeniyle her iki tarafın da birbirinden cezai şart isteme hakkı doğmadığı, bu telefon borçlarının davalı-karşı davacı tarafından ödendiğine ilişkin herhangi bir kayıt ve belge olmadığı, taraflar arasındaki 30.01.2008 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde işletmenin elektrik, su, TT net ve borçlarının devir alan tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olup, telefon borçlarını devir alanın ödeyeceği kararlaştırılmadığı gibi, telefon borçlarının ödenmemesi nedeniyle cezai şart alacağının doğacağı da kararlaştırılmadığı, gerekçesi ile asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.