Başvuru, devlet memuru olan ve bir topluluğun etkinliğine katılan başvurucunun siyasi faaliyette bulunduğu gerekçesiyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, devlet memuru olan ve bir topluluğun etkinliğine katılan başvurucunun siyasi faaliyette bulunduğu gerekçesiyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmesine gerek görmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı Diğer Vergiler Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak çalışan başvurucu ayrıca Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonuna(KESK) bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BESK) üyesidir. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığına başvurucu hakkında Partizan adıyla bilinen ve (aşırı) sol örgüt olarak nitelendirilen bir topluluğun tüm etkinliklerine katıldığı yönünde bir ihbar mektubu ulaşmıştır. İhbar mektubunun hemen ardından ise başvurucunun anılan topluluğun toplantılarına katıldığına dair fotoğrafı gönderilmiştir. A. Disiplin Soruşturması Süreci Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından, gönderilen ihbar mektubu ve fotoğraf dikkate alınarak başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Disiplin soruşturmasını yürüten muhakkik, soruşturma kapsamında başvurucu hakkında daha önce yapılmış adli ve idari tahkikatları incelemek amacı ile Bursa Emniyet Müdürlüğü, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bursa Vergi Dairesi Başkanlığından bilgi istemiştir. Muhakkike 6/10/2004 ve 28/4/2006 tarihli iki rapor ulaşmıştır. 6/10/2004 tarihli soruşturma raporu başvurucunun 2004 yılında İstanbul'da yapılacak olan NATO Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla Bursa'da tertiplenecek gösteri için el ilanları dağıtması ve 30/5/2004 tarihi Pazar günü yapılan gösteriye katılması ile ilgilidir. Anılan eylem için çağrıda bulunması ve daha sonra kendisinin bu eyleme katılması sebebiyle başvurucu uyarı cezası ile cezalandırılmıştır. Gerek soruşturma raporunda gerekse yargılama sırasında anılan eylemin Partizan isimli toplulukla bir ilişkisi olduğu ortaya konulamamıştır. 28/4/2006 tarihli soruşturma raporunun konusu ise başvurucunun 1 Mayıs 2005 yılında Bursa'da yapılan emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışması konulu toplantı ve gösteriye katılarak "Partizan" ve "İşçi Köylü" pankartları arasında yürümesi ve slogan atmasıdır. Başvurucu hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan iddianame tanzim edilerek dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşıldığından yargılama sonucuna göre gerekli işlemin yapılması görüş ve sonucuna varılmıştır. Başvurucu hakkında gönderilen fotoğraf 22/7/2007 Pazar günü Partizan isimli topluluk tarafından düzenlenen ve başvurucunun da bulunduğu piknikte çekilmiştir. Piknik yapan grup; "Biz halkız. Gelecek ellerimizdedir. Partizan.", "Oy verme, onay verme, oyuna gelme. Partizan." şeklinde yazılar bulunan pankartın hemen önünde yerde oturmaktadır. 1/8/2007 tarihli Ön İnceleme ve Araştırma Raporu'nda başvurucunun Partizan tarafından düzenlenen pikniğe katılması, 1 Mayıs 2005 yılında katıldığı gösterideki (bkz. § 11) eylemleri ve 2004 yılındaki NATO protestosuna katılması (bkz. § 10) bütünlük içinde değerlendirilmiştir. Bu bağlamda yapılan soruşturma neticesinde başvurucunun Partizan Örgütü tarafından organize edilen eylemlere katılarak 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesine aykırı davrandığı gerekçesi ile aynı Kanun'un 125/D-o fıkrası uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesine karar verilmiştir. B. Yargılama Süreci Başvurucu, hakkında tesis olunan disiplin cezasına karşı Bursa İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) iptal davası açmıştır. İdare Mahkemesi 2/7/2009 tarihli kararında Partizan isimli oluşumun yasa dışı olduğuna dair bilgi ve belge sunulmamasını, Partizan isminde bir siyasi parti olduğunun da ispatlanamadığını gözeterek davanın kabulüne karar vermiştir. Yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Dava Dairesi (Daire)idarenin temyiz isteminin kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermiştir. Daire kararının ilgili kısımları şu şekildedir:"... Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre, 2005 yılındaki 1 Mayıs kutlamaları sırasında, davacının Partizan ve işçi-köylü pankartları arkasında hareket eden ve slogan attıran kişiler arasında bulunduğu, 2007 tarihinde yapılan ve Partizan isimli oluşumun düzenlediği bir piknikte yer aldığı, piknik yapan grubun üstüne asılan pankartta ise 'Biz halkız. Gelecek ellerimizdedir. Partizan', 'Oy verme, onay verme, oyuna gelme. Partizan' yazılarının bulunduğu görülmektedir. 2007 milletvekili genel seçimlerinden bir ay önce yapılan ve davacının da katıldığı bu pikniğin siyasi faaliyetlerde bulunan Partizan isimli örgüt tarafından düzenlendiği, piknik sırasındaki pankartların içeriğine bakıldığında da seçimlere katılan tüm siyasi partilerin zararına olacak şekilde faaliyette bulunulduğu açık olduğundan davacının fiiline uygun olarak verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 12/03/2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi." Bozmadan sonra yapılan yargılamada İdare Mahkemesi, Dairenin bozma ilamında belirtmiş olduğu gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun temyiz ve karar düzeltme talepleri, kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek Daire tarafından reddedilmiş ve bozma doğrultusunda verilen karar onanmıştır. Nihai karar başvurucuya 15/1/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 15/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 657 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar.Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler.” 657 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: …D - Kademe ilerlemesinin durdurulması: Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: …o) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak. …”B. Uluslararası Hukuk Devlet memurları söz konusu olduğunda görüşlerin dengeli ve siyaseten yansız olarak açıklanıp açıklanmadığı, kişisel tavırlar sergilenip sergilenmediği ve tarafsızlıklarının güvence altında olup olmadığı ifade özgürlüğü incelemesinde değerlendirmeye alınır. Bu bağlamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi uygulamalarında memurun bulunduğu konum ile görev yaptığı alanla ilgili olarak ödev ve sorumluluk derecesini belirlemede ulusal makamlara bir takdir marjı tanınmaktadır (İsmail Sezer/Türkiye, B. No: 36807/07, 24/3/2015, § 28; Ahmed ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 22954/93, 2/9/1998, §§ 53, 54; Vogt/Almanya [BD], B. No: 17851/91, 26/9/1995, §§ 51-53; Otto/Almanya (k.k.), B. No: 27574/02, 24/11/2005). Devletin kamu hizmetinde çalışan memurlarına bir bağlılık görevi getirmesi, ödev ve sorumluluklar yüklemesi memurların statüleri gereği meşru kabul edilebilir bir durumdur. Fakat devlet memurlarının da birey olduğu, siyasi görüş sahibi olma, ülke sorunlarıyla ilgilenme, tercih yapma gibi sosyal yönlere sahip olduğu ve bu nitelikleriyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ve maddelerinden yararlanma haklarının bulunduğu şüpheden uzaktır (İsmail Sezer/Türkiye, § 52; Vogt/Almanya, § 53).