T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Davacı İstinafının HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) (Davalı İstinafının HMK. 341 ve 346 Maddeleri Uyarınca Reddine) ESAS NO : 2025/551 KARAR NO : 2026/161 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEME…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Davacı İstinafının HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) (Davalı İstinafının HMK. 341 ve 346 Maddeleri Uyarınca Reddine) ESAS NO : 2025/551 KARAR NO : 2026/161 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2025 NUMARASI : 2023/442 Esas - 2025/88 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 18/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait “...” adresinde yer alan taşınmazın diş kliniği olarak restore edilmesi işine ait mimari proje çizimi ve projelerin uygulanması ve bunun karşılığında müvekkiline, bu iş için ayrılan bütçeyi oluşturan maliyetler toplamının %25’i + KDV'nin ödenmesi konusunda sözlü olarak anlaşmış olduğunu, davalıya gönderilen ve davalının kabul ederek işin başlanmasına onay verdiği maliyeti oluşturan fiyatlara ilişkin liste, mal ve işçilik listesinin ekte yer aldığını, bu anlaşma neticesinde müvekkilinin anılan mimarlık işini üstlendiğini ve ... Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Sağlık Ticaret Ltd. Şti. adlı mimari proje ve eklerini çizerek davalıya ilettiğini, davalının planı beğendiğini, projeye onay verdiğini ve proje, yapılan yerin diş kliniği olması neticesinde Sağlık Bakanlığı'na da sunulduğunu, davalı, mimari projeye onay verdikten sonra kendi zevkine göre yapı mağazasından ilgili malları satın alarak müvekkile projeyi uygulaması için teslim ettiğini, malzeme seçiminin davalı tarafından yapıldığını ve bu malzemeler neticesinde işin bedelini oluşturan ortaya maliyetin bir kısmının ortaya çıktığını, davalı, müvekkiline işin bedeline ilişkin ödemeleri vaktinde tamamlayacağını söylediğini, müvekkilininde iş yaptığı kişinin tanıdık vasıtasıyla gelmiş olması neticesinde davalının bu söylemine inandığını ve güvendiğini, müvekkili davalı tarafından seçilmiş malzemeler ile üstlendiği işe ve projeye uygun şekilde birlikte çalıştığı ustaları aracılığıyla özveriyle projenin uygulamasına 07.02.2023 tarihinde başladığını ve %98 gibi bir oranda tamamladığını ve işine devam ederken, davalının gerçek dışı iddialar öne sürerek kapının kilidini değiştirdiğini, ancak müvekkilinin işin çok büyük bir kısmını bitirdiğini ve teslim aşamasındayken davalının bu şekilde haksız ve kötüniyetli şekilde davrandığını, müvekkiline yalnızca 13.03.2023 tarihinde 30.000,00 TL ödeme, 28.03.2023 tarihinde ise 3.000,00 TL ödeme yapıldığını, hukuka ve gerçeğe aykırı iddialar öne sürülerek kalan bedelin ödenmediğini, davalı işi indirimli şekilde müvekkili sayesinde yaptırmaya başlandıktan sonra müvekkili aradan çıkaracak hareketlerde bulunduğunu, müvekkilinin hem projeyi çizdiğini, hem de projenin uygulanmasında başında durduğunu işin projeye uygun yürümesi için işçilerin kontrolünü ve yönlendirmesini yaptığını, tüm mesaisini bu projeye harcadığını, projenin yapım aşamasında müvekkilinin çalıştığı/ indirimli olarak anlaştığı 3. kişilerden de hizmet alımı yapılmış olup ödemeler mimari işi yapılan diş kliniği sahibi olan ve ayrıca münferiden şirket yetkilisi ... ...'un hesabından, ... Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği hesabından ve ... hesaplarından yapıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığındın eldeki davayı açma gereğinin doğduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 187.120,00 TL'ye artırarak, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; dava tarihi itibariyle “belirlenebilir” nitelik arz eden dava konusu alacaklar bakımından kısmi davanın açılamayacağını, davacının talep ettiği 188.120,00 TL tutar üzerinden harcı tamamlaması gerektiğini, huzurdaki davanın davacı şirket adına açılmış ise de; mimar ...’