3. Ceza Dairesi 2017/17402 E. , 2018/11838 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1-Mağdurun yaralanmasına ilişkin, ... İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen geçici raporda,''çekilen direkt grafide çene sağ bölgesinde ve omuzda kırık'' olduğunun belirtildiği ancak; daha sonra Kemik …
**3. Ceza Dairesi 2017/17402 E. , 2018/11838 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1-Mağdurun yaralanmasına ilişkin, ... İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen geçici raporda,''çekilen direkt grafide çene sağ bölgesinde ve omuzda kırık'' olduğunun belirtildiği ancak; daha sonra Kemik Eklem Hastalıkları Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Baştabipliği tarafından düzenlenen kesin raporda ise'' sağ omuzdaki yumuşak doku travmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği ,kemik kırığı bulunmadığı'' şeklinde tespite yer verildiği bu hali ile raporlar arasında çelişki bulunduğu, çenede meydana gelen yaralanma ile ilgili de kesin rapor alınmadığı anlaşıldığından hükme esas alınan rapor içeriğinin yetersiz nitelikte olup, Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Mahkemece dinlenen tanıklardan hiç birisinin sanığın sandalye ile vurduğunu gördüklerine dair beyanda bulunmadıkları, tanıkların ortak beyanlarının mağdur ile sanığın babasının tartıştıkları, mağdurun yanında yer alan ...'in, sanığın babasına sandalye ile vurduğu, sanığın sonradan tartışma yerine gelerek kavgaya tutuştukları, sanığın neyle vurduğunu görmedikleri yönünde olduğu, sanıkta yargılamanın başından beri köy meydanında babası ile karşı tarafın tartıştığını görünce yanlarına gittiğini, mağdurun ve...'in babasına küfür etmesi ve saldırması üzerine kavgaya tutuştuklarını ve yumrukla mağdura vurduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın silahtan sayılan sandalye ile vurduğuna dair yeterli delil elde edilemediğinden sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesi gereğince arttırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, 3-Sanığın, babası ile mağdurları tartışırken görmesi, babasına küfür etmeleri ve saldırmaları üzerine eylemi gerçekleştirdiğini savunması karşısında sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışmasız bırakılması, 4-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.