10. Hukuk Dairesi 2024/1436 E. , 2025/1148 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1582 E., 2023/2216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/84 E., 2023/150 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinc…
**10. Hukuk Dairesi 2024/1436 E. , 2025/1148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1582 E., 2023/2216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/84 E., 2023/150 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... 'ın 07.05.2016 tarihinden itibaren davalı ... Nakliyat şirketinde tır şoförü olarak çalıştığını, ancak sigorta girişinin 31.05.2016 tarihinde yapıldığını, aylık net ücretinin 2500,00-3.00,00 TL civarında olduğunu, ... Nakliyat şirketinin ... şirketinin çimentosunu taşıması nedeniyle her iki davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, davacıların murisi ... 11.06.2016 tarihinde ...'e ait toz çimentoyu Soma'ya götürmek üzere yola çıktığını, saat 15:00 sıralarında İzmir-Manisa Karayolu Sabuncubeli mevkiinde seyir halinde iken hız limitlerine uymasına rağmen kaza meydana geldiğini ve ... vefat etiğini, davacıların aracın üzerindeki yükün fazla olması, ... tarafından yüklenen çimentonun oturması için 3-4 saat beklenmesi gerekmesine rağmen beklenmeksizin acele edilerek yola çıkarılması, işe başladığı tarihten itibaren hafta tatili olan pazar günü de dahil olmak üzere hiç tatil yapmaksızın çalışması, sabah 07:30'dan akşam 22:30-23:00'e kadar çalışması nedeniyle uykusuz olması, aracın bakımının yeterli ve doğru şekilde yapılmaması, eğitim verilmemesi, sağlık muayenelerinin yaptırılmaması nedeniyle kusurlu olduklarını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak davacı eş ... için 400,00 TL, kızı ... için 300,00 TL ve oğlu ... için 300,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat ve davacı eş ... için 50.000,00 TL, kızı ... için 40.000,00 TL ve oğlu Mehmet için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek bankalarca uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Nakliyat Gıda Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, tüm kusurun işçi ... Ünsal'a ait olduğunu, nitekim Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/8951 soruşturma sayılı dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, müteveffanın kayıtlarda görünen ücretle çalıştığını, gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, davacı tarafın maddi tazminat talebini Anadolu Sigorta A.Ş.'nin 10.11.2016 tarihinde yaptığı 50.000,00 TL ödemeyle aldığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Batı Anadolu Çimento San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, müteveffanın müvekkili şirketin işçisi olmadığını, diğer davalı şirketin işçisi olması nedeniyle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın tamamen işçinin kusuruyla meydana geldiğini, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Anadolu Sigorta tarafından maddi tazminat için 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, SGK tarafından da aylık bağlanmışsa düşülmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; trafik iş kazasının meydana gelmesinde işyerinde şoför olarak çalıştığı anlaşılan müteveffanın % 100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazaya ilişkin olarak araca ait takograf kayıtlarının kesin süreye rağmen davalı tarafından sunulmadığı hususunun davalı aleyhine değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğu takograf kayıtlarında çalışma süreleri ile hız ve aracın sürüş sürelerinin kayıt altına alındığı gerekçesiyle hatalı İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ... Nakliyat Gıda ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin diğer davalı ... Batı Anadolu Çimento Sanayi AŞ için çimento taşıma işini üstlendiği müteveffanın bu kapsamda alt işverene ait işyerinde şoför olarak 31.05.2016 tarihinde işe başladığı ve işyerinde çalışmakta iken 11.06.2016 tarihinde gündüz vakti saat 15.00 sularında havanın açık, zeminin kuru, keskin viraj levhasının bulunduğu mahalle gelindiğinde davalı ... Ltd Şti. adına kayıtlı 35 AU 3174 plakalı 2014 model Mercedes çekici ve bu çekiciye bağlı 35 PS 174 plakalı çimento tozu yüklü dorse ile eğimli alanda meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda aracın devrildiği ve müteveffanın hayatını kaybettiği, olay yerinde 20 metre lastik izi bulunduğu ve aracın 54 metre kadar sürüklendiğinin tespit edildiği, Manisa C. Başsavcılığının 2016/8951 soruşturma 2016/6308 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile iş kazasının oluşumunda müteveffanın 2918 sayılı Kanun'un 52/1 maddesi uyarınca aracın hızını yük ve teknik özelliğe, görüş, yol, hava trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama kuralının ihlali sonucu müteveffanın tam kusuru ile meydana geldiği kazanın oluşumunda başkaca kimsenin kusuru bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumunca 29.06.2017 tarih 104651/27/İR:27 sayılı müfettiş raporu ile meydana gelen kazanın iş kazası kabul edildiği ve kazanın oluşumunda müteveffanın % 100 kusurlu kabul edildiği anlaşılmaktadır. İş kazasının oluşumuna ilişkin dairemiz kararına uygun olarak içerisinde ulaştırma ve trafik güvenliği konusunda ihtisas yapmış öğretim üyesinin de bulunduğu 3 kişilik iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda olayın müteveffanın tam kusurlu ve tek taraflı geçirdiği trafik kazası sonucu meydana geldiği, çekiciye bağlı römorkun istiap haddini yasal sınırlar üzerinde aşmayacak şekilde yüklendiği aracın yüklendiği yer ile davaya konu trafik iş kazası olayının gerçekleştiği yer arasında mesafenin yaklaşık 20 - 25 km civarında olduğu, araç kullanımının yasal sınırlar dahilinde gerçekleştiği, çekici ve çekiciye bağlı romörkta teknik bir eksiklik arıza yahut bakım eksikliğinin bulunmadığı, müteveffanın işyerinde çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra iş kazasının meydana geldiği gerekçesiyle iş kazasının meydana gelmesinde müteveffanın % 100 oranında kusurlu olduğu diğer davalıların ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği görülmektedir. Her ne kadar istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekilince iş kazası geçirilen araca ilişkin davalı tarafa takograf kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verilmesine ve kesin sürenin sonuçları hatırlatılmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, takograf kayıtlarına mahkemece ulaşılamadığı bu durumda uyuşmazlıkta her ne kadar kesin süre verilmiş ise de elde edilen deliller uyarınca bir karar vermek gerektiği, davacının aşırı çalıştırıldığına ilişkin ayrıca bir kayıt yahut delilin bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile diğer raporlarda müteveffanın tam kusuruyla trafik iş kazasının meydana geldiği davalılara atfedilecek bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği kabulün oluşa ve dosya içerisindeki delillere, 4857 sayılı İş Kanun'u, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanun'u, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düştüğü anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf gerekçesinin yerinde olmadığı ..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.