ın şahsi bilgi ve tecrübesinden ötürü proje ve danışmanlık hizmetini kişinin kendisinden aldığını, davacı şirket ile müvekkili davalı arasında bir iş ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyeti yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret ettiği gibi müvekkili davalının faaliyet göstereceği diş kliniği için mimari proje çizimi ile mimari danışmanlık hizmeti almak üzere mimar ... ile anlaşıldığını, ancak taraflar arasında davacı tarafın iddia ettiği gibi bir hizmet karşılığı ve bedelde anlaşma yapılmadığını, davacının proje çizimi ile vereceği Mimari Danışmanlık Hizmetinin bedelinin kendisinin belirlediği ustalarla çalışılması ve kendisinin yönlendirdiği yerlerden malzeme alınması halinde 30.000,00 TL olacağını söylediğini, müvekkili tarafından da bu bedelin kabul edildiğini, uygulamada, danışmanlık hizmeti veren mimarların kendi yönlendirdiği ustalarla çalışılmasını öncelikle talep ettiklerini zira genellikle mimarların kendi yönlendirdiği kişilerle ayrı bir komisyon ilişkisinin olduğunun piyasada bilinen bir gerçeklik olduğunu, müvekkili davacı tarafından işin bedelinin ödenmesinden sonra Mimar ...’ın mimarlık hizmeti konusunda son derece yetersiz ve ilgisiz davranmaya başladığını, yapılacak işlemler ve alınacak malzemeler konusunda müvekkili davacıyı yalnız bıraktığını, mimara ücretinin ödendiği 13.03.2023 tarihinden 16 gün sonra mimar ...’ın müvekkili davalı ile iletişimini kestiğini, davacı tarafça iddia edildiği gibi davacı tarafa anahtar teslimi bir iş verilmediğini, işin sadece proje çizimi ile danışmanlık hizmetini kapsadığını, tadilat işlerinin birbirinden bağımsız çalışan farklı ustalara yaptırıldığını, iş bedellerinin de her bir ustaya ayrı ayrı ödendiğini, davacı yana ödenen 3.000,00 TL’nin Mimarın Ustalara ödediği yemek bedelinin tarafına geri ödenmesi maksadıyla yapıldığını, yaptığı danışmanlık işinin karşılığı olmadığını, 2 üniteli 117 m2 alanı sahip butik bir diş kliniği projesinin çizim ve danışmanlık hizmeti bedelinin ne kadar olabileceğinin ilgili yerlerden sorulması halinde 30.000,00TL’nin kararlaştırılan iş için makul bir ücret olduğunun anlaşılacağını, müvekkili davalı ile mimar arasındaki yazışmalara bakıldığında yazışmaların tamamen danışmanlık üzerine kurulduğunu, proje çizimi dışında müvekkili davacının aldığı malzemelerle ilgili mimarın düşüncesini almak olduğunu, davacı mimarın sanki bütün işleri kendisinin yaptığı gibi gösterdiğini, bunun doğru olmadığını, mimarın danışmanlık hizmetini bıraktığı tarihin 29.03.2023 tarihi olduğunu, şubat ayı başlayan işin mart ayı sonuna kadar %98’inin bitirilmesinin mümkün olmadığını, kalan işlerin 2 ay daha sürdüğünü, çalışma izninin 16.05.2023 tarihinde verildiğini savunarak, davacının hatalarından kaynaklı işler nedeni ile davacı yana verilen 30.000,00 TL’nin iadesinin sağlanması ve bu süreçte müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Taraflar arasında yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, davacı tarafın beyanlarına göre; Taraflar arasında davalı yana ait, taşınmazın mimari projesinin hazırlanması, tamir, tadilatı, yenilenmesi ve dekorasyonu bazında, mimari projenin hazırlanması- malzeme seçimi-malzeme alımı-nakliye +işçilik kapsamında harcanacak bedelin %25 i karşılığında hizmet verilmesi konusunda sözlü olarak bir anlaşmaya varıldığı, davacı yanın beyanlarına göre bu iş için projesi dahil olmak üzere toplamda 637.698,00-TL tutarında bir işin ortaya çıktığı ve %25+ KDV üzerinden davacı yana ödenmesi gereken bedelin de 188.120,91TL olup, bu iş için tarafların kabulüne göre