T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/04/2024 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/04/2024 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ile aralarında bir kasko sigorta sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin aracının kaza sonucu hasara uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen hasar bedelinin ödenmediğini öne sürmüş, davanın kabulü ile hasar bedelinin kendilerine ödenmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın aracını kiraladığını tespit ettiklerini, bu durumun teminat dışı hallerden olduğunu, bu sebeple davacının talebinin yerinde olmadığını öne sürmüş, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Eldeki dava kasko sigorta sözleşmesine dayalı alacak davasıdır. Davacı vekili Rizikonun gerçekleşmesine rağmen hasarın ödenmediğini, davalı ise hasarın teminat dışı olduğunu öne sürmüştür. Taraflar arasında kaza anında geçerli bir kasko sigorta sözleşmesi olduğu uyuşmazlık dışıdır. Sigorta sözleşmesi ile sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi halinde hasarın gidermeyi teminat altına alır. Hasarın teminat dışı olduğunu ispat külfeti sigorta şirketi üzerindedir. Teminat dışı bir halin varlığı sigorta şirketini borçtan kurtarır. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmeye göre aracın kiralanmasının teminat dışı hallerden olduğu hüküm altına alınmıştır. Bakanlık ve SGK dan gelen bilgilere göre aracın başka bir şirket adına turistik transfer yetki belgesi olduğu ve kaza anında sürücünün başka bir şirket adına kayıtlı olarak çalışıyor olduğu anlaşılmakla kazanın teminat dışı olduğu kanaatine varılmış.." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... poliçe numarası ile sigortalanan müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın, şirket çalışanı ...'un sevk ve idaresinde iken kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu üzere, ... Caddesi üzerinde havalimanı istikametinde meydana gelen zincirleme trafik kazasına karıştığını, kaza nedeniyle müvekkili şirkete ait araçta ciddi hasar oluştuğunu, hasara ilişkin bilgilerin ve hasarın onarım bedelinin sunulan faturalarda görüldüğünü, kaza nedeniyle müvekkiline ait ... plakalı ... model ... marka minibüste delil listesinde sunulan faturalarda görüleceği üzere 550.000,00 TL TL ( beş yüz elli bin Türk Lirası) maddi hasar meydana geldiğini, dava dosyasında mevcut e-mail çıktılarında görüleceği üzere 27.09.2023 tarihinde davalı şirkete kaza ve hasar bedeline ilişkin tüm belgelerin de eklenerek başvuru yapıldığını; davalı şirketin poliçe kapsamında maddi hasarı ödemekle yükümlü iken taraflarına hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın, şirket çalışanı ...'un, kaza anında alkollü olmadığını, şirkete ait aracı kullanması için gerekli ehliyete de sahip olduğunu, tüm bunlara rağmen ödeme yapılmamasının ve hiçbir gerekçe ileri sürülmemesinin hukukla bağdaşır yanı olmadığını, davanın hukuka aykırı gerekçe ile reddedildiğini, dosyada Antalya İl Emniyet Müdürlüğünden gelen 29.01.2024 tarihli cevap yazısında ... plakalı aracın 'kabis ve polnet' kayıtlarında herhangi bir kiralama kaydının olmadığı açıkça belirtilmesine karşın, bilirkişinin bilirkişi raporunda kabis kaydının olduğunu belirtildiğini, bu nedenle kiralama nedeniyle oluşan hasarların teminat dışı olduğu yönünde görüş beyan ettiğini, Antalya Emniyet Müdürlüğünden gelen yazıdan da anlaşılacağı üzere söz konusu aracın kiralık olmadığını, buna karşın bilirkişinin aracın kiralık olduğuna dair sonuca nasıl ulaştığını anlamadıklarını, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsünün şirkete ait aracı kullanması için gerekli ehliyete de sahip olduğunu, diğer bir deyişle araç kullanmasına ilişkin hiçbir engel olmadığını, tüm bunlara rağmen ödeme yapılmamasının hukukla bağdaşır yanı olmadığını, bilirkişinin yetkisini aşarak değerlendirme yaptığını, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliğinden gelen yazıda aracın TURSAB kaydı olduğu; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından gelen yazıda aracın D2 belgesine sözleşmeli araç olarak kaydedildiğinin açık olduğunu, bilirkişinin bu yazıları dikkate almadığını, bilirkişinin ve mahkemenin, aracı rent acar ya da uber aracı olarak değerlendirdiğini, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, uyap sisteminde kayıtlı cevap dilekçesi ekinde yer alan "Kaskolay Genişletilmiş Ticari Kasko Sigorta Poliçesi"nin "kullanım tarzı" klozunda "Sigortalı aracın taksi, dolmuş, polis aracı, itfaiye aracı, ambulans, Uber sistemine kayıtlı araç veya kiralık araç (rent a car) vb. olarak kullanılması hali ve bu kullanım sırasında oluşan ziya ve hasarlar teminat dışındadır." düzenlemesinin olmasına, her ne kadar davacı taraf kaza yapan araç sürücüsünün şirket çalışanı olduğunu ileri sürse de uyap sistemindeki SGK cevabında (ve eklerinde) araç sürücüsünün davacı şirkette her hangi bir zamanda çalıştığına dair bir bilginin yer almaması, son iki işverenin de mahkeme kararında belirtildiği üzere ... Şirketi ile ... Turizm şirketi olduğunun anlaşılmasına, davalı tarafça aşamalarda dosyaya sunulan ve itiraza uğramayan, sürücünün ifade tutanağında da sürücünün ... şirketinde çalıştığını beyan etmesine, Bakanlıktan gelen yazıda davacı şirket adına düzenlenmiş her hangi bir yetki belgesinin olmadığının, ancak ... Turizm Limited Şirketine, Bakanlıkça KTK ve KTY çerçevesinde ilk veriliş 26.02.2019 tarihinde olmak üzere D2 yetki belgesinin düzenlendiği ve anılan D2 yetki belgesinin 27.08.2029 tarihine kadar geçerli bulunduğu, bahse konusu taşıtın 26.12.2022 tarihinde ... Taşımacılık Turizm Limited Şirketi firması adına düzenlenen ... belge numaralı D2 yetki belgesi eki taşıt belgesine sözleşmeli taşıt olarak kaydedildiği hususlarının belirtilmesi karşısında, aracın başka bir şirket adına turistik transfer yetki belgesine sahip olduğunun anlaşılmasına, her ne kadar Emniyet yazısında polis sorumluluk bölgesinde bir kiralama bilgisinin olmadığının bildirilmesine karşın aynı yazıda ilgili kanuna aykırı kiralama yapıldığının tespiti halinde idari işlem yapılabileceğinin belirtilmesi karşısında söz konusu kaydın olmamasının tek başına kiralamanın olmadığını göstermeyecek olmasına, esasen mahkemenin de kararında emniyet yazısına dayanmamasına, anılan açıklamalar ışığında mahkemenin kabulünün yerinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...