8. Hukuk Dairesi 2018/5890 E. , 2020/6550 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 13581 parsel 858 ada 7 parsel ve 150 ada 4 parsel sayılı ta…
**8. Hukuk Dairesi 2018/5890 E. , 2020/6550 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 13581 parsel 858 ada 7 parsel ve 150 ada 4 parsel sayılı taşınmazların vekil edene ve diğer miraşçılara muris babaları ...’dan intikal ettiğini, anılan taşınmazlarda her paydaş mirasçının payı kadar yeri ekip biçerek kullandığını, davalılardan ...’un davacının kardeşi ve diğer davalı olan ...’in ise muris ...’un köylüsü olup bu kişilerin müvekkilinin dava konusu taşınmazlardaki paylarına düşen kısımları müvekkilinin rızası ve haberi olmadan ekip biçerek kullandıklarını, vekil edeninin davalıların taşınmazda kendisine ait payları haksız biçimde kullandıklarını öğrenmesi üzerine davalılara noterden ihtarname göndererek haksız işgallerine son vermelerini ve zararlarını karşılamalarını talep etmesine rağmen haksız kullanımlarına son vermediklerini ve müvekkilinin zararlarını karşılamadıklarını açıklayarak davalıların anılan taşınmazlardaki vekil edenine ait kısımlara vaki elatmalarının önlenmesini ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 5.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, daha sonra ıslah ile ecrimisil talep miktarını artırarak 10.585,792 TL’ye çıkarmıştır. Davalılardan ... cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazlarda murislerinin ölümünden sonra mirasçılar arasında taksim yapılmadığını, taşınmazların hangi kısımlarının kullanımının hangi mirasçıya ait olduğunun belirlenmemiş olduğunu, dava konusu taşınmazların 2015 yılının sonuna kadar boş kaldığını, 2015 yılının Ekim ayında ise dava konusu taşınmazlardan yalnızca 13581 parsel sayılı taşınmazın boş bırakılan yerine diğer davalı ile ortaklaşa olarak arpa ektiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı ... ise kendisine usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, tüm dosya kapsamına, davacı ve davalı beyanlarına, mahkemece yapılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre, davalıların dava konusu 13581 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait hisse üzerinde ekim yaptıkları, davalıların kendilerinin de bu yönde kabul beyanlarının dosya münderacıtında mevcut olduğu, dava konusu yapılan diğer taşınmazlara ise davalılar tarafından ekim yapılmadığının anlaşılmış olduğu, (Davalıların kabul beyanları öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar verildiği için, AAÜT'nin 6/1. maddesi gereğince tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına dair vekalet ücreti hesaplanmıştır.) gerekçesiyle Açılan davanın kısmen kabulüne, 858 ada 7 parsel ve 150 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara dair elatmanın önlenmesi-ecrimisil taleplerinin reddine; 13581 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalıların elatmasının önlenmesine; 6.910,00 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir. Dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Somut olay yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde, dava ve temyiz konusu 13581 parsel sayılı taşınmaz davacı ile davalılardan ... ile davada taraf durumunda bulunmayan 3. kişiler adına tapuda kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazlardan olan 13581 parsel sayılı taşınmaza davalıların 2015 yılı itibariyle müdahale ederek kullandıkları gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de aynı taşınmazda diğer paydaşların kullanabilecekleri yer olup olmadığının duraksamaya mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekir. Men’i müdahale ve ecrimisil talep edilen dönem itibariyle taksim veya uzun süreli kullanmanın bulunup bulunmadığı dolayısıyla davacının talebinin yerinde olup olmadığı konusunda tarafların tanıklarının keşif ile taşınmaz başında dinlenmesi suretiyle ve tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanan tüm delillerin neticesinde ulaşılan sonuca göre karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Davalıların temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.