davacı yana 13.03.2023 tarihinde 30.000 TL'nin ödenmiş olduğu ve davacı yanın beyanına göre de bu iş kapsamında davacı yanın alacağının 188.120,91 TL-30.000,00 TL = 158.120,91-TL olarak açıklandığı, davalı tarafın beyanlarına göre ise; taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre bu iş için davacı yandan sadece 30.000,00 TL karşılığında mimari proje hizmetinin alındığı, tamir-tadilat-dekorasyon konusunda davacı yanla bir anlaşmalarının olmadığı, tamir-tadilat işlerini ustalara kendilerinin yaptırdığı hususlarının belirtildiği, her iki tarafın bu konuda belge sunmuş olmaları yanında, davacı yanın proje haricinde anılan işyerinde bulunması-kontrollük etmesi-malzeme seçiminde yardımcı olması (aksi halde proje müellifinin ücret almadan iş takibinin, kontrollüğünün mecbur olmadığı, bedelsiz kontrollük hizmetinin de hayatın olağan akışına ters olduğu) göz önüne alındığında, tarafların bu konuda da sözlü olarak anlaştıkları kanaatine varılarak, serbest piyasada bu tür işlerde mimari projeyi hazırlayana ödenen ücretin temayül olarak %10 - %20 aralığında olması nedeni ile bilirkişi heyetince bu bedelin, toplam bedelin %15'i kadar olduğu kanaatine varıldığı, bu bağlamda bir değerlendirme yapıldığında da, bu işler için davacı yanın işbu dava ile talep edebileceği bedelin; davacı yanın sunduğu belgelere göre KDV dahil 423.542,91 TL x %15'i karşılığı 63.531,43 TL, davalı yanın sunduğu belgelere göre KDV dahil 121.815,08TL x %15'i karşılığı 18.272,23 TL olabileceği, davacı şirkete ait ticari defterlerde, davalı şirkete düzenlenmiş 06.04.2023 tarih GIB2023000000004 nolu 188.120,91-TL tutarlı faturanın 71 nolu madde ile kayıtlı olduğu ve bu tutar kadar davalı şirketten alacak kaydının bulunduğu, bu fatura dışında davalı şirkete düzenlenmiş fatura veya davalı taraftan yapılan herhangi bir tahsilata ilişkin kayıt ve işlem bulunmadığı, davalı şirkete ait ticari defterlerde davacı şirket ile ilişkili kayıt ve işlem bulunmadığı, ayrıca davacı şirkete yapılmış herhangi bir ödeme kaydının da bulunmadığının tespit edildiği, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı şirketin yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı vekili, davalıya ait taşınmazın diş kliniği olarak restore edilmesi işine ait mimari proje çizimi işini ve projelerin uygulanması işini üstlendiğini belirterek, bu işin karşılığında maliyetler toplamının (içeriye harcanan toplam bedelin) %25’i + KDV ‘nin ödenmesi konusunda davalı ile davacının sözlü olarak anlaştıklarını beyan ettiği, davacı vekili davalının kabul ederek işin başlamasına onay verdiği maliyeti oluşturan fiyatlara ilişkin mal ve işçilik listesini davalıya gönderdiğini belirterek dava dilekçesi ekinde sunduğu, ancak sunulan listede davalının kaşesi ve imzasının bulunmadığı, davalının sunulan bu listeyi de kabul etmediği, davacı vekili, davalının projeye onay verdikten sonra yapı mağazasından ilgili malları satın aldığını, davalı tarafından satın alınan malların proje uygulaması için davacıya verildiğini, davacının bu malzemeler ile üstlendiği işe ve projeye uygun şekilde, projenin uygulanmasına başlanarak %98 oranında tamamlandığını, davalının yapılan işe karşılık 13.03.2023 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yaptığını ve kalan bedeli ise ödemediğini belirttiği, taraflar arasında mimari proje çizilmesi ve mimari danışmanlık hizmeti alımı konusunda sözlü olarak eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ancak yapılan iş ve hak edilen bedele ilişkin uyuşmazlık doğduğu, davacı yüklenici toplam iş bedelinin 188.120,00 TL olduğunu ileri sürmüş, davalı ise iş bedelinin 30.000,00 TL olduğunu iddia etmiş olmakla, tarafların iş bedeli konusunda uyuşamadığı, davacı yüklenicinin, davalının 33.000,00 TL ödeme yaptığını beyan ettiği, davalıya gönderdiği ihtarnamede ise 30.