8. Ceza Dairesi 2023/2273 E. , 2023/8787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1048 E., 2023/601 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi
**8. Ceza Dairesi 2023/2273 E. , 2023/8787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1048 E., 2023/601 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2012 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının (a) ve (b) bentlerinin, 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü (sanık ... hakkında 58) maddesi uyarınca, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca, yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır 2. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasının, 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli kararının sanık ... müdafii ve sanıklar ... ile ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.03.2022 tarihli ve 2019/7182 Esas, 2022/4405 Karar sayılı kararı ile "...Tehdit ve kasten yaralama eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulması gerektiği cihetle; Sanıkların, otoparka getirttikleri müşteki ... ile arkadaşı ...'ı taksiye bindirdikten sonra terk edilmiş virane bir alana götürdükleri orada müşteki ve arkadaşına silah gösterip tehdit edip darp ettikleri, sanıkların eylemlerinin hukuki anlamda bir bütün olarak silahla, birden fazla kişiyle cebir hile ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmasına karşın fiilin vasıf yönünden bölünerek sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve yaralama suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması…" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/1048 Esas, 2023/601 kararı ile sanıklar hakkında cebir, hile ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz istemi suçlamaları kabul etmediğine, beraatini talep ettiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, delil bulunmadığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi kararın usul ve yasaya aykırı olup sanığın beraat etmesi gerektiğine, sanığa isnat edilen suçu gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, mağdurların her aşamada değişen çelişkili beyanlarına dayanarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tanık Mert Sefa'nın beyanında sanığın mağdurlara vurmadığını beyan ettiğine, mağdur ...'in araca binerken herhangi bir zorlamanın olmadığını beyan ettiğine, mağdurun şikayetinden vazgeçmiş olmasının da bunun kanıtı olduğuna, olay yerinin şehrin merkezinde kameraların bulunduğu yerlerden olup sanık aleyhine bir kamera kaydının bulunmadığına, olayın kurgusunun akıl ve mantığa aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin sanık yararına uygulanma alanı bulduğuna sanığın beraat etmesi gerektiğine, vesaireye ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, atılı suçun Çankaya'da ... kavşakta gündüz vakti herkesin gözü önünde işlenmesinin fiilen imkansız olduğuna, tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yakın ve uygun bir yere herkesin rızasıyla gidildiğine, hürriyeti sınırlama kasıt ve eylemi söz konusu olsa umuma açık takside geride taksi şoförü tanık olarak bırakılarak suçun işlenmeyeceğine, mağdurların araca zorla bindirilmelerinin söz konusu olmadığına, taraflar konuşurken ilk saldırının mağdur ...' dan geldiğine sanığında 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesindeki sınırlar dahilinde kendisini koruyarak mağdura bir kez yumruk attığına, kaldı ki söz konusu eylemin basit yaralama suçu olup şikayete tabii olduğuna, mağdurunda şikayetinden vazgeçtiğine, tehdit suçunun da mesnetsiz olduğuna, bu suçtan da delil yetersizliği bulunduğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine silah teşhirininde gerçek dışı olup dosya kapsamında ele geçen silahın bulunmadığına, tüm ısrarlara rağmen olay yeri olan otoparkta keşif yapılmadığına, kamera kayıtlarının toplanmadığına, ... otoparkda görevli kişilerin dinlenmediğine, sanıkların olay tarihindeki cep telefon kayıtlarının istenmediğine, 03.01.2012 tarihli raporu veren doktorun duruşmada ifadesinin alınması gerektiğine, tarihsiz sanık hakları formunun kim tarafından düzenlendiğinin belirlenip bu şahsın dinlenerek sanık haklarının ihlal edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerektiğine, sanığın sabıka kaydının celbi ile suç geçmişi olup olmadığının ve güvenirliğinin araştırılmadan karar verildiğine, eksik araştırma nedeniyle kararın bozulması gerektiğine vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay sanıkların mağdur ...'yu ... Otoparktan taksiye bindirerek şehir merkezine uzak bir yere götürdükleri, burada darp ettikleri, daha önceki bir anlaşmazlıktan dolayı sanık ...'in kız arkadaşı olan Yeliz Altın'dan özür dilemesi ve yalvarması için ele geçirelemeyen silahla mağduru tehdit ettikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden sanıkların, otoparka getirttikleri mağdur ... ile arkadaşı ...'ı taksiye bindirdikten sonra terk edilmiş virane bir alana götürdükleri orada mağdur ve arkadaşına silah gösterip tehdit edip darp etmek suretiyle silahla, birden fazla kişiyle cebir hile ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... müdafii,sanık ... müdafii ve sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Ankara 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "..Bozmadan önce verilen 03.02.2015 tarihli hükümde sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı tehdit suçlarından ayrı ayrı iki kez 1 er yıl 8 er ay, yaralama suçundan ayrı ayrı 3 er ay 10 ar gün hapis cezası tayin edildiği ve hükmün sadece sanık ... müdafii ve diğer sanıklar tarafından temyiz edildiği gözetilmeden, CMUK.nun 326/son maddesinde yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi.."’dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli kararına yönelik sanıklar ... müdafii,sanık ... müdafii ve sanık ...'in’ temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere "Bozmadan önce verilen hükmün sanıklar lehine olması ve aleyhe temyiz bulunmamasından dolayı 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi gereğince sanıklar hakkında hükmedilen 4 er yıl 2 şer ay hapis cezasının, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen 1 er yıl 8 er ay, silahlı tehdit suçundan verilen 1 er yıl 8 er ay ve yaralama suçundan verilen 3 er ay 10 ar gün hapis cezalarının içtiması sonucu belirlenen 2 şer yıl 19 ar ay 10 ar gün üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.