Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4280 E. , 2024/2551 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4280 Karar No : 2024/2551 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... Paslanmaz Sac Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4280 E. , 2024/2551 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4280 Karar No : 2024/2551 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... Paslanmaz Sac Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına çalışanlarının banka hesaplarına yapılan para transferleri ile bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2015 yılının Ocak ila Mayıs, Temmuz ve Eylül dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. ve 6. bentleri ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin Kahramanmaraş'ta bulunan deposunda çalışan ... adına kayıtlı banka hesabından şirketin İstanbuldaki çalışanlarının hesaplarına yüklü miktarlarda para transferlerinin gerçekleştiği ve bu transferlere ait herhangi bir kaydın yevmiye defterinde bulunmadığının anlaşıldığı olayda, 2017 yılında ... hakkında hazırlanan görüş ve öneri raporunda hem ... hem de davacı şirket temsilcisinin söz konusu para transferlerinin şirket faaliyetine ait olduğunu belirtmelerine rağmen 2019 yılında hazırlanan vergi inceleme raporunda verdikleri ifadelerde söz konusu tutarların şirketin aldığı borç paralar olduğu yönünde beyanda bulunmaları, borç para alındığı iddia edilen şahıslar nezdinde yapılan karşıt incelemelerde mal alımına istinaden yapılan ödemeler olduğunun beyan edilmesi, alındığı iddia edilen borç paralara ilişkin herhangi bir sözleşme, faiz ödemesi ve yasal defterlerin avans kısmında bir kaydın bulunmaması hususları dikkate alındığında, bir kısım hasılatını kayıt dışı bıraktığının anlaşıldığı; dolayısıyla, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uyulmaması nedeniyle, 353. maddesinin 6. bendi kapsamında kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise 31/12/2015 tarihinde tahsil edildiği belirtilen 2.010.682,82 TL'ye ilişkin kısmının incelenmesinden; mükellef temsilcisinin şirket kredibilitesini yüksek göstermek için yapılmış bir kayıt olduğunu beyan ettiği, bu tahsilatın gerçekten yapıldığını kabule yetecek bir tespitin bulunmadığı; dolayısıyla, gerçekte yapıldığı ortaya konulamayan bu tahsilat yönünden tevsik zorunluluğuna uyulmadığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasının 100.534,09 TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, 21/09/2015 tarihinde tahsil edildiği belirtilen 301.084,61 TL'ye ilişkin kısmının incelenmesinden; bu kaydın davacı şirket ortağının tahsil ettiği satış bedeli olduğunun şirket temsilcisinin ikrarı ile sabit olduğu ve bu tahsilat için dayanak maddede öngörülen tevsik zorunluluğuna uyulmadığı anlaşıldığından, 15.054,23 TL'lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 6. bendi kapsamında kesilen özel usulsüzlük cezası ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının 15.054,23 TL'lik kısmı yönünden dava reddedilmiş, 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının 100.534,09 TL'lik kısmı kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... ve ticari ilişkide bulunulan diğer mükelleflerin belgesiz satış yapıldığına dair ifadelerinin bulunmadığı, dönem başı ve dönem sonu stokları, fatura tutarları ile katma değer vergisi beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, piyasada otuz yılı aşkındır bulunmaları sebebiyle ticari ilişkide bulunulan firmalardan karşılıklı güvene dayalı olarak ön ödeme mahiyetinde borç para alındığını, söz konusu tutarların satış bedelinden düşüldüğü, inceleme elemanının bulduğu kayıt dışı hasılat tutarı baz alındığında karlılık oranının %60'ı bulduğu ve bu durumun gerçekle bağdaşmadığı, kayıt dışı hasılat tutarı hesaplanırken ödenmiş katma değer vergilerinin de hesaba katılarak indirilecek katma değer vergilerine dahil edilmesi gerektiği bu anlamda yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.