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek, alacağını 188.120-30.000=158.120,00 TL olarak gösterdiği, davalının da davacıya 33.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak 3.000,00 TL'nin işçiler için ödenen yemek bedeli olduğunu açıkladığı, taraflar arasında yazılı olarak akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığından ve taraflar bedel konusunda anlaşamadıklarından yapılan işin bedelinin işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiği, işin bedelinin belirlenmesinde yapılan işin niteliği (proje çizimi ve mimari danışmanlık hizmeti) olduğu dikkate alınarak TMMOB asgari ücret tarifesi ve dosyada bulunan TMMOB Mimarlar Odası Mimarlık Hizmetleri Şartnamesi ile mesleki teamüller gözetilerek teknik bilirkişi tarafından gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldığı, yapılan inceleme sonucunda “Her iki tarafın bu konuda belge sunmuş olmaları yanında, davacı yanın proje haricinde anılan işyerinde bulunması kontrollük etmesi-malzeme seçiminde yardımcı olması göz önüne ( aksi halde proje müellifinin ücret almadan iş takibinin-kontrollüğünün mecbur olmadığı, bedelsiz kontrollük hizmetinin de hayatın olağan akışına ters olduğu) alındığında tarafların bu konuda da sözlü olarak anlaştıkları kanaatine varılarak, serbest piyasada bu tür işlerde mimari projeyi hazırlayana ödenen ücretin temayül olarak %10 - %20 aralığında olması nedeni ile bu bedelin toplam bedelin %15'i kadar olduğunun tespit edilerek, davalı tarafından davacıya 30.000 TL ödeme yapıldığı, davalı yanın sunduğu belgelere göre KDV dahil 121.815,08TL x % 15= 18.272,23TL davacı alacağının tespit edildiği, davacı yanın sunduğu belgelere göre KDV dahil 423.542,91TL x %15= 63.531,43 TL davacı alacağının tespit edildiği, taraflar arasında varılan sözlü anlaşmaya göre anılan adresteki işyerinde davacı yanın hazırlamış olduğu ve Sağlık Bakanlığınca onaylanan mimari projesine göre proje bazında işbu dava ile talep edebileceği bedelin serbest piyasa rayiçlerine göre proje çizim tarihi itibari ile 15.000,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre davacı yanın bu işyerinde yapılacak olan işlerden-imalatlardan dolayı sundukları faturalara göre belirli bir oranda bedel alabileceği kanaatine varıldığında da davacı yanın işbu dava ile talep edebileceği kontrollük-danışmanlık- gözetim ücretinin davacı yanın sunduğu belgelere göre 63.531,43 TL, davalı yanın sunduğu belgelere göre 18.272,23 TL olabileceği, projenin davacı yanca hazırlanmış olmasına rağmen bu projenin daha sonra dava dışı ... isimli başka bir mimar tarafından tadilatının yapılarak ilgili makamlara sunulduğu ve onayının alındığının belirlendiği, taraflar arasında işbu davaya konu olan adresteki taşınmaz bazında yapılacak işlemler ve verilecek hizmet bazında yazılı bir anlaşmanın olmadığı, İl Sağlık Müdürlüğünce tasdik edilen projenin de dava dışı bir başka mimara ait olduğu, davacı yanın bu konuda basiretli bir tacir gibi davranarak Resmi Gazete de yayınlanan yapı yaklaşık maliyet hesabına ve TMMOB İç Mimarlar Odası yönetmenliklerin aykırı olarak sözlü anlaşma yaptığı, serbest piyasada bu tür işlerin tarafların karşılıklı konuşmaları-anlaşmalarına göre yüksek kırımlarla yapılmasının genel örf ve adetlere meslek etiğine ve hayatın olağan akışına ters olmasına rağmen serbest piyasa koşulları denilerek bu tür işlerin bu şekilde sağlıksız bir şekilde yürütüldüğü görülmekte olduğu, bu nedenlerle bilirkişi heyetince yapılan incelemelerde kök raporda belirtilen görüş ve kanaatte herhangi bir değişiklik olmadığının düzenlenen ek raporda da belirtildiği, taraflar arasında yazılı bir anlaşma olmadığından, davacının davaya konu ettiği ve ıslah ile artırdığı tutar kadar davalıdan alacaklı olduğunun ispatlanamadığı, davacının iddia ve istemlerinin davalı tarafça kabul edilmediği gibi davacının istemini dayandırdığı harcama listelerinde davalının kaşe ve imzasının bulunmadığı, davalı defter kayıtlarında davacı şirkete ilişkin bir kayıt ve işlemin de bulunmadığı, davacının davalıdan iddia ettiği tutar kadar alacaklı olduğunu kanıtlayabilmesi için davalı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkının hatırlatıldığı, ancak davacının bu hakkını kullanmadığı, bu durumda davacı şirketin yetkilisi olan Mimar ...'a mimari proje çizimi karşılığı yapılan 30.000,00 TL ödeme dışında, davalıya verilen hizmetlerin karşılığının ancak davalı yanın sunduğu belgelere göre yapılan hesaplama sonucu bulunan tutar olan 18.272,23 TL tutarında olabileceğinin kabulü ile davacı ... temsilen yetkilisi olan Mimar ... tarafından davalıya verilen kontrollük, danışmanlık ve gözetim ücreti karşılığı olarak davacının davalıdan 18.272,23 TL tutarında alacaklı olduğu" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 18.272,23 TL davacı alacağının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 14.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece tanıkların dinlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, iç mimarlar tarafından verilen emsal ücret değerlendirmesi dikkate alınmadan, eksik inceleme ve araştırma neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin isabetli olmadığını, TMMOB iç mirmarlar odasına yazılan müzekkere cevabı uyarınca bir iç mirmarın emsal olarak 117 m2'lik ve 4a sınıfına dahil poliklinik projeye yönelik bir alanda yaptığı çalışma karşılığında hak etmesi gereken ücretin %25 olarak belirlenmesi gerektiği hususunun bildirildiğini, bilirkişi heyetine iç mimar olmadan konunu tam manasıyla aydınlatılmasının mümkün olmadığını, ayrıca bilirkişilerce maliyet ve ödemelere ilişkin hesaplamaların da hatalı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında yapılan anlaşmanın sabit bedel üzerinden olduğunu, bu bedelin de davalı tarafa ödendiğini, temayülden hareketle bir yüzde belirlenmesinin doğru olmadığını, davacı tarafa anahtar teslimi bir iş verilmesinin söz konusu olmadığını, dosya kapsamında davacı tarafın iddiasını destekler nitelikte herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, yine davacının ticari defter kayıtlarının incelenmesinden kendisinin kesmiş olduğu ve müvekkilince itiraz edilen fatura dışında hiç bir bilgi, gider, belge vb. ispatlayıcı herhangi bir verinin olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1- Davalı istinaf itirazları irdelendiğinde; Mahkemenin karar tarihi 04/02/2025 olup, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince kesinlik sınırı bu tarih itibariyle 40.000,00 TL'dir. Yine aynı kanunun 341/4 maddesi gereğince alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü bu miktarı geçmeyen tarafın istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında davada kabul edilen miktar 18.272,23 TL olup, karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuş ise de, davada kabul edilen kısım, HMK'nın 341/2 maddesi gereğince kesinlik sınırı içerisinde bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK 352/1.b maddesi gereğince miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı istinaf itirazları incelendiğinde; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 341 ve 346 maddeleri uyarınca usulden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341, 352/1.b ve 346 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 4-Davalı tarafça yatırılan 1.248,17 TL istinaf karar harcının davalıya iadesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatıran taraf üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır