Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ---- şirketinin dünya çapında tanınmış ve bir çok ülkede tescillenmiş markası olan “muscletech” ürünlerinin Türkiye distribütörlüğünü yaptığını; davalı firmanın “----” markasının --- şirketine ait olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak 02.01.2009 tarihinde TPE nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini; kötü niyetli bu tescilin hükümsüz kılınması amacı ile İstanbul Anadolu FSHH Mahkemesi’nin --- E. sayılı dosyası ile dava açıldığını;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı bankanın --------Şubesinde bulunan ---------- hesaplarından davacıların haberi ve talimatı olmadan şube müdürü ---------- tarafından usulsüz olarak para çekildiğini, farklı tarihlerde gerçekleştirilen bu usulsüz işlemlerde şube müdürünün ---- hariç, sadece yabancı para olarak ----------------kendi hesabına veya başkaca hesaplara geçirdiğini ya da fiilen hesapları sanki davacılar para çekiyormuş gibi, kredi kullanıyormuş gibi gösterip bu şekilde hesapları boşaltarak zimmetine geçirdiğini, icra takip tarihi itibariyle davacıların toplam zararının ------ olduğunu, -------------------sayılı ihtarnamesi ile, davacıların uğradığı zararın davalı bankaca tazmini için ihtarname çekildiğini, davalı bankanın da bu ihtarı dikkate almayıp herhangi bir ödemede bulunmadığını, ancak sözlü görüşmelerde davacıların zararlarının karşılanacağının bildirildiğini ancak sonuç alamadıklarını, ---------------- soruşturma sayılı dosyasında banka şube müdürünün tutuklu olup soruşturmanın devam ettiğini, davalı bankanın ödeme yapmaması üzerine alacağın tahsili için ------------------- dosyasıyla davalı banka aleyhine ilamsız icra takibine giriştiklerini, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu, bir güven kurumu olan davalı bankanın çalışanların her türlü kusurundan sorumlu olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, müvekkili tarafından tevdi edilen paraların güvenliğinin davalının sorumluluğunda olup bu bedellerin müvekkillerine ödenmesi gerektiğini belirterek sonuçta, icra takibine vaki haksız itirazın iptaline ve % 40 oranından az olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.