8. Ceza Dairesi 2024/19382 E. , 2024/8572 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/299 E., 2024/590 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edil…
**8. Ceza Dairesi 2024/19382 E. , 2024/8572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/299 E., 2024/590 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2018 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/1. 188/5. ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3. 188/5., 52/2-4. ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 13 yıl 9 ay hapis ve 72.500 TL adli para cezası cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... vekilinin temyiz isteği; sanığın suçla bir ilgisinin olmadığına, diğer sanık ...'in de bu yönde beyanda bulunduğuna, iletişimin tespiti kararı ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, sanığın suça iştirak ettiğine dair bir delilin olmadığına ilişkindir. Sanık ... vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıkta suç işleme kastının olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözardı edildiğine, dinleme sonucunda elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, fiziki takip tutanağı ile gerçekleştiği kabul edilen olay arasında çelişkiler bulunduğuna, arama ve el koyma işlemlerinin de hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığa üst hadden ceza verilmesinin ve TCK m. 188/5'in uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin 22.12.2022 tarihli 2018/635 Esas 2022/662 Karar sayılı kararıyla "...28/11/2018 tarihli Kriminal Uzmanlık Raporunda '09/11/2018 tarihinde Edirne ili Merkez ilçesi Tayakadın köyünde 34 ZS 0232 plakalı araçta ele geçirildiği belirtilen dört ayrı bulgu poşeti içinde toplam net 17,600 gram ağırlığında yeşil renkli bitki tepe kısımlarında yapılan fiziksel ve kimyasal analizler neticesinde incelemeye verilen bulgu bölümünde özellikleri belirtilen örneğin Kenevir Bitkisi (Cannabis sativa L.) olduğu tespit edilmiştir. Toplam net 17,600 gram Kenevir Bitkisinden net 12,000 gram toz esrar elde edilmiştir. Esrar, 2313 sayılı Yasa kapsamında yer alan maddelerdendir.' bilgisi verildiği; somut olayda sanıklar hakkında CMK madde 135 kapsamında uygulanan tedbir, görüşme içerikleri, olay-yakalama-el koyma tutanakları, yakalanan uyuşturucu maddeler ve ön inceleme ekspertiz raporu, ifadeler, fiziki takip tutanakları, fotoğraflar, araştırma tutanakları, alınan savunmalar ve tüm dosya kapsamı neticesinde; sanık ... ... ...'in Yunanistan ülkesinde bağlantı kurduğu sanık ... ile birlikte Yunanistan ülkesinde temin ettikleri uyuşturucu maddeleri nehir yolu üzerinden ülkemize getirdikleri, uyuşturucu maddelerin nakliye işlemlerinin sanık ... tarafından takip edildiği, araç ve şoför ayarlamasını sanık ...'nın yaptığı, uyuşturucu maddeleri ülkemizde karşılayacak olanların ise iş bölümü çerçevesinde sanık ... ve sanık ... olduğu, her ne kadar sanık ... ... ve sanık ...'in beyanlarında suçlamayı kabul etmiş olup, sanık ... inkara yönelik savunmada bulunmuş ise de, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği aracın bağaj kısmının araç içinden görünür vaziyette olduğu, yani şoför olarak bahse konu uyuşturucuları görerek taşıdığı, keza aracın da sanık ... tarafından getirildiği ve yine valiz taşıyacağı bilgisi vermiş ise de, uyuşturucuların paketler halinde ve içinde uyuşturucu olduğu anlaşılabilir şekilde sarılmış vaziyette olmasına karşın, bu paketlerin araca kendi beyanında da belirttiği üzere sanık ... tarafından yüklendiği, yine uyuşturucuları almaya gittiği yer bilgilerinin de ifadesinde belirttiği gibi herhangi bir yol güzergahında olmadığı nazara alındığında sanık ...'in suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, sanık ...'in savunmasında ise, uyuşturucu madde işinden haberi olduğunu, sanık ... ve sanık ... ...'in uyuşturucu işi ile uğraştığını belirtmesine karşın suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, sanık