11. Ceza Dairesi 2023/4051 E. , 2024/517 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z ER İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/431 E., 2022/1201 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi g
**11. Ceza Dairesi 2023/4051 E. , 2024/517 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z ER İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/431 E., 2022/1201 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2013 tarihli ve 2013/349 Esas, 2013/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraat kararı verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 09.01.2019 tarihli ve 2016/6014 Esas, 2019/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.10.2009 tarih ve 2009/89-243 sayılı kararı ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, ceza yargılamasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nin 193/2. maddesinin, dosya kapsamında toplanan kanıtlara göre mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu cihetle; sanığın savunması alınmaksızın mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle ve yasal olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/37 Esas, 2019/582 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraat kararı verilmiştir. 4. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2020/2816 Esas, 2022/5111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün "... sanığın sübut bulan defter ve belge gizleme suçundan mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/431 Esas, 2022/1201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin a fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci ve 53 inci maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemleri, atılı suçun oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, eylemin zamanaşımına uğradığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, yapılan tebligata rağmen istenilen defter, kayıt ve belgelerini teslim etmediğinden bahisle hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanığın, 2009 tarihindeki yangında belgelerinin de yandığını, bu nedenle teslim edemediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, defter ve belgelerin yandığına ilişkin bir ibare içermeyen 23.01.2009 tarihli yangın raporunun, 08.08.2012 tarihli 2011 defter ve belgelerinin istendiği istem yazısı ve bu yazının tebliğine ilişkin tebligat parçasının dosya arasında bulunduğu anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından sanık savunması, istem yazısı, tebligat parçası, yangın raporu ve tüm dosya kapsamına göre haklı mazereti bulunmayan sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararının verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 213 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre; “vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin iş yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, iş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağı, ancak defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu ve bulunmadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde 213 sayılı Kanun’un 139. maddesinde yazılı hususlarla ilgili usulüne uygun tebligat aranmayacağı gözetildiğinde 2011 dönemine ait defter ve belgelerinin daha önceki bir tarihte gerçekleşen 23.01.2009 tarihli yangında yandığını ve teslim edemeyeceğini söyleyen sanık ve müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Yine 23.05.2013 tarihli iddianame ve 08.10.2019 tarihli sorgu işlemlerinin zamanaşımını kestiği gözetildiğinde olağan zamanaşımı süresinin, 24.08.2012 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar da 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafinin bu yöndeki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ancak; 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün getirildiği anlaşılmakla; defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, yine özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/431 Esas, 2022/1201 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.