9. Hukuk Dairesi 2017/1847 E. , 2017/4816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, asıl ve birleşen davada; icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamıyla % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılardan ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya ince
**9. Hukuk Dairesi 2017/1847 E. , 2017/4816 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, asıl ve birleşen davada; icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamıyla % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılardan ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 25.09.2008–10.06.2010 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde sevkiyat sorumlusu ve aşçı yardımcısı olarak kesintisiz ve sürekli çalıştığını, fazla çalışma yaptırıldığını, yıllık izin kullandırılmadığını, resmi tatil ve dini bayramlarda çalıştırıldığını, ücretlerinin ödenmediğini, ihbar ve kıdem tazminatı ödenmeksizin işten çıkartıldığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı kurum vekili, aynı alacaklar için iki kez icra takibi yapıldığını, müvekkili kurum ile davacı arasında hizmet ilişkisi bulunmayıp davacının asıl işvereninin diğer davalı şirket olduğunu, diğer davalı şirket ile müvekkili kurum arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi de bulunmadığından kuruma husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirket hakkında Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/59 Esas sayılı dosyası ile devam eden iflasın ertelenmesi davasında verilen ara karar gereğince şirket hakkında tedbir uygulanamayacağını, davanın niteliği gereği dava sonunda şirketin iflasına karar verilmesi halinde hakkında açılan tüm dava ve icra takiplerinin düşeceğini, bu nedenle bahsi geçen davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalıların temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 22.09.2014 tarih, 2014/5959 Esas, 2014/17749 Karar sayılı kararı ile, “ İİK. 223 ve devamı maddeleri uyarınca, masanın idare ve tasfiyesi için gerekli bütün işlemlerde masayı iflas idaresi temsil eder. Şüphesiz müflise karşı açılmış davaları takip etmek de bu işlemlerdendir. Ancak, mahkemece, iflas dosyasından iflas idaresinin kimlerden oluştuğu süresinde sorulmamış ve iflas idare memurlarına usulüne uygun tebligat yapılmamış, iflas idaresi davadan haberdar edilmemiştir. İflas idaresinin davaya dahil edilmemesinin sonucu olarak davaya cevap verilememiş ve delil bildirilememiştir. Mahkemece, yapılacak iş; iflasın açılıp açılmadığı, açılmış ise ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığını araştırmak, iflas idare memurlarına dava dilekçesini duruşma gün ve saatini tebliğ etmek ve delillerini bildirmeleri için süre vererek taraf teşkilini sağlamak, davalı şirketin iflasına ilişkin dosyanın suretini getirtmek, dava konusu alacakların sıraya kaydedilip edilmediğini araştırmak, eğer itiraz olunmayan sırasına kaydedilmişse davanın konusuz kaldığına karar vermek, aksi taktirde davayı esastan sonuçlandırarak alacağın varlığının tespiti halinde, tahsil şeklinde değil; mükerrer tahsilata yol açılmamak üzere alacakların masaya kaydına şeklinde hüküm oluşturmaktır. Mahkemece, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.” gerekçeleri ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen karar verilmiştir. D) Temyiz: Bozmadan sonra verilen karar davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ...’nün harçtan muaf olduğu gözetilmeden davalı Yurtkur’a harç yükletilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının harç masrafına ilişkin 3 ve 4 numaralı bentler ile (A) alt paragraflarının tamamen çıkartılarak, yerlerine; “3-Asıl dosya yönünden (2011/236 esas sayılı dosya) alınması gerekli karar ve ilam harcı 439,48 TL'nin 78,90 TL'si peşin olarak alındığından BAKİYE: 360,58 TL'nin davalı Şirketten tahsili ile hazineye irat kaydına, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ... harçtan muaf olduğundan, davalı kurum aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına, A-Davacı tarafından yapılan 130,50 TL harç bedelinin davalı Şirketten alınarak davacıya verilmesine, 4-Birleştirilen dosya yönünden (Mersin 2. İş mahkemesinin 2012/123 esas sayılı dosyası), T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ... harçtan muaf olduğundan, davalı kurum aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına, A-Davacının yatırdığı başvuru ve peşin harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı Kurum’dan 01.06.2016 ve 21.06.2016 tarihli makbuzlar ile yersiz alınan temyiz harçlarının isteği halinde davalı Kurum’a iadesine, 23.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.