11. Ceza Dairesi 2012/8339 E. , 2012/12371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak HÜKÜM : 1.Sanıklar ..., ..., ...'ın 2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ortadan kaldırma kararı. 2.Sanık ...hakkında 2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan beraat kararı. 3.Sanıklar ... ve ...'nin 2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan dolayı 2
**11. Ceza Dairesi 2012/8339 E. , 2012/12371 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak HÜKÜM : 1.Sanıklar ..., ..., ...'ın 2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ortadan kaldırma kararı. 2.Sanık ...hakkında 2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan beraat kararı. 3.Sanıklar ... ve ...'nin 2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan dolayı 213 sayılı yasanın 359/b-1, 5237 sayılı TCK'nun 62, 53. maddeleri uyarınca 20'şer ay hapis cezası, hak yoksunluğu. 1-Katılan vekilinin, tüm sanıklar hakkında '2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak' suçundan açılan kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin karara ve sanık ...hakkında '2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak' suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'a yüklenen '2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak' suçu yönünden; yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, tüm sanıklara yüklenen '2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak' suçu yönünden ise; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; ‘2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.01.2003 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle belirtilen hükümlerin ONANMASINA, 2-Katılan vekilinin, tüm sanıklar hakkında '2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak' suçundan açılan kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin karara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine göre, KDV beyannamelerinde indirim konusu yapılmak suretiyle 2003 takvim yılının Aralık ayına kadar devam eden sahte fatura kullanmak eyleminde suç tarihinin takip eden ayın 21. günü olduğu, bu itibarla 21.01.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla sanıklar hakkında hüküm kurulması yerine yazılı şekilde kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; tüm sanıklara yüklenen '2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 21.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan tüm sanıklar hakkında '2003 takvim yılında sahte fatura kullanmak' suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 3-Sanık ... hakkında '2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'nın şirkete % 1,25 hisse oranında ortak olması, şirketi temsil yetkisinin olmaması ve sanık ...'nin sahte fatura kullanma eylemine iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 4-Sanık ... hakkında '2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanma' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Farklı takvim yıllarında işlenen 'sahte fatura kullanmak' suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturacağı cihetle, dosya içinde bulunan vergi inceleme raporlarına göre, 2004 ve 2005 takvim yıllarında müteaddit defalar sahte fatura kullanan sanığın her iki takvim yılı için de ayrı ayrı olmak üzere 'zincirleme şekilde işlenen sahte fatura kullanma' suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini, Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar ... ve ... hakkında '2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak' suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.