8. Hukuk Dairesi 2019/838 E. , 2021/3340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili ve davalı ... vasisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, maliki olduğu 7133 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan 7136 parsel
**8. Hukuk Dairesi 2019/838 E. , 2021/3340 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili ve davalı ... vasisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, maliki olduğu 7133 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan 7136 parsel sayılı taşınmazın davalılara ait olduğunu, davalılar tarafından taşınmazına söğüt ağacı dikildiğini ve tuvalet olarak kullanılan yapı yapıldığını, taşınmazına ektiği ürünler ağaçların gölgesinde kaldıkları için verim alamadığını ileri sürerek, davalıların el atmasının önlenmesine, ağaçların sökülmesine ve tuvaletin yıkılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., ağaçların babası tarafından dikildiğini, yapının kendisi tarafından inşa edildiğini, iki taşınmaz arasındaki duvarın kadastro çalışmalarından önce yapıldığını, davacının taşınmazına müdahalede bulunmadığını, davalı ... taşınmaz üzerindeki ağaçların ... tarafından dikildiğini, davalı Havva 7136 parsel sayılı taşınmazın diğer davalılara ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalılar Emine ve Havva yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, yargılama esnasında davalı ... tarafından taşınmaz üzerindeki yapının yıkıldığı anlaşıldığından yıkım isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.11.2017 tarihli,2015/4965 Esas-2017/6711 Karar sayılı ilamı ile, davacının çekişme konusu 7133 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, bitişikte bulunan 7136 parsel sayılı taşınmazın da davalı ...’in mirasbırakanı ... adına kayıtlı olduğu, 16.07.2014 tanzim tarihli fen raporunda A harfi ile gösterilen ağaçların bulunduğu 16.98 m²'lik kısmın davalının taşınmazında kaldığı, tuvalet olarak kullanılan yapının ise davacının taşınmazında bulunduğu, davalının yargılama sırasında bu yapıyı yıktığını bildirdiği, kadastral yöntemlere uygun biçimde yapılan ölçüm sonucu davacının taşınmazında kaldığı anlaşılan tuvaletin yargılama sırasında davalı tarafından yıkıldığı ve davacının bu hususa ilişkin bir itirazı olmadığı gözetildiğinde yıkım isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı ...’in temyiz itirazının yerinde olmadığı, davacının temyiz itirazına gelince; davacının, davalının sınıra ağaç dikmek suretiyle mahsullerinin güneş almasını engellediğini ve gölgede kalan ürünlerin veriminin azaldığını da ileri sürerek eldeki davayı açtığı, hal böyle olunca; uzman bilirkişi heyeti ile birlikte yerinde yeniden keşif yapılarak komşuluk hukuku ilkeleri çerçevesinde taraf taşınmazlarının konumu, nitelikleri gözetilmek suretiyle davacının iddiasının değerlendirilmesi, ağaçların ekili mahsule zarar verip vermediğinin araştırılması, davacı bakımından bir zararın varlığının tespiti halinde, ağaçların kesilmesi dışında (örneğin seyrekleştirme, budama gibi…) başkaca önlemlerle zararın giderilip giderilmeyeceğinin duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, hak ve zarar dengesi de gözetilmek suretiyle adil olanın seçilip, ona hükmedilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda ağaçlara yönelik talep bakımından ; davalılardan ... ve ... yönünden davanın kabulü ile ... köyü 243 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ve 243 ada 24 parsel sayılı taşınmazda bulunan ağaçlar ile 243 ada 17 parsel sayılı taşınmazın içinde kalan ağaçların 25/06/2018 tarihli teknik bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 243 ada 17 parsel sayılı taşınmazın içinde kalan kısımlarının duvardan itibaren dallarının budanmak sureti ile el atmasının önlenmesine ve kaline, (243 ada 17 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ağaçlar için de aynı şekilde budanmak sureti ile el atmasının önlenmesine ve kaline), tuvalete yönelik talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan Havva Özdemir yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, karar verilmiş, karar davalı ... ve davalı ... vasisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, yıkım ve komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle yıkım isteklerine ilişkindir. 1.Davalı ... vasisinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Mahkemece bozma ilamına konu kararda davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine, karar verildiği, davalı aleyhine verilen kararın taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği nazara alınmaksızın, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda davalı ...’nin dava konusu olmayan taşınmazı üzerinde yer alan ağaçlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı ...’nın temyiz itirazlarının incelenmesinde, Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şu halde; Mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, uzman bilirkişi heyeti ile birlikte yerinde yeniden keşif yapılarak komşuluk hukuku ilkeleri çerçevesinde taraf taşınmazlarının konumu, nitelikleri gözetilmek suretiyle davacının iddiasının değerlendirilmesi, ağaçların ekili mahsule zarar verip vermediğinin araştırılması, davacı bakımından bir zararın varlığının tespiti halinde, ağaçların kesilmesi dışında (örneğin seyrekleştirme, budama gibi…) başkaca önlemlerle zararın giderilip giderilmeyeceğinin duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, hak ve zarar dengesi de gözetilmek suretiyle adil olanın seçilip, ona hükmedilmesi gerekirken, uyulan bozma ilamına göre gerekli araştırmalar yapılmadan, dava konusu ağaçların konumlarının denetime ve infaza elverişli krokili rapor ile belirlenmeden, zararın niteliği, kapsamı somut olarak tespit edilmeden, soyut bir şekilde dava konusu ağaçların gölgeleme yaparak zarara yol açtığını bildiren yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınmak sureti ile eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vasisisin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’in temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.