3. Ceza Dairesi 2019/625 E. , 2019/7634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyete dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Adli tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının tespit edilebilmesi için muayenenin olaydan en az 6 ay geçtikten sonra yapılması gerektiği, mağdurun yaralanmasının yüzünde sabit iz niteliğinde olduğuna dair...Eğitim ve Araştırma Hastanesi plastik cerrahi u
**3. Ceza Dairesi 2019/625 E. , 2019/7634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyete dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Adli tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının tespit edilebilmesi için muayenenin olaydan en az 6 ay geçtikten sonra yapılması gerektiği, mağdurun yaralanmasının yüzünde sabit iz niteliğinde olduğuna dair...Eğitim ve Araştırma Hastanesi plastik cerrahi uzmanınca verilen 17.03.2014 tarihli adli raporun ise; olay tarihinin üzerinden 6 ay geçmeden yapılan muayene sonucu düzenlendiği anlaşıldığından, müştekinin yeniden Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı ve TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporunun alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre, 2) Mağdur kardeşi ...’ı 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan falçata ile yüzünde sabit iz oluşur nitelikte birden fazla nitelikli hal ihlal ederek yaralama eylemini gerçekleştiren sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşması gerektiği halde asgari hadden ceza verilmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini, 3) Sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasında eylemin silahtan sayılan falçata ile işlenmesi nedeniyle TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılan paragrafında, mağdurun aynı zamanda sanığın kardeşi olması nedeniyle uygulama maddesi olan TCK’nin 86/3-a maddesinin gösterilmemesi, 4) Sanığın TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca verilen “1 yıl 6 ay hapis cezası”nın mağdurun yüzünde sabit iz oluşması nedeniyle TCK’nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında sanığın “2 yıl 12 ay hapis cezası” ile cezalandırılması yerine “3 yıl hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve yine ek savunma da verilmek suretiyle TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca sanığın cezasının “5 yıl hapis cezası”na çıkartılması ve indirimlerin bu ceza miktarı üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanığa eksik ceza tayini, 5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi. -