7. Ceza Dairesi 2023/16508 E. , 2024/10043 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/183 E., 2021/860 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun b…
**7. Ceza Dairesi 2023/16508 E. , 2024/10043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/183 E., 2021/860 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, suçun işlenmesinde kullanılan nakil vasıtası hakkında iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de araç müsaderesi ile ilgili bir karar verilmemesi karşısında, araçla ilgili temyize konu bir hüküm bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında hapis cezasının ertelenmesine ve suçtan elde edilen paranın iadesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Devriye görevi sırasında, sanığın sevk ve idaresindeki araçta şüphe üzerine önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucunda 220 karton kaçak sigara, 80 paket ve 20 kutu kaçak puronun ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5-10. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiştir. Suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ödenmesi halinde cezada indirim yapılacağı şerhini içeren tebligat ve eklerinde, ihtarata ilişkin alıntılanan kanun maddesinde geçen indirim oranı haricinde herhangi bir indirim oranı belirtilmediğinden sanığın etkin pişmanlık bakımından yanıltmış olmadığının anlaşılması karşısında, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette kaçak eşyanın ele geçirilmiş olması, sigaraların miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırının üzerinde olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) maddesinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hak yoksunluğuna ilişkin hüküm fıkrası çıkarılarak yerine "24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" bendinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.