(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8566 E. , 2009/9614 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ger…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8566 E. , 2009/9614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davanın kanıtlanmasını istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, dava konusu 273 ada 2 parsel numaralı taşınmaz maliklerinden “... karısı .... ve ... oğlu ...’nin” soy isimlerinin “....” olarak yazılması isteğinde bulunmuştur. Tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bundan ayrı T.M.K.nun 702.maddesinin son fıkrası ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi biride tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca davanın başka bir dava sebebiyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da olanaklıdır. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilir. 1- Somut olayda; dava konusu 273 ada 2 parsel numaralı taşınmaz 1965 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında tapuda yazılı malikleri adına paylı mülkiyet hükümleri gereğince tescil edilmiştir. Dosyada mevcut nüfus aile kayıt tablosu ve mirasçılık belgesine göre davacı ... kayıt maliklerinden ...’nin oğlu ....’nın kızı olup ..... mirasçısı ise de isminin düzeltilmesi istenilen diğer kayıt maliki ...’nin mirasçısı değildir. Yukarıda açıklandığı üzere eldeki davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bundan ayrı Türk Medeni Kanununun 702. Maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörülmüş olup elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi birinin de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebileceği öngörülmüştür ancak eldeki davada elbirliği mülkiyeti bulunmadığından anılan hükmün de uygulanma olanağı yoktur. Belirtilen nedenle davacının miras bırakanı dışındaki malikler ile ilgili istem yönünden dava ehliyeti bulunmamaktadır.Mahkemece resen dikkate alınması gereken husumet konusu dikkate alınarak davacının kayıt maliki ... ile ilgili davasının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. 2- Davalının kayıt maliki ... ile ilgili temyizine gelince; dava konusu taşınmaz tapulama çalışmaları sırasında irsen ve intikalen gelen zilyetlik hükümlerine göre ... karısı ... ve çocukları adına paylı olarak tescil edilmiştir. Davacı Kayıt maliki ...’nin soy isminin yazılması isteğinde bulunmuş, istem mahkemece de kabul edilmiştir. Açılan davada verilen karar ile mülkiyet aktarımına neden olunmaması koşuluyla malikin tapu kayıt bilgilerinin nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmıştır.Belirtilen nedenle mahkemece istemin hüküm altına alınabilmesi için az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak araştırma sonucu karar verilmesi gereklidir. Eldeki davada malikin nüfus aile kayıt tablosu getirtilip tutanak içeriği denetlenmeksizin bir başka anlatımla kayıt malikinin davacının murisi ... Yüksek olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmaksızın eksik inceleme sonucu karar verildiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.