3. Ceza Dairesi 2021/14334 E. , 2023/1388 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/38 E., 2018/376 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, …
**3. Ceza Dairesi 2021/14334 E. , 2023/1388 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/38 E., 2018/376 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2017 tarihli ve 2017/194 Esas, 2017/122 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesi yedinci fıkrası, 62 nci maddesinin, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/376 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucunda mahkumiyet hükümü kurulduğuna, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, somut hiçbir delil bulunmadığına, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükümü kurulduğuna, sanığın Bank Asyadaki hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğuna, gerçeği yansıtmayan tanık beyanı esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken usul ve kanuna aykırı olarak mahkumiyet kararı verilmiş olmasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın Bank Asyada mevcut hesapları üzerinde yapılan inceleme neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda; 17-25 Aralık öncesinde ve sonrasında Bank Asyada işlemlerine devam ettiği, katılım hesabı açtığı, kredi kartı kullandığı, konut kredisi kullandığı, ancak ödemelerini M. K.'nin yaptığı, M.K.'nin Bank ... sistem kayıtlarında Tuzla'da bulunan Elmer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde diş hekimi olarak çalıştığı, sanığın 25 Aralık 2013 sonrası açık kaynaklardan servis edilen FETÖ terör örgütü lideri ...'in Bank Asyaya para yatırın talimatıyla Bank Asyada katılım hesabı açtığı, bankaya kayyum atanma tarihi olan ve örgüt üyelerine kamuoyunu etkilemek adına çağrı yapıldığı, kara propaganda yapıldığı 04.02.2015 tarihinden sonrada örgüte aidiyeti göstermek adına katılım hesabını yenilemeye devam ettirdiği, FETÖ terör örgütüyle bağlantılı firmalara kredi kartıyla 17-25 Aralık öncesinde ve sonrasında da işlemler gerçekleştirerek yapının büyümesine mali anlamda destek olduğu, bu işlemlerin toplamının 3.980,02 TL olduğunun tespit edildiği, Kasım 2015'e kadar Bank ... ile çalışmasına devam ettiği, sonrasında A. T.'nin Akban'ta bulunan hesabına aktardığı tespit ve mütalaa edilmiştir. Sanık tarafından, FETÖ elebaşısının yazarı bulunduğu birçok kitap, CD ve sair FETÖ neşriyatını Aydın Çine Tepeköy Mahallesi Topçam Barajı kenarında atıldığı ve ihbar üzerine bunların kolluk tarafından ele geçirildiği, kolluk tarafından düzenlenen 09.11.2016 tarihli Teslim Tesellüm Belgesinden anlaşılmıştır. Sanığın, örgüt tarafından düzenlenen dini içerikli sohbet toplantılarına katıldığı ancak mütevelli konumunda olmadığı, sanık ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmıştır. İddianamede belirtilen ve propaganda iddiasına konu edilen 07.03.2014-30.03.2014 tarihleri arasındaki Facebook paylaşımlarının sanık tarafından yapıldığı, anlaşılmış, sanık savunmasında, Milliyetçi Hareket Partisi Çine ilçe yönetiminde görev aldığını, 30 Mart 2014 yerel seçimler öncesi seçim zamanında muhalefet etme ve siyasi amaçla söz konusu paylaşımları yaptığını beyan etmiştir. Dosya kapsamı, dosyanın yeterince aydınlanmış olması nazara alınarak sanıklardan ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi için SİBER'e, Tivi-Bu'ya, D-Smart'a yazılan müzekkere cevaplarının beklenilmesinden vazgeçilmiştir. Tüm bu veriler ve yukarıda yapılan ayrıntılı açıklamalar çerçevesinde; sanığın Bank ... kayıtları, sohbet toplantılarına katılması, ele geçen FETÖ neşriyatı kitap ve CD'ler dikkate alındığında sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme fiilini oluşturduğu eyleminin TCK'nın 220/7 nci maddesi kapsamında kaldığı, sanığın bu suç nedeniyle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütü propagandası iddiası ile dava açılmış ise de, paylaşımların 07.03.2014-30.03.2014 tarihleri arasında yapıldığı, sanığın MHP ilçe yönetiminde görev alması, paylaşımların 2014 yerel seçimi öncesi siyasi gündem ve çekişmelerin yoğun olduğu zamanda yapılmış olması, paylaşımların büyük çoğunluğunun yapının terör örgütü olarak izlenmesi gerektiğine ilişkin Milli Güvenlik Kurulu kararından öncesine ait olması, sanığın söz konusu paylaşımları terör örgütünü övmek maksadıyla yaptığına dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması, suçun unsurları itibari ile oluşmaması hususları nazara alınarak, sanığın üzerine atılı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan beraatine dair hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, hüküm fıkrasındaki 4 nolu paragrafından temel ceza üzerinden artırım ve indirimler sonrasında hesaplanan sonuç ceza miktarının hükümden çıkartılarak, yerine TCK’nın 62 maddesi gereğince yapılan indirimden sonraki ceza miktarının 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak belirlenerek, hükme eklenilmesine, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının TCK'nın 58/9 uncu maddesi gereğice mükerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair bölümün hükümden çıkartılmasına, Bu suretle hukuka aykırılıkların giderilmek sureti ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım S. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s.280). c) BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilir. 1-Somut olayda, toplanan deliller, sanık savunması, tanık beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, örgütün finansal kaynağı olarak kabul edilen Bank Asyadaki hesap hareketlerinin incelenmesinden her ne kadar tek talimat dönemine uygun düşen mevduat hesabı açma ve para yatırma işlemi olduğu görülmüşse de; diğer talimat dönemleri ile uyumlu işlemlerinin bulunmadığı, Bank Asyanın TMSF'ye devrinden sonra hesabını kapatmadığı dikkate alındığında Bank ... nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri dışında değerlendirilemeyeceği, ayrıca tanığın sanık hakkındaki beyanının örgütün operasyonel eylemlerinden önce olduğu, tanığın sanık hakkındaki beyanının örgütün operasyonel eylemlerinden önce olduğu, dosyada başka tanık beyanı da bulunmadığından sanığın eylemlerinde sempati düzeyini aşarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturacak çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik olmaması nedeniyle sanığın örgüt üyeliği suçunu işlediği sabit olmadığı, beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/376 sayılı kararında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.