14. Hukuk Dairesi 2014/15596 E. , 2016/448 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 04.08.2011 gününde verilen dilekçeyle tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasının talep edilmesi üzerine, yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne k…
**14. Hukuk Dairesi 2014/15596 E. , 2016/448 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 04.08.2011 gününde verilen dilekçeyle tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasının talep edilmesi üzerine, yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı Hazine, kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit ve tescil edilen 326 parsel sayılı taşınmaz ile diğer davalı ... adına tespit ve tescil edilen 116 ada 339 parsel sayılı taşınmazın mera olduğunu belirterek, tapu kayıtlarının iptalini ve mera olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir. Davalılar, kadastro tespitlerinin doğru olduğunu beyanla ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, kadastro tespitlerinin doğru olduğu, taşınmazların mera olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı Hazine temsilcisi ile davalı ... vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş yada kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m. 3 ve 4). Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği yada taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin yada Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır. Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise yada kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmasında ileri sürdükleri kayıtların tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığından sorulması ve köyün kadim yada muhdes olup olmadığının saptanması gerekir. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların çekişmeli mera veya yaylak ile herhangi bir yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek, yöreyi iyi bilen ve çevre köy ya da kasabalarda yaşayan yaşlı kişilerden seçilmesi gerekir.