3. Ceza Dairesi 2021/15419 E. , 2023/1096 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/366 E., 2018/375 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı
**3. Ceza Dairesi 2021/15419 E. , 2023/1096 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/366 E., 2018/375 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/14 Esas, 2017/88 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2018/366 Esas, 2018/375 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz istemleri özetle; sanığın eyleminin propaganda suçunu oluşturmadığına, dosyada sanığın cezalandırılabilmesi için, herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak nitelikte kesin delil bulunmadığına, sanığın Facebook hesabının herkese açık olmadığına, sadece arkadaşlarına açık olduğuna, söz konusu paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, paylaşımlarda cebir, şiddet ve tehdit unsuru olmadığına, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında herhangi bir ihbar veya şikayet olmadan soruşturma başlatıldığına, arama ve inceleme kararı olmadan sanığın telefonunda incelemeler yapılarak iddianame hazırlandığına, sanığın kendisine ait bir yorum katmadan başkaları tarafından oluşturulmuş paylaşımları yapmaktan ibaret eyleminde temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Somut olayda; dosyada mevcut inceleme ve tespit tutanağı, arama, yakalama ve el koyma tutanağı, açık kaynaklar araştırma raporu, ön inceleme ve tespit tutanağı, 24.05.2017 tarihli kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu, sanık tarafından kullanıldığı kabul edilenwww.facebook.com/nahit.ceri?fref=ts URL linkli ... kullanıcı adlı Facebook hesabından yapılan baylaşımlara ilişkin görüntü içeriklerine göre sanığın: 1- 2 Mayıs 2015 tarihinde, PKK/KCK silahlı terör örgütünün üst düzey komutanlarından olan ve güvenlik güçleri ile girmiş olduğu çatışmada etkisiz hale getirilen Agit (K) Mahsum Korkmaz, Fransanın Paris kentinde ölen/öldürülen PKK/KCK silahlı terör örgütü kurucu üyelerinden Sara (K) Sakine Cansız ve Ronahi (K) Leyla Şaylemez isimli örgüt mensuplarının silahlı ve üniformalı şeklindeki posterleri önünde fotoğraf çektirerek paylaştığı, 2- 10 Nisan 2015 tarihinde, PKK/KCK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ve PKK/KCK terör örgütünü temsil eden örgüt bayrağının önünde çektirdiği fotoğrafını paylaştığı, 3- 16 Nisan 2015 tarihinde, PKK/KCK silahlı terör örgütü mensupları ile çektirdiği fotoğrafı paylaştığı ve bu fotoğraf altına yapılan yorumlardan bahse konu yerde çok sayıda örgüt mensubu ile birlikte olduğunun görüldüğü, 4- 26 Ocak 2016 tarihinde “SUR DİRENİYOR #SUSMASESVER” şeklinde yorum yazan fotoğrafı paylaşarak terör örgütünün Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaptığı şiddet eylemlerini meşru gösterdiği, 5- 12 Kasım 2015 tarihinde, “#BendeSilvanınYanındayım Bugün susan Bir daha Konuşmasın!” şeklinde yorum yazan, içeriğinde Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinin kırmızıya boyanmış şekli yer alan, kırmızıya boyanmış yere pipet daldırmış bir şeyler içen adam karikatürünün yer aldığı Türkiye haritasını paylaştığı, görsel incelendiğinde, kırmızıya boyanmış alanın PKK/KCK terör örgütünün ülkemizden ayırmaya çalıştığı toprakları temsil ettiği, kırmızı rengin de kanı temsil ettiği, harita üzerindeki adam karikatürünün ise Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı temsil ettiğinin anlaşıldığı, 6- 11 Kasım 2015 tarihinde, “SİLVAN SİLVANDA İNSANLAR ÖLÜYOR PAYLAŞ DESTEK OL #DirenSilvan” şeklinde yorum yazan fotoğrafı paylaştığı, bu haliyle güvenlik güçleriyle çatışan örgüt mensuplarının eylemlerini meşru göstermeye çalıştığı, 7- 17 Nisan 2016 tarihinde, “Erzurum Müftüsü istifa etti bakın ne için istifa etmiş dinleyin her bij direniş” şeklinde yorum yazan 6 dakika 44 saniyelik video görüntüsünü paylaştığı, video içeriğinde terör örgütü PKK/KCK'nın eylemlerini meşru gösteren açıklamaların yer aldığı, 8- 5 Haziran 2016 tarihinde, “Dili yasaklanan ülkede Dağlara Sevdalıyız BİZ” şeklinde yazı yazan, silahlı terör örgütü üyelerinin yer aldığı fotoğrafı paylaştığı, 9- 1 Ocak 2016 tarihinde, “Gerillam” şeklinde yazı yazan silahlı kadın teröristin fotoğrafı paylaştığı, 10- 10 Eylül 2015 tarihinde, “BATIDA KÜRTLERE VE İŞYERLERİNE SALDIRANLAR SORUNUNUZ PKK DEĞİLMİ..? BYRUN CUDİYE GABARA TABİ GÖTÜNÜZ YİYORSA…” şeklinde yazı yazan silahlı kadın teröristin fotoğrafı paylaştığı, bu fotoğrafa "Masum insanları linç etmek isteyen zihniyet yiyorsa gidin, Klavye erkekliği yapan piçlerede diyorum" şeklinde yorum yaptığı, 11- 13 Temmuz 2015 tarihinde, “Kürtler çok güzel bakar, çünkü dilleri yasaklanmıştır, tüm duyguları gözlerinde birikmiştir. M.MUNGAN” şeklinde yazı yazan silahlı kadın teröristin fotoğrafı paylaştığı, 