Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/952 E. , 2024/5454 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/952 Karar No:2024/5454 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''...'' logosuyla yayın yapan tele…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/952 E. , 2024/5454 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/952 Karar No:2024/5454 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'de yayınlanan "..." adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer verilen, "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 117.296,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu yayında konuklar ve sunucu arasında geçen diyaloglarda "...Devletin hesaplarında görülmeyen ama bankacıların, finans çevrelerinin, borsanın bildiği ya da muhalefetin gözlemlediği müthiş bir cash-nakit, sıcak para var... Bunun bir kısmı uyuşturucu parası olsa bir kısmı kayıt dışı olsa bir kısmı da dediğiniz şekilde gelen dövizlerle geldi Türkiye'ye..." şeklindeki ifadelerin taraflı kişisel görüşlerin kamuoyunda özgür kanaat oluşumunu engelleyebilecek, toplumu yanlış yönlendirebilecek ve toplumda farklı değerlendirmelere sebebiyet verebilecek nitelikte olduğundan bahisle yayıncı kuruluşa idari para cezası verilmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta; dava konusu işleme konu edilen yayının, kişi ve kurumlardan edinilen ve haber niteliği taşıyan bilgi ve fikirlerin izleyici kitlesine aktarılması olduğu, bu bilgi ve fikirlerin aktarılmasının Anayasa'nın basın hürriyeti, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında kaldığı dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan ilke, yükümlülük ve yasakların ihlal edilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; ifade özgürlüğünün Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve kanunlar tarafından teminat altına alındığı, bu özgürlüğün haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerdiği, bu özgürlüğün sınırsız olmadığı; Uyuşmazlıkta, program sunucusu ve konukları tarafından ifade edilen; "...Devletin hesaplarında görülmeyen ama bankacıların, finans çevrelerinin, borsanın bildiği ya da muhalefetin gözlemlediği müthiş bir cash-nakit, sıcak para var.... Bunun bir kısmı uyuşturucu parası olsa bir kısmı kayıt dışı olsa bir kısmı da dediğiniz şekilde gelen dövizlerle geldi Türkiye'ye..." sözleri yoluyla, ilgili mevzuatta belirlenen tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ile ilgili olarak ilgili yayın ilkelerinin ihlal edildiği; Bu durumda, ihlale konu programda geçen konuşmalarda ifade edilen sözlerin, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlali sonucunu doğurduğu anlaşıldığından, idari para cezası verilmesine ilişkin Üst Kurul kararında hukuka aykırılık, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, toplumu bilgilendirmek amacıyla yapılan yayında kamuoyunda ve basında yer edinen ve bazı milletvekilleri tarafından ileri sürülen iddialar hakkında alanında uzman konuklara sorular yöneltilerek olayın değerlendirildiği ve tartışıldığı, söz konusu yayının ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temellerinden biri olduğu, bireylerin kendilerini geliştirmesi ile toplumun gelişmesinde vazgeçilmez koşullar arasında yer aldığı, ulusal ve uluslararası hukukta ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasının dar yorumlanması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, siyasi konulara ilişkin eleştiri sınırı daha geniş değerlendirilse de yayında yer alan yorum, iddia ve ithamların doğruluğu tespit edilmeden taraflı kişisel görüşlerle kamuoyunda özgür kanaat oluşumunu engelleyebilecek, toplumu yanlış yönlendirebilecek ve toplumda farklı değerlendirmelere sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, gazeteciler ile yayıncıların haberin veya yorumlanacak iletinin yapılış aşaması ile araştırma ve yayınlama sürecinde nesnel verilere dayanması gerektiği, basının bir konuyu tartıştığı durumlarda objektif bilgi vermekle ve eleştirme ile yetinmesi gerektiği, olayları tahrif etmek veya kuşkuları yayma yoluna başvuramayacağı,dava konusu yayında sunucu tarafından hükümetin Türkiye ekonomisine kayıt dışı nakit girişine aracılık ettiği, konuklardan biri tarafından ise Devletin uyuşturucu ticaretinden elde ettiği bir gelirinin bulunduğu iddia edildiği, anılan iddialara yönelik herhangi bir kanıtın da ileri sürülmediği, sunucu ve konukların ifadelerinin değer yargısı mı yoksa somut olgu kapsamında mı olduğunun değerlendirilmesi gerektiği, anılan ifadelerin iktidara belli olguları isnat etmek şeklinde olduğu, bu yönüyle salt değer yargısı niteliğinde olmadığı, doğru ve güvenilir bilgilerle yürütülmeyen eleştiri faaliyetinin kamu otoritelerine yönelse dahi ifade özgürlüğünün kötüye kullanılmasını teşkil edeceği, ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile yargı kararlarına uygun olarak verilen idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararıyla, davacı şirkete ait ''...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'de yayınlanan "..." adlı programda, program sunucusu ile program konukları arasında geçen diyaloglarda, taraflı kişisel görüşlerin kamuoyunda özgür kanaat oluşumunu engelleyebilecek, toplumu yanlış yönlendirebilecek ve toplumda farklı değerlendirmelere sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, bu türden bir yayın içeriğinin siyasi yorum olarak değerlendirilse de kamusal sorumluluk gereği yayıncı kuruluşun aktarımına aracılık ettiği, henüz sonuca ulaşmamış ve araştırılması istenen konuyla ilgili olarak kesin yargılar ve suçlayıcı ifadelerle yapılan bu açıklamaların kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı gibi tarafsızlık, gerçeklik, doğruluk ilkeleriyle bağdaşmadığı kanaatine varılarak 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer verilen yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle idari para cezası verilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine, anılan Üst Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." 32. maddesinin ikinci fıkrasında, "8'inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı gözönünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdari para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz" kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Üst Kurul kararı, Türkiye gündemine ilişkin siyasi ve ekonomik konularda değerlendirmelere yer verilen programda, program sunucusu ve konuklardan biri tarafından Türkiye ekonomisine yurt dışından para girişi olduğu, bu paranın genel seçimlerde kullanılabileceği, kullanılması halinde yapılacak olan genel seçimlere etki edip etmeyeceği yönünde getirilen eleştiriler ve bu konu hakkında yapılan değerlendirmeler nedeniyle tesis edilmiş olduğundan, söz konusu programdaki ifadelerle 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde düzenlenen yayın ilkesinin ihlal edilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu Üst Kurul kararının gerekçesinde, ''ihlale konu programda yer verilen; ''(...) Devletin hesaplarında görülmeyen ama bankacıların, finans çevrelerinin, borsanın bildiği ya da muhalefetin gözlemlediği müthiş bir cash-nakit, sıcak para var. (...) Bunun bir kısmı uyuşturucu parası olsa bir kısmı kayıt dışı olsa bir kısmı da dediğiniz şekilde gelen dövizlerle geldi Türkiye'ye(...)'' şeklindeki taraflı kişisel görüşlerin kamuoyunda özgür kanaat oluşumunu engelleyebilecek, toplumu yanlış yönlendirebilecek ve toplumda farklı değerlendirmelere sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, bu türden bir yayın içeriğinin siyasi yorum olarak değerlendirilse de kamusal sorumluluk gereği yayıncı kuruluşun aktarımına aracılık ettiği, henüz sonuca ulaşmamış ve araştırılması istenen konuyla ilgili olarak kesin yargılar ve suçlayıcı ifadelerle yapılan bu açıklamaların kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı gibi tarafsızlık, gerçeklik, doğruluk ilkeleriyle bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.'' açıklamasına yer verilmiştir. Ancak anılan programda, konuk olarak katılan kişi tarafından ''Bunun yaklaşık 24 küsur milyar doları zaten net hata noksanla geldi. Bunun bir kısmı uyuşturucu parası olsa bir kısmı kayıt dışı olsa bir kısmı da dediğiniz şekilde gelen dövizlerle geldi Türkiye'ye.'' ifadesinin kullanıldığı, ifadenin ekonomik bir terim olan net hata ve noksanın tanımı içinde kalan hususlara ilişkin olduğu, bu ifadenin Devletin uyuşturucu ticaretinden gelir elde ettiğine yönelik bir iddia ve değerlendirme niteliğinde olmadığı, program sunucu tarafından kullanılan ifadelerde ise, hükümetin kayıt dışı nakit para girişine aracılık ettiğine yönelik bir ifadesinin bulunmadığı, bazı milletvekilleri tarafından iddia edilen ve haber niteliği taşıyan konuyu konuklarına aktararak onların yorumları ile eleştirilerini ve değerlendirmelerini talep ettiği görüldüğünden, davacının fiili, idari para cezası verilmesine dayanak olan 6112 sayılı Kanun'un "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." kuralını ihlal eder nitelikte değildir. Bu itibarla, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesinin kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.