(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/19925 E. , 2013/17544 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, vasinin uhdesinde kalan ıslah ile birlikte toplam 46.090,02 TL'nin davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı asil tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden daval…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/19925 E. , 2013/17544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, vasinin uhdesinde kalan ıslah ile birlikte toplam 46.090,02 TL'nin davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı asil tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı asil ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1999 yılında yaşanan depremde bütün ailesini kaybettiğini, ...'de bulunan yakınlarının yanına geldiği, ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.09.1999 tarih, 1999/875 Esas-724 Karar sayılı ilamıyla davalı amcasının davacıya vasi olarak tayin edildiği ve vasilik göreviyle birlikte davacının babasından kalan ölüm aylığını çekmeye başladığını, ancak davalının vasilik görevini ilk günden beri yerine getirmediğini, davacının son dört yıldır anneannesi ve babaannesi ile kaldığı, 1999-2004 yılları arasında davacının babasından kalan maaşının çok az bir kısmını davacının ihtiyaçları için harcadığını, 2004 yılından 2009 yılına kadar da çektiği maaşı davacı için harcamadığını, ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin ek kararlarıyla vasilik görevine son verildiği davacının diğer amcası ...'ın vasi atandığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davalının vasi olarak 22.09.1999 tarihinden itibaren çektiği ve davacı için harcaması gerekirken harcamayıp uhdesinde tuttuğu davacının babasından kalan ölüm aylıklarından şimdilik 8000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya iadesi istenmiş, yargılama sırasında ıslahla talep 46.090,02 TL'ye çıkarılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıyı özel Ufuk İlköğretim Okulu 3. sınıfa kaydettirdikten sonra 8. sınıfa kadar eğitimine özel okulda devam ettiğini, 7 ve 8. sınıflarda dershaneye gönderdiğini, sonrasında ... Fen Lisesini kazandığını, burada yatılı okuduğunu şimdide ... Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olduğunu, davacının tüm tatilllerini davalının yanında geçirdiğini, özel okulda okumanın tek giderinin okul aidatı olmadığını, davacının gerek okul gerekse okul dışında sosyal sınıfın gerektirdiği her türlü imkana sahip olduğunu, kılık kıyafetinden, servis ücretine, sağlık harcamaları, yol, yiyecek, tatil harcamaları gibi giderlerin davacının babasının maaşıyla yapılmasının imkan olmadığını, ayrıca davacının murisinden kalan hisseleri de dövize çevirerek banka hesabına yatırdığını ve faiziyle birlikte 41.000 USD civarında olduğunu, davacının tek kuruşunun davalıda kalmadığını aksine davalının çok daha fazlasını davacı için harcadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüyle 46.090,02 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden ve bilirkişiden alınan 13.07.2012 tarihli ek rapora göre davacı adına Ziraat Bankasındaki maaş hesabına ait 15.09.1999-06.08.2010 tarihleri arasında hesap ekstrelerinin incelenmesinden davalı tarafından vasi olarak toplam 48.662,40 YTL para çekildiği yine aynı hesaptan kredi kartı ile 21.12.2009 ile 24.06.2010 tarihleri arasında toplam 6.207,04 TL alışveriş yapıldığı, yapılan bu harcamaların bedellerinin alışveriş yapılan iş yerlerine ve mağazalara hesaptan aktarıldığı ancak bunların kimin tarafından yapıldığının tespit edilemediğini, kart ile yapılan harcamaların takdirinin mahkemeye ait olduğu vasi dosyasında davalının belgelendirdiği Özel Ufuk Lisesine ödenen 06.09.2000 tarihli 100.000.000 TL, 25.10.2000 tarihli 19.440.000TL, 05.10.2001 tarihli 285.120.000 TL, 06.10.2003 tarihli 787.260.000 TL ve Serhat Dershanesine ödenen 1.400.000.000 TL olarak toplam 2.572.380.000 TL (2.572,38 YTL) nin mahsubu sonucunda vasinin uhdesinde 46.090,02 TL kaldığı belirtilmiştir. Dosya içinde bulunan ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/875 Esas-724 Karar sayılı vasilik dosyasının incelenmesinden; dava konusu 14.09.1999 tarihinde vasi olarak atandığı yine aynı mahkemeniin 09.06.2009 tarihli ek kararıyla vasiliğin kaldırılıp, davacıya ...'ın vasi atandığı anlaşılmaktadır. Buna göre davalının vasiliği 14.09.1999 ile 09.06.2009 tarihleri arasındaki dönemi kapsamaktadır. Bilirkişinin asıl raporuna davalı vekilinin itirazı üzerine 30.03.2011 tarihli ek raporda vasi değişikliği kararı dikkate alınarak 12.10.2009 tarihinde çekilen 4015 TL'nin davalı ... tarafından çekilmediği, yeni atanan vasi tarafından çekildiği kabul edilerek bankadan çekilen toplam miktardan düşüldüğü halde en son tarihli alınan ve hükme esas alınan 13.07.2012 tarihli ek raporda bu husus dikkate alınmamıştır. Yine bilirkişi raporunda tespit edilen 6.207,04 TL kredi kartı harcamasının yeni vasi döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu konuda mahkeme kararının gerekçe kısmında davalının 6.207,04 TL kredi kartı harcamasını davacı yeğeni için yaptığının kabul edildiği belirttiği halde bu bedel mahsup edilmeden karar verilmiş olmakla gerekçede çelişki yaratılmıştır. Tüm bunlar bir yana davalının vasilik döneminde vesayet altındaki davacının barınma, giyim, yiyecek vd. gibi tüm bakım masraflarının hayatın olağan akışana göre ne kadar olacağı yönünde hiçbir tespit yapılmadan sadece vasi dosyasındaki belgeli olan özel okul ve dersane masrafları dikkate alınarak, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.