12- 1 Mart 2015 tarihinde, “ÖZGÜRLÜK YOLCUSUYUM, DAGLARIN ÇIGLIGI KÜRDİSTAN’IN ASİ ÇOCUGUYUM, DİLİM NAMUSTUR TEK DOGRUM, ONURLU MÜCADELEMDİR…!” şeklinde yazı yazan silahlı teröristin fotoğrafı paylaştığı fotoğrafı paylaştığı, 13- 29 Ekim 2015 tarihinde, PKK KCK silahlı terör örgütünün sözde bayrak filamalarını temsil eden sarı kırmızı yeşil zemin zemin üzerinde sözde bu örgütün bayrağının bulunduğu fotoğrafı paylaşarak “Kıskananlar begenmesin” şeklinde yorum yaptığı, 14- 28 Haziran 2015 tarihinde, “KANDİLDE VURDULAR BİTİREMEDİLER. CUDİDE VURDULAR BİTİREMEDİLER. GABARDA VURDULAR BİTİREMEDİLER. KOBANİDE VURDULAR BİTİREMEDİLER. ROJAVADA VURDULAR BİTİREMEDİLER. MİTİNGLERDE VURDULAR BİTİREMEDİLER. IRAKTA VURDULAR BİTİREMEDİLER. PARİSTE VURDULAR BİTİREMEDİLER. ANLAYACAĞINIZ SİZ BİTERSİNİZ AMA KÜRTLER BİTMEZ..” şeklinde yorum yazan fotoğrafı paylaştığı, Sanığın yukarıda sayılan sosyal medya paylaşımlarının içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Sanık ...'nin; PKK/KCK terör örgütünü ve Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde övücü nitelikte birçok paylaşımın bulunduğunun belirlendiği, sanığın bu paylaşımları bilerek paylaştığı , yukarıda belirtilen eylemlerinin fikir ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı anlaşılmakla, yukarıda sayılan; 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, numaralı paylaşımlarında sanığın terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yaptığı,13 numaralı paylaşımda ise PKK/KCK terör örgütünün ve uzantılarının sözde bayrak ve flamalarını paylaşarak TMK m. 7/2. b-1 anlamında üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır. Sanığın paylaşımlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26 ve Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 10 uncu maddesinde öngörülen, AİHM ve AYM kararları ile de desteklenen şiddet içermeyen düşünce ve kanaat açıklama özgürlüğü kapsamında bulunmadığı, alenen gerçekleştirilen eylemle halkın bir kısmını diğer kısmına karşı kışkırtmaya çalışıldığı, paylaşımlarla yasa dışı PKK/KCK Terör Örgütü adına suç işleyen teröristler yüceltilerek kamu düzeni için tehlike oluşturacak bir şekilde ve sonucu gerçekleştirme düzeyinde yoğunluğa ve etkiye sahip olduğu, tanımlanan tehlikenin ülkemizdeki yoğun terör faaliyetleri dikkate alındığında somut ve yakın tehlike teşkil ettiği kanaatine varılmakla, suça konu paylaşımların sanık dışında sanığın Facebook adlı sosyal paylaşım hesabında arkadaş olarak eklediği, diğer kişilerce de görünebilecek ve erişilebilecek internet ortamında yapılması, sanığın kimliği, konumu, paylaşımların yapıldığı yer ve zaman göz önüne alındığında, AİHM kararlarında da belirtildiği üzere, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde doğrudan veya dolaylı çağrı niteliğinde PKK/KCK Terör Örgütünün propagandasını yapmak suçunun oluştuğu ve sanığın eyleminin Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Sanık her ne kadar sosyal paylaşım sitesi olan Facebook isimli internet sitesindeki atılı eylemde terör örgütünün propagandasını yapma kastı ile hareket etmediğini savunmuş ise de, cezai sorumluluktan kurtulmaya dönük bu savunmasına itibar edilmemiştir. İddianameye konu yukarıda sayılan paylaşımların haricindekilerin ise terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte olmadığından atılı suçun unsurlarını oluşturmayacağı kanaatine varılmıştır. Sanığın başkalarının erişimine açık Facebook sayfasındaki paylaşımlarına ilişkin; 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 7/2 nci maddesi gereğince suç tanımında belirlenen cezaların alt ve üst sınırı arasında cezalar tayin edilirken, 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesinde gösterilen ölçütler dikkate alınmıştır. Sanığın kastının yoğunluğu, bu bağlamda suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki gözetilmiş, aynı Kanun'un 3/1 inci maddesindeki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki hüküm de gözetilmek suretiyle sanığın takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerekmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279 ve 280 inci maddeleri gereğince yapılan ön inceleme ve esas inceleme sonunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri değerlendirilip, istinaf talep edenin sıfatı ve istinaf dilekçelerinin içeriği dikkate alınarak ayrıca terör örgütü propagandası yapmak suçunun zincirleme biçimde işlendiğinin kabul edildiği somut olayda, gerekçeli karar başlığında son eylem tarihinin (05.06.2016) suç tarihi olarak belirtilmesi gerekirken farklı tarih olarak yazılması ve yine tutuklama tarihinin karar başlığında yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu kabul edilmekle yapılan incelemede; Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Kanun 7/2-1, 7/2-2 nci cümle, TCK'nın 43/1, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 ... Hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulmuştur. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutunun kabul edildiği, eylemlerinin olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfının tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, incelenen dosyaya göre verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Suç tarihi itibariyle herkese açık olan Facebook hesabında silahlı terör örgütü propagandası yapan sanık hakkında 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanunun mer’i 7/2 nci maddesi şöyledir: “(Değişik ikinci fıkra: 11.4.2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17.10.2019-7188/13 md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır: a) (Mülga: 27.3.2015-6638/10 md.) b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde; 1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması, 2. Slogan atılması, 3. Ses cihazları ile yayın yapılması, 4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.” ……. Tarihi seyir içinde Kanunun 12.4.1991 tarihinde yürürlüğü giren ilk hâlinde, 7 inci maddesinin ikinci fıkrası “örgüt mensuplarına yardım eden ve örgütle ilgili propaganda yapanlar” hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezası öngörülmüşken, 19.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4744 sayılı Kanunla, ceza miktarları aynı şekilde muhafaza edilerek örgüt propagandası yapma suçunun unsurları değiştirilmiş ve propagandanın suç olması için “terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde” yapılması şart koşulmuştur. Madde gerekçesinde, her propagandanın değil, sadece terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek propagandaların suç olmasının öngörüldüğü ve düşünce özgürlüğü sınırlarının genişletilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu alanda aradığı kriterlere uygun bir düzenleme getirildiği belirtilmiştir. Aynı maddede, 7.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanunla yeniden değişiklik yapılarak propagandanın, “şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde” yapılması halinde suç olacağı kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde, örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir. 18.7.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5532 sayılı Kanunla, anılan maddeden “yardım eden” ibaresi çıkarılmış, bir tanımlama yapılmamakla birlikte “terör örgütünün propagandasını yapma" suç olarak düzenlenmiş, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağına ve yayın sorumlularına da adlî para cezası verileceğine dair hükümler ilk defa bu değişiklikle maddeye eklenmiştir. Maddede 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanunla suçun unsurları açısından en ciddi değişikliğe gidilmiştir. Buna göre ancak; “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapma” durumunda fiil suç teşkil edecektir. Böylece düzenleme, AİHM’in bu konudaki kriterine uygun hale getirilerek son halini almıştır. Bilahare 27.03.2015 tarih 6638 sayılı Kanunun 10 maddesi ile, 7 nci maddenin 2 nci fıkrasının son cümlesinin “a” bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye 3. fıkra eklenmiştir. Nihayet 17.10.2019 tarih, 7188 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile de 7 nci maddenin 2 nci fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.” cümlesi eklenmiştir. Görüldüğü gibi, safahatta yapılan her değişikliğin ifade ve basın özgürlüğü lehine geliştiği çok açıktır. TDK’ya göre propaganda; “bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca” anlamına gelmektedir. TMK 7/2, 1 inci cümlede yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için: 1) “Propaganda” niteliğinde bir fiilin işlenmesi, 2) Yapılan propagandanın; • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya • Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sanığın kendisine ait olduğunu bildirdiği, inceleme tarihi itibariyle herkese açık olan Facebook hesabına ilişkin olarak düzenlenen İnceleme ve Tespit Tutanağı'nda; atılı suça ilişkin birden fazla paylaşım yapıldığının tespit edildiği, sanığın paylaşımlarının kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, yapmış olduğu paylaşımların PKK/KCK terör örgütünün cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşru gösteren ve teşvik eden ifadeler içerdiği, örgüt mensuplarının kırsala giderek şiddet ve saldırı faaliyetleri yürütmelerinin övüldüğü, açıklama ile de paylaşımın sahiplenildiği, örgüte sempatiyi artırmak ve aktif desteğini sağlamak amacı taşıdığı nazara alındığında eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2018/366 Esas, 2018/375 sayılı Kararında sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.