11. Hukuk Dairesi 2011/11127 E. , 2012/17911 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2011 tarih ve 2011/78-2011/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2011/11127 E. , 2012/17911 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2011 tarih ve 2011/78-2011/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil edip iade etmemesi nedeniyle davalı aleyhine Almanya Nürnberg-Fürth Eyalet Mahkemesi’nde açılan alacak davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, kararın davalı tarafa 24/03/2012 tarihinde tebliğ edilerek 08/10/2010 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının davalı şirketin ortağı ve pay sahibi olduğu, T.T.K.‘nun 329. ve 405/2. maddelerine göre, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, yabancı mahkeme kararına konu teşkil eden hususun Türk Mahkemeleri’nde de çekişme konusu yapıldığı ve T.T.K. hükümleri sebebiyle pay sahipleri tarafından açılan birçok davanın reddedildiği, bu nedenle yabancı mahkeme kararı ile Türk Mahkeme kararlarının açıkça çeliştiği, kararın tenfizinin Türk ekonomik hayatını ve kamu düzenini sarsacak sonuçlar doğuracağı, bu nedenle kararın kamu düzenine aykırı olduğu, tenfizi istenen kararın davalının yokluğunda verilerek davalının savunma hakkını kısıtladığı, bu nedenle ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesi ile şartları oluşmayan tenfiz isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece 5718 sayılı MÖHUK.’nun 54. maddesinin (c) bendi uyarınca, yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğu ve yine MÖHUK'nun 54. maddesinin (ç) bendi uyarınca, davalı tarafın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 sayılı MÖHUK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir. Kendisine karşı tenfiz istenen tarafın savunma haklarının ihlali ise kamu düzenine aykırılıktan bağımsız bir tenfiz engeli olarak, 54/ç maddesinde düzenlenmiştir.