4. Hukuk Dairesi 2011/7580 E. , 2012/8966 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 31/12/2003 gününde verilen dilekçe ile taksirle ölüme sebep olmadan dolayı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesin…
**4. Hukuk Dairesi 2011/7580 E. , 2012/8966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 31/12/2003 gününde verilen dilekçe ile taksirle ölüme sebep olmadan dolayı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davacılar desteğinin bilinçsiz taksirle öldürülmesi sebebi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. a- Dosya kapsamından, davacıların desteğinin darp eylemi sonucu yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır. Ceza yargılaması sırasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 21/01/2009 tarihli raporunda:'' kişinin ölümünün, kendisinde bulunan kronik kalp hastalığı sonucu olay sırasında sarf ettiği efor ve stresin de oluşması ile kronik kalp hastalığının akut hale geçmesinden dolayı gelişen solunum ve dolaşım durması sonucu ölümün gerçekleştiği'', ancak sanık tarafından maktulde mevcut olan kronik kalp hastalığının bilinmediği ve bu vaziyetteyken sanık tarafından fiilin işlendiği olayın bu çerçevede gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılarak; Ceza yargılaması sonucunda sanığın (davalının) eylemi 5237 sayılı TCK’nın 85/1 maddesi çerçevesinde değerlendirilmiş ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkemece, yukarıda alıntılanan Adli Tıp Kurumu Başkanlığının raporunda belirtilen ve vefat eden kişide mevcut rahatsızlık konusunda bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Oysa ki davalı tarafından bilinmeyen bu yön; zararın artmasına ve ölüm sonucunun meydana gelmesine etken olmuştur. Şu durumda, zararın tümünden davalı sorumlu tutulamaz. Borçlar Kanunu’nun 43.maddesi, hakime ‘’hal ve mevkiin icabına göre’’ tazminatın miktarını tayin yetkisi vermiştir. Madde, zarar görenin karşılık kusuruna dayanmadığı gibi; BK’nın 44. maddesinden daha geniş bir uygulama alanına sahiptir. O halde, vefat edenden kaynaklanan bu özel durum sebebiyle ve BK’nın 43. maddesi uyarınca maddi tazminat tutarından uygun bir miktar indirim yapılmalıdır. Karar, açıklanan sebeple yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. b- Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; olayın gerçekleştiği tarih, oluş biçimi, (a) bendinde yapılan açıklamalar ve yukarıda belirtilen ilkeler birlikte değerlendirildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen sebeple davalılar yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.