anlatımının çelişkili olduğu, keza diğer sanıklarla gizli ve güvenilir şekilde irtibat kurabilmek amacıyla telefonuna özel program indirdiğini kabul etmesi ile görüşme tapelerine göre araç sürücüsü sanık ...'in nakliye işi ayarlanması ve araç temininde etkin rol aldığının anlaşılması, olayın oluş şekli, diğer sanıkların ifadesi ve görüşme içeriklerine göre, sanık ...'nın uyuşturucu maddelerin ülkemizde teslim alınması ve nakliye işleminini organize ettiğinin anlaşıldığı, böylelikle sanıkların birlikte hareket ederek kendi aralarında yaptıkları iş bölümü çerçevesinde sanık ... ... ... ve sanık ... tarafından Yunanistan ülkesinde temin edilen uyuşturucu maddeleri nehir yolu ile ülkemize getirdikleri ve burada sanık ...'nın organize ettiği şekilde diğer sanıklar ... ve ... tarafından teslim alınarak İzmir iline nakil edilmeye çalışıldığı, sanıkların iş bölümü içerisinde gerçekleştirdikleri eylemin TCK'nun 188/1 maddesinde belirtilen uyuşturucu madde ithal etme suçu kapsamında sübut ettiği vicdani kanaatine varılmıştır. Sanık Dimitrios hakkında sanığın uzun süredir yakalanamadığı, savunmasının alınamadığı, yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak hakkında açılan davanın tefrikine, sanıklar ..., ..., ... ..., ...'in üzerlerine atılı uyuşturucu ve uyarıcı madde ithat etme suçu sabit görülerek 188/1 gereğince cezalandırılmalarına" karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2023/581 Esas 2023/2029 Karar nolu kararıyla: "tüm sanıklar hakkındaki eylemlerin, ortak suç işleme iradesi altında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçuna iştirak etmek olmayıp, yurt dışından Türkiye'ye sokulan maddeleri teslim alarak nakletmek ve satmak şeklinde olduğu, dolayısıyla dosya kapsamına göre eylemlerinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu niteliğinde olduğu kabul edilerek, ortak suç işleme iradesi altında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretini yapan tüm sanıklar hakkında TCK'nın 188/5 maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin nazara alınmadığı; kabule göre de kriminal polis laboratuvarında alıkonulan şahit numunelerin TCK'nın 54/4 maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmediği; sanık hakkında verilen adli para cezasının ödenmemesi durumundaki ihtaratın 'günün ekonomik koşulları, hükümlünün ekonomik ve şahsi halleri, paranın alım gücü önceki hüküm nazara alınarak, sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince takdiren birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline, ancak taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, geri kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı)' şeklinde yapılması gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmakla hükmün CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince bozulmasına" karar verilmiştir. Sanık ...'nın bozma sonrası savunmasında önceki ifadelerini tekrar ettiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, aleyhe hususları kabul etmediğini ifade ettiği; sanık ... ... ...'in bozma sonrası savunmasında önceki ifadelerini tekrar ettiği, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, aleyhe hususları kabul etmediğini ifade ettiği; sanık ...'in bozma sonrası savunmasında önceki ifadelerini tekrar ettiği, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, aleyhe hususları kabul etmediğini ifade ettiği; sanık ...'in bozma sonrası savunmasında önceki ifadelerini tekrar ettiği, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, aleyhe hususları kabul etmediğini ifade ettiği olayda, İstinaf ilamı doğrultusunda tüm sanıklar hakkındaki eylemlerin, ortak suç işleme iradesi altında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçuna iştirak etmek olmayıp, yurt dışından Türkiye'ye sokulan maddeleri teslim alarak nakletmek ve satmak şeklinde olduğu, dolayısıyla dosya kapsamına göre eylemlerinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun