Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2844 E. , 2024/3368 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2844 Karar No : 2024/3368 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İzmir 1 Nolu ... Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2844 E. , 2024/3368 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2844 Karar No : 2024/3368 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İzmir 1 Nolu ... Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak çalıştığı 08/02/2013 tarihinde, kurumun ziyaret mahallinde görevliyken, idari binanın çatısının onarımı için çatı ustasına nezaret etmesi amacı ile çatıya çıkarıldıktan sonra, ayağının kayıp çatıdan düşmesi neticesinde yaralanarak sakat kalması olayında, davalı idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğundan bahisle olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılığı olarak 200,000,00 TL manevi, 10.000,00 TL (miktar artırım sonucu: 1.642.545,94 TL) maddi olmak üzere toplam 210.000,00 TL (miktar artırım sonucu: 1.842.545,94 TL) tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 26/06/2022 tarih ve E:2021/1902, K:2022/3669 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Mahkemece davacının yaşanan olaydan dolayı oluşan güç (efor) kaybı oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca belirlenebilmesi için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen ve 29/09/2023 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren raporda, davacının meslekte kazanma gücünde azalma oranının %20 olarak belirlendiği, davacının belirlenen güç (efor) kaybından kaynaklanan zararının hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 21/12/2023 tarihli aktüerya hesap bilirkişisi raporunda, davacının güç (efor) kaybından kaynaklanan zararının 1.624.970,35 TL olarak hesaplandığı, bununla birlikte, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında aldırılan 05/02/2014 tarihli iş güvenliği uzmanı bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde cezaevi yönetiminin ve davacının cezai yönden asli kusurlu olduğu görüşüne yer verildiği, bu açıdan kazanın davacının, ustanın uyarılarını dikkate almadan çatı üzerinde saça basıp yürüyerek tehlikeli hareket yapması sonucu meydana geldiği göz önüne alındığında müterafık kusurlu olduğu, bu nedenle takdiren %50 oranında davalı idarenin sorumlu olduğu kanaatine varıldığından, davacının maddi tazminat isteminin 812.485,17 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın reddine, olayın niteliği ve gelişimi ile davacının yaralanması dolayısıyla maruz kaldığı elem ve ızdırabın yanında olaydaki kusuru da dikkate alınarak davacı lehine takdiren 100.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle müterafik kusurlu kabul edilmesi ve takdiren %50 sorumlu olduğuna karar verilmesinin yerinde olmadığı, kaldı ki hükme esas alınan ceza dosyası içerisinde yer alan raporda kusur oranlarına yönelik bir belirleme yapılmadığı, bu dosyada kusur durumuna dair alınmış bir raporun bulunmadığı, kusur durumunun tespiti için sosyal güvenlik uzmanının da yer aldığı bir heyetten ya da Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği, olay günü ziyaret mahallinde infaz koruma memuru olarak nöbetçiyken yağışlı havada güvenlik tedbirleri alınmadan çatıya çıkarılmasının idarenin ağır kusuru olduğu, kendisinin herhangi bir kusuru bulunmadığı, meydana gelen olay sonucunda sakat kaldığı, yinen karara esas olması mümkün olmayan ceza dosyasında alınan rapordaki tespitler dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen reddedilmesinin yerinde olmadığı; Davalı idare tarafından, kuruma gelen ustalara görevli infaz koruma memurlarının refakat etmekte olduğu, olay günü de davacı bu kapsamda görevlendirildiğini beyan etmekte ise de, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan ifadelerden de anlaşıldığı üzere, bu yönde herhangi bir sözlü veya yazılı talimatın bulunmadığı, davacının genel olarak sivil çalışanlara uygulanan güvenlik tedbirleri kapsamında, refakat amaçlı çatıya çıktığı, ayrıca çatı ustasının çatı üzerinde yürümemesi ve saçlara basmaması konusunda davacıyı uyardığı, buna rağmen davacının uyarıları dikkate almaması sonucunda dava konusu olayın meydana geldiği, dolayısıyla olayın meydana gelmesine davacının kendi kusurunun sebep olduğu, davacının kendi kusuru sonucu meydana gelen zarar ile idari faaliyet arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, İzmir 1 Nolu ... Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak çalıştığı 08/02/2013 tarihinde, kurumun ziyaret mahallinde görevliyken, idari binanın çatısının onarımı için çatı ustasına nezaret etmesi amacı ile çatıya çıkarıldıktan sonra, ayağının kayıp çatıdan düşmesi neticesinde yaralanarak sakat kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılığı olarak 200,000,00 TL manevi, 10.000,00 TL (miktar artırım sonucu: 1.642.545,94 TL) maddi olmak üzere toplam 210.000,00 TL (miktar artırım sonucu: 1.842.545,94 TL) tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, tarafların dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. B- İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: İdare Mahkemesince alınan 21/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının güç (efor) kaybından kaynaklanan aktif ve pasif dönem zararının 1.624.970,35 TL olarak hesaplandığı, ancak Dairemizin 26/06/2022 tarih ve E:2021/1902, K:2022/3669 sayılı bozma kararında belirtilen hesaplama ilkelerine aykırı olarak aktif dönemde davacının görev aylığı üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Bu açıdan, davacının güç (efor) kaybından doğan zararı; aktif dönemde, zarara uğranılan tarihten itibaren yasal emeklilik yaşının sonuna kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete (2022 yılına kadar AGİ dahil, 2022 yılından sonra AGİ hariç olmak üzere) İdare Mahkemesi tarafından bilirkişi marifetiyle tespit edilen %20 çalışma gücü kaybı oranının uygulanması; pasif dönemde ise davacının yasal emeklilik yaşını ikmalinden TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için -bir çalışmanın karşılığı olmaması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete yine %20 çalışma gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle ortaya çıkacak miktarların toplanması suretiyle hesaplanmalıdır. Söz konusu hesaplamada, gelecek yılların asgari ücretlerinin bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarının her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, İdare Mahkemesince davacının güç (efor) kaybı nedeniyle uğradığı maddi zararın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, aktif çalışma dönemi ve pasif dönemi belirlenmek suretiyle, bilirkişi marifetiyle hesaplattırılması için kararın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının, maddi tazminat istemi hakkında İdare Mahkemesince takdir edilen %50 müterafik kusur oranı ve bilirkişi marifetiyle tespit edilen %20 çalışma gücü kaybı oranı esas alınarak yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.