T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1013 KARAR NO : 2025/1695 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2024 (Karar) NUMARASI : 2021/600 Esas, 2024/71 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, s…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1013 KARAR NO : 2025/1695 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2024 (Karar) NUMARASI : 2021/600 Esas, 2024/71 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesini özetle; dava dışı sigortalı ... Kiralama A.Ş.'ye ait dozer tipi iş makinesinin (....) sigortalı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile sigorta ettiren ... 'a kiralandığını ve müvekkili şirket tarafından da ... numaralı "... SİGORTA POLİÇESİ" ile 05.05.2016 - 05.05.2020 tarihleri arasında teminat altına alındığını, 01.08.2018 tarihinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde teminat altına alınan ekskavatörün davalı ...'a ait ...plakalı çekiciye yüklendiğini, ancak davalı ... üzerindeki Ekskavatör ile birlikte aracını, bir gün sonrasına kadar... İlçesi ... Mahallesi ... Mevki'de toprak yol üzerinde bıraktığını ve oradan ayrıldığını, 02.08.2018 günü saat 10:00 sularında aracı almaya gittiğinde aracın yol kenarından uçuruma yuvarlanmış halde olduğunu gördüğünü ve Jandarmaya bu durumun intikal ettirildiğini, olay mahalline gelen Jandarma ekiplerince tanzim edilen tutanakta hasarın gerçekleşme şeklinin, hasarın gerçekleştiği konumun tespit edildiğini, aracın yağışlı havada davalı tarafından herhangi bir güvenlik önlemi alınmadan yol üzerinde bırakılarak terk edilmesinden kaynaklı olarak davaya konu olan hasarın meydana geldiğini ve müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ekskavatörde onarılmaz hasar meydana geldiğini, dava dışı sigortalı müvekkili sigorta şirketine hasarın poliçe teminatları dahilinde giderilmesi maksadıyla başvuruda bulunduğunu, söz konusu hasar nedeniyle finansal kiralama yolu ile kiralanan araçta meydana gelen hasarın niteliği ve miktarının tespiti için 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman ekspere hasar dosyası tevdi edildiğini, eksper raporunda tespit edildiği üzere meydana gelen hasarın onarılamaz nitelikte olduğu, emtianın piyasa rayiç bedeli üzerinden sovtaj bedeli düşüldükten sonra müvekkilinin sigorta şirketi tarafından sigortalısına 43.029,00 € hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, davalının hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, bu nedenle Türk Borçlar Kanunu uyarınca haksız fiil hükümlerine göre işbu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinin içeriğini ve iddialarını kabul etmediklerini, meydana gelen kazanının oluş şekline ve müvekkilinin tam ve asli kusurlu olduğu iddialarını da kabul etmediklerini, dava dışı ekskavatörün sahibi ...'ın yol yapım işleriyle iştigal eden bir müteahhit olduğunu, .... Orman Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde orman yolu ve inşaat işleriyle ilgili almış olduğu ihale işinde kullandığı ekskavatörünü inşaat bölgesine taşımak için ...plakalı kamyon sahibinin müvekkili ile anlaştığını, ekskavatörün müvekkiline ait kamyon lobete yüklenerek şoför ... kontrolünde ekskavatör sahibi ...'ın yönetimindeki aracın öncü ve kılavuzluğunda 01.08.2021 tarihinde inşaat alanına doğru yola çıktığını, inşaat alanının orman içerisinde olduğu ve yapılmış bir yol olmadığını, bu nedenle stabilize ve bozuk bir hattan zaman zaman yol bile olduğu belli olmayan kısımlardan ilerlediklerini, şoförünün yolu bilmemesi sebebiyle kılavuz araç olan ...'ın yönlendirmesiyle seyir halinde iken... İlçesi ... Köyü ... Yaylası yakınlarında bir dönemeçte kılavuz aracın hatalı yönlendirmesi ile dar yolda uçuruma doğru çok manevra yapılması sebebiyle kamyonun sağ tarafı toprağında yumuşak olması sebebiyle battığını ve hareket edemez hale geldiğini, şoförün aracı topraktan çıkaramaması üzerine ...'ın... ilçesinden kurtarıcı çağırdığını, yağan yağmurun toprağı iyice yumuşatması sonucu kamyon lobetin devrildiğini ve üzerindeki ekskavatörle birlikte bu yardan aşağıya doğru yuvarlandığını, fotoğrafların incelenmesinde de taşıyıcı lobetin olay yerine güvensiz park edilme gibi bir durumunun olmadığının görüleceğini, olayda müvekkiline ait kamyon lobeti kullanan şoförünün öncü kılavuz ... tarafından hatalı olarak yönlendirmesinin payının çok büyük olduğunu, yine meydana gelen şiddetli yağmurun da etkisiyle toprağın yumuşaması ve çamura dönmesinin mücbir sebep olmasının, yine bu yolların bakımı yapımı ile sorumlu kuruluşların da gerekli bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmememesin de etkisi olduğunun aşikar olduğunu, müvekkili araç sahibinin tek başına asli ve yüzde yüz kusurlu olması iddiasının hukuken ve hakkaniyet gereği kabul edilemez bir durum olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davacı tarafça açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Somut olayda, davacı iş makinesinin hasarlanması nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında yapmış olduğu ödemenin rücu talebiyle icra takibi başlatmış olup; gerek ödeme emrinde gerekse takip talebinde alacak tutarı 43.029,00 EURO asıl alacak, 778,06 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.807,06 EURO olarak talep edilmiştir. Takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği, bu haliyle davacı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinin usulüne uygun olmadığı, zira takibe konu edilen alacak tutarının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Usulüne uygun icra takibinin bulunmaması nedeniyle (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24.06.2015 tarihli kararı; İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/78 E., 2021/696 K. ve 03.06.2021 tarihli kararı) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu " gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinde yabancı para cinsi alacağın Türk Lirası üzerinden beledilinin gösterilerek harca esas değerinin bulunmadığı şeklinde ki tespitin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından yetkisiz icra müdürlüğü nezdinde başlatılan icra takibinde bu koşulların var olduğunun açıkça ortada olduğunu, yetkili icra müdürlüğünce taraflarınca hazırlanan takip talebi uyarınca değil kendilerince hazırlanan ödeme emri uyarınca eksikliklerin bulunmasının usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığını karine teşkil etmeyeceğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, icra dairesinde usulüne uygun takip başlatılıp başlatılmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmesi zorunludur. Takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, mahkemece takibin her safhasında da resen göz önünde tutulması gerekir. (HGK’nın 12.05.1999 tarih ve 99/12-271 E., 99/301 K. sayılı kararı) Somut uyuşmazlıkta; davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün 2019/...sayılı dosyası ile 43.029,00 euro asıl alacak, 778,06 Euro işlemiş faiz üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın gönderildiği Tortum İcra Müdürlüğü'nün 2020....Esas sayılı dosyasında 26/04/2021 tarihli Örnek:7 nolu ödeme emrinin düzenlendiği, 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiğinin düzenlendiği, aynı durumun yine aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince ödeme emri için de söz konusu olduğu, yabancı para alacağının karşılığı Türk Lirasının gerek takip talebinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesinin zorunlu olduğu, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının ise dava şartı olduğu, somut olayda yetkili icra müdürlüğünde düzenlenen ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden usulüne uygun bir icra takibinden bahsedilemeyeceği, bu durumun da resen incelenmesi gerektiği, bu sebeple benzer gerekçe ile davanın usulden reddine kararı verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4847 Esas 2024/6761 Karar sayılı ilamı ) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.