TCK'nın 188/3 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önününde bulundurularak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/5 bakımından değerlendirme: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesinin uygulanması açısından; en az üç kişinin bir suçu işleme hususunda, suçun işlenmesinden önce veya işlendiği sırada ortak bir irade ile hareket etmeleri ve suçun icrasında doğrudan doğruya etkili olan hareketleri gerçekleştirmeleri gerekir. Yargıtay'ın yerleşiklik kazanan kararlarında bu artırım nedeninin uygulanabilmesi için müşterek faillerin aynı yönde hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda, en az üç sanığın iradelerinin birleşmesi gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda; sinyalizasyon inceleme raporu, ifade tutanakları, arama, yakalama, el koyma, fiziki takip tutanakları, ön inceleme raporu, usulüne göre alınan iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararları neticesinde elde edilen deliller, suç görüşmeleri tape kayıtları, sanık ...'in 26/03/2019 tarihli celsede "Edirne ilinden bu maddeyi alıp İzmir'e kadar götürecektim" şeklindeki ikrar niteliğindeki savunması, sanık ... ... ...'in "sana birisi konum atacak, onunla buluş, o malı al İzmir'e götür, ben arkandan geleceğim" dediğini ifade etmesi, sanık ...'nin "sanık ...'in gelecek maddenin uyuşturucu olduğunu bildiği, uyuşturucuların konum yer bilgisi kendisiyle paylaşıldıktan sonra ...'e haber vererek uyuşturucuların teslimini sağladıkları, tüm bu işleri Arnavutlar tarafından borcu yüzünden alıkonulan yeğeni ...'yı kurtarmak için yaptığını" ifade ettiği ikrar niteliğindeki savunması karşısında, uyuşturucu maddelerin nakliye işlemlerinin sanık ... tarafından takip edilerek araç ve şoför ayarlamasının sanık ...'nın yaptığının anlaşıldığı, uyuşturucu maddeleri sanık ... ve sanık ...'in araçla aldığı, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği aracın bağaj kısmının araç içinden görünür vaziyette olduğu, yani sanık ...'in şoför olarak bahse konu uyuşturucuları görerek taşıdığı, keza aracın da sanık ... tarafından getirildiği ve valiz taşıyacağı bilgisi vermiş ise de, uyuşturucuların paketler halinde ve içinde uyuşturucu olduğu anlaşılabilir şekilde sarılmış vaziyette olmasına karşın, bu paketlerin araca kendi beyanında da belirttiği üzere sanık ... tarafından yüklendiği, yine uyuşturucuları almaya gittiği yer bilgilerinin de ifadesinde belirttiği gibi herhangi bir yol güzergahında olmadığı nazara alındığında sanık ...'in suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sanık ...'nın savunmasında, uyuşturucu madde işinden haberi olduğunu, sanık ... ve sanık ...'nin uyuşturucu işi ile uğraştığını belirtmesine karşın suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, sanığın anlatımı çelişkili bulunmuş, diğer sanıklarla gizli ve güvenilir şekilde irtibat kurabilmek amacıyla telefonuna özel program indirdiğini kabul etmesi ile görüşme tapelerine göre araç sürücüsü sanık ...'in nakliye işinin ayarlanması ve araç temininde etkin rol aldığının anlaşılması, olayın oluş şekli, diğer sanıkların ifadesi ve görüşme içeriklerine göre, sanık ...'nın nakliye işleminini organize ettiğinin anlaşıldığı, tüm dosya kapsamına göre sanıkların uyuşturucu maddenin Edirne'den nakli konusunda iradelerinin birleştiği anlaşıldığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 25.07.2024 tarihli ifadesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık savunmaları, tanık beyanları, olay, yakalama ve el koyma tutanağı, uyuşturucu maddeye ilişkin fotoğraf, İstanbul Kriminal Jandarma Laboratuvarı Müdürlüğü raporu, ön inceleme ve tartı tutanağı, telefon dinleme tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 25.07.2024 tarihli ifadesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2024/299 Esas, 2